30 Ekim 2010 Cumartesi

Beşiktaşlı Iverson

Foto Yahoo-Sports'tan,
Acaba Foto'nun çekildiği an Iverson'un kafasından neler geçiyordu.
Bu adamlar kim ?
Beşiktaş'a İmzayı atmakla doğru mu yaptım ? Vazgeçsem mi?
Nasıl bir ülkeye gidiyorum ?
Çoluk çocuk,O ülkeye uyum sağlayabilecek miyiz ?
Pascal Nouma'yla anlaşabilecek miyim ?
Üçlü çektirmek ne demek ?
gibi pek çok soru...

İlk maçını büyük ihtimal Fener'e karşı oynayacak..
Merakla bekliyoruz.
Turnike basket,Allen İverson !

29 Ekim 2010 Cuma

HaftaSonu fİtbol

29 Ekim Cuma
20.00 Bursaspor – Fenerbahçe (LİG TV)
21.30 Bayern Münich – Freiburg (TRT 3)
21.45 Genoa – Inter (TV 8)

30 Ekim Cumartesi
14.00 Akhisar Belediye – Giresunspor (TRT 1)
15.30 Eskişehirspor – Ankaragücü (DIGI)
16.00 Wolfsburg – Stuttgart (TRT 3)
17.00 Arsenal – West Ham (SPORMAX / PL TV)
17.00 Blackburn – Chelsea (SPORMAX / PL TV)
17.30 Gaziantepspor – Karabükspor (DIGI)
19.00 Valencia – Zaragoza (NTVSPOR)
19.00 Galatasaray – Medical Park Antalyaspor (LİG TV)
19.30 Manchester United – Tottenham (SPORMAX / PL TV)

19.30 Schalke – Bayer Leverkusen (TRT 3)
21.00 Hercules – Real Madrid (NTVSPOR)
21.45 PSV – Twente (BEYAZ TV)
21.45 Milan – Juventus (TV 8)

22.00 Marseille – Rennes (KANAL A)
23.00 Barcelona – Sevilla (NTVSPOR)


31 Ekim Pazar
13.30 Palermo – Lazio (TV 8)
14.00 Boluspor – Orduspor (TRT 1)
14.00 Samsunspor – Diyarbakırspor (TRT 3)
15.30 Gençlerbirliği – Manisaspor (DIGI)
15.30 Kasımpaşa – Kayserispor (LİG TV)
16.00 Cesena – Sampdoria (TV 8)
16.30 Mainz – Borussia Dortmund (TRT 3)

17.30 Bucaspor – İstanbul Belediye (DIGI)
18.00 Bolton – Liverpool (SPORMAX / PL TV)
18.00 Monaco – Bordeaux (KANAL A)
18.30 Hoffenheim – Hannover (TRT 3)
19.00 Beşiktaş – Sivasspor (LİG TV)
19.30 Adanaspor – Denizlispor (TRT 1)
20.00 Atletico Madrid – Almeria (NTVSPOR)
22.00 Athletic Bilbao – Getafe (NTVSPOR)
22.00 Montpellier – PSG (KANAL A)

1 Kasım Pazartesi
20.00 Konyaspor – Trabzonspor (LİG TV)

Çizgilerle Dört Topçu




Steven Tyler

Aerosmith'in Vokalisti Steven Tyler Cavaliers-Celtics maçını kenardan takip ederken...

Yaşlanmışsın bea abi,Liv'e selam..

28 Ekim 2010 Perşembe

Beşiktaş:3 - Mersin İdman Yurdu:0

Beşiktaş,
Bank Asya Liginde sekizinci sırada bulunan Mersin İdman Yurdu karşısında 120 dakika oyunun hakimi olarak taraftı.
Ancak Santraforsuzluk ve Schuster'İn bazı yanlış oyuncu seçimleri 90 dakika'da Beşiktaş'ın kolay gollerle turu geçmesini önledi.

Ayrıyetten Beşiktaş'ın elenmesini,pençelerinde kına olduğu halde dört gözle bekleyen,tüyleri dökülmüş Akbabalar Çakar,Toroğlu İkilisine maç boyu AYAR olduğumu da belirtmek isterim.
Schuster'in İlkonbir tercihlerine negatif eleştiriler;

...Yusuf rakip Mersin bile olsa orta üçlüde oynamaz.Ya sol Açıkta oynar ya da tek santrafor arkası serbest oyuncu olarak oynar.

...Tabata sağ açıkta oynamaz.Bugünkü kadroda o mevkide oynayacak tek adam Hilbert'tir.

...Fatih sol açıkta oynamaz.Q7'nin sakatlığında sol açıkta İsmail ya da Yusuf oynar.

...Fatih ve Bobo yan yana oynamaz.Oynarsa ikisinden biri saha içinde ıskartaya çıkar.

...Tabata ve Holosko değil bu takımda A2'de bile (gençlere kötü örnek olabileceklerinden)oynamaz.

İşte bu gece olduğu gibi,bu kadar durağan ve ağır adam bir arada oynarsa;
Beşiktaş oyunun hakimi olduğu halde neden 90 dakika boyunca gol atamıyor ? ya da
Guti saha içinde neden pas atacak bulamıyor ? ya da
Fink neden bu kadar çok pas hatası yapıyor diye ?
Tartışılır durulur..
Sivasspor karşısında alınacak bir istenmeyen sonuçtan sonra yani testi kırıldıktan sonra yol gösteren çok olur.Önemli olan bu geceden hatalara dikkat çekmektir.

MAÇ;
3.dakika'da Ersan Adem Gülüm'ün Tabata'nın kornerinden gelen topa kafayı vurması güzel harekettir.

9.dakika'da İsmail'in sol kanattan kestiği sert kavisli topa Bobo'nun yıllardır yapamadığını Fatih Tekke yapar.Topa yükselen Fatih havada asılı kalarak topu sert kafa vuruşuyla köşeye gönderir ancak kaleci Eser golü çıkarır.

İlk yarı boyunca Santrafor mevkinde Fatih oynarken Bobo sol kanatta görev alır.II.yarının başlamasıyla bu ikili yer değiştirir.

21.dakika'da İsmail kaleci Eser'le karşı karşıya kalır ancak Eser İsmail'İn vuruşunu Eser çıkarır.Dönen Topa Tabata kafayı vurur top gene Eser'den döner.

22.dakika'da Tabata sıfıra inip topu ortalar.Top rakip kale çizgisine paralel gider bu topu takip edip dokunup gol yapacak Beşiktaşlı rakip ceza sahası içinde yoktur.

39.dakika'da Tabata'nın ceza yayından sert bir vuruşu Kaleci Eser'de kalır.Topa Tabata vurunca işte böyle boşa heyecan yaşıyoruz.

İkinci yarıda hatırlanmaya değer ilk atağımız gene sol kanattan İsmail'le gelişir.İsmail'in ortaladığı topla arka direkte buluşan Bobo 6 pas içinde topu kaleye göndermek yerine,kafayla topu arkadaşına indirmeyi tercih edince atak ölür.

62.dakika'da Fink'in yerine Holosko-Fatih Tekke'Nin yerine ise Necip oyuna dahil oldu.
Manisa ve Kayseri maçlarında Schuster tek önlibero Fink'İ kenara alıp maçı riske etmiş ve rakip tarafından gollerle cezalandırılmıştı.
Bu gece ise Schuster Fink'in yerine forvet almayıp Necip gibi Fink'e yakın bir orta saha elemanı nı sahaya sürerek orta sahanın düşmesine bu kez izin vermedi.Bravo Hoca !

71.dakika belki çoğu kişinin önemsemediği pozisyon.
Hilbert sağ kanattan acaip bir vuruş yapar Kaleci Eser zor da olsa topu Kornere çeler.Burada altını çizmek istediğim nokta Hilbert'in vuruş yeteneği.
Bir adamın ayağı düzgünse o adamın en Absürd vuruşları bile rakip kaleyi bulur.
Bu yüzden şutör özelliğini beğendiğim Hilbert bu takımda sağ açıkta,rakip kaleye devamlı yakın oynamalı diyorum.Nihat Ve Tabata ile Sağ Açık İş yapmaz diyorum.

72.dakika'da Eser'le karşı karşıya kalan Holosko'Nun şutunu Eser Kornere gönderir.Pası veren Guti.

75.dakika'da Onur Yusuf'un yerine oyuna dahil olur,Ortasahamız biraz daha çağdaş fitbolun istediği şekle yaklaşır.(Guti-Necip-Onur)

81.dakika'da Adem'İn rakip kaleye 28. mt uzaktan kullandığı bir serbest vuruş Var ki Akıllara Zarar :)Neden Adem Neden ?

83.dakika'da Guti'yi arakadan çeken Hasan Üçüncü ikinci sarı karttan oyun dışı kalır.
Mersin İdman Yurdu artık 10 kişi..

Kalan dakikalarda Beşiktaş Holosko'yla gole 90.dakika yaklaşır ama nafile.
SantRaforsuzluk,Forvetsizlik,Şut Kabiliyetsizliği,Hava Toplarında etkisizlik,Kısa Alanda patlayıcı depar atacak oyuncu eksikliği.Kısacası Bobo,Tabata,Holosko verimsizliği maçı uzatmalara taşır.

VE 99.dakika'da Gelen ilk golümüz...
Rakip defanstan dönen topa Guti sert vurur.Top rakip defansa çarpıp ağlarla buluşur.
Mersin İdman Yurdu'nun umutları yıkılır.(1-0)
Çakar,Toroğlu ikilisi ben zaten söylemiştim edebiyatına başlar.

101.dakika'da dağılan Mersin İdman Yurdu karşısında Bobo'yla İkinci golümüz gelir.
Soldan İsmail'in yerden sert ortasından gelen topu rakip markajındaki Bobo ağlarla buluşturur.(2-0)

II.uzatma devresi her iki takım oyuncuları ve seyirci için yağışlı havada oynanan zorunlu oynanması gereken bir fazlalıktır.Seyirci sıkılmamak için kendince eğlenmeye başlar,Nurullah hoca sık sık saatine bakar.

112.dakika'da Sağ kanattan nefis kaçan Onur topu Bobo'nun kafasına nefis keser bizim Berezilyalı bu güzel ikram Asisti Gole çevirir.(3-0)

120 dakikanın sonunda Beşiktaş Ziraat Türkiye kupasında gruplara kalır.
Gecenin süprizini Kayserispor'u kendi evinde 3-2 yenen Karşıyaka yapar.
Havalı Kayserispor Türkiye Kupası dışında kalır.

Sonuçlar;
...Oyuncu performansları:
Beşiktaş adına sahanın en iyileri Guti,İsmail ve Hilbert..
Bu Üçlüyü oyuna II.yarıda giren Onur,Necip ikilisi takip eder.
Bu gece Zapo,Fink,Ersan üçlüsüne pek fazla iş düşmez.
Fatih Tekke oyunda kaldığı süre içinde gene hafif pırıltılar saçar.
Holosko ve Tabata gecenin iş yapmayan Verimsizleridir.
Bobo bu gece iki gol atsada Mersin karşısında bile Beşiktaş'In Santaforu olamayacağını gene fitbol alemine ilan etmiştir.

...Topu karşı kaleye sokamama,gol üretememe,şut çekememe yani Beşiktaş'In yıllardan beri süregelen hastalığı bu geceki maçın ilk 90 dakikalık bölümünde gene kendini göstermiştir.

Nihat,Nobre ve Bobo'dan çoktan umudu kesmiş biri olarak acaba Fatih Tekke bizi ligin ilk yarısı bitene kadar idare edebilir mi diye umut ediyorum.

...Schuster'in Beşiktaş'ının oynadığı fitbolu beğenmeme rağmen En büyük korkum Santraforsuzluğun ve Defansif anlamdaki uyumsuzluğun ileride Schuster'in başını yeme olasılığı.

27 Ekim 2010 Çarşamba

Iverson

Fitbol takımının Santraforu yok gidip İverson'u alıyorlar :)

İverson'un kariyerinde dikkat çeken noktalar;

1997 yılında NBA'de yılın çaylağı ödülünü almış.

İki kere NBA All-Star maçı organizasyonu MVP ödülünü,
bir kere de normal NBA sezonu MVP'si ödülünü almış..

En son 2005 tarihinde olmak üzere dört kere Nba sayı kralı olmuş..

11 kez Nba All-Star organizasyonuna çağrılmış.

3 kez NBA'nin I.takımına seçilmiş.

İşte bu küçük dev adam artık Beşiktaşlı...

İverson basketbol olarak Beşiktaş'a ne verir şu an bu büyük bilinmez ancak klübe getireceği değer,hava garanti.

İverson 10 bin çocuğun Beşiktaşlı olmasına vesile olsa bile bizim büyük kazanç olur.

Gerisi Möhim değil.

Gerçek Zenci,yüce şahsiyet İverson'Un Beşiktaş formasıyla atacağı ilk turnikeyi iple çekiyorum.

25 Ekim 2010 Pazartesi

Kayserispor:1 - Beşiktaş:0


Maç öncesinde Kayserispor'u yeneceğimize dair olan umudum zayıftı,İlk Onbirler açıklandığında zayıf olan umudum dib yaptı.Schuster'in ilkonbir tercihleri ve oyuncuların bu geceki performansları;

...Sezon başından beri oynadığı her maçta iyi top oynayan Cenk'in klubede oturmasını bir türlü hazmedemiyorum.
Bu gece,sezonun ilk maçına çıkan Rüştü yan toplara hatalı çıkışlarıyla Kayserispor'a 2 kez gol şansı tanıdı.Bunların dışında Rüştü fena değildi,yediği golde hatasızdı.

...Enerjisi Porto maçından bitik Kaptan Üzülmez ne hücumda ne savunmada yoktu.İsmail denenebilirdi.

...Kalitesiz Zapo+Toraman tandeminin hava toplarındaki zaafiyeti,topu oyuna sokma da ki kabiliyetsizliği artık iyicene sırıtmaya başladı.İkisinden biri yerine Ersan denenebilirdi.

...Sağ bek Hilbert Kayserispor'un muhteşem alan savunması içinde önceki etkinliğinden uzaktı.
Kayserispor'un son dakika golünde ofsaytı bozan adam Hilbert'ti.
Sağbek Erhan iyileştiğinde Hilbert mutlaka Nihat'In oynadığı Sağ Açığa geçmeli.

...Savunmanın önünü kapatmakta zorlanan Fink,Aurelio kadar yumuşak bileklere sahip olmadığından savunmadan gelen topları hücumda verime dönüştürmekte zorlandı.
Bence Ernst önliberoda,Fink ise Ernst'in yerine önde sağ kanada yakın oynamalı.

...Necip ? Fiziki anlamda ki düşüşü,orta alandaki pas hataları sürüyor.Schuster'in Necip'ten daha iyi bir seçimi bu geceki kadro darlığında zaten olmazdı.

...Ernst ? Defansın önünü iyi kapayan Aurelio tarzı bir önlibero ilkonbir de yoksa Ernst'te oyunda etkili olamıyor.
Cisse'siz Ernst Olmuyordu bugüne gelindiğinde Aurelio'suz Ernst olmuyor.

...Onur ? İlkonbirler açıklandığında taraftarı heyecanlandıran çocuk.
Fiziki gücü zayıf değil zayıf ötesi..Zayıf bacaklarını geliştirmesi için çok çalışmalı.Salondan çıkmamalı,dağ tepe koşmalı.
Fiziki gücü iyileşmeden bu çocuğun yeteneği tam manasıyla ortaya çıkmaz.

...Bobo ? gol vuruşu olmayan Santrafor.
Beşiktaş'In Santrafor ihtiyacını senelerdir gideremeyen ama taraftarı kendine her nasılsa aşık eden adam.
Beşiktaş'ın Santrafor'u sahadaki durgunluğa isyan etmeli.
Rakip atak durumuna geçtiğinde pozisyonunu alıp ya presi başlatmalı ya da alan daraltmalı.
Her pozisyonda rakibi rahatsız edip,rakibin oyun kurmasını önlemeli.
Ortasahadan top gelmese de ekmeğini taştan çıkarmalı.
Bu geceki Bobo 5 senedir Beşiktaş'ta top oynayan her zaman ki Kayıb Bobo idi.

...Nihat ? Beşiktaş kadrosunda 4-3-3'ün Sağ kanadında oynayacak en son adamdır.Bu mevkinin tek adamı Hilbert'tir.
Nihat oynasa oynasa Tek Santrafor mevkiinde oynar.
Denizli bunu denemedi,bakalım Schuster bu gerçeği ne zaman görecek ve deneyecek ?

...Fatih Tekke ? Bu gece Guti'yle birlikte sahada bana umut veren iki oyuncudan biriydi.
Fatih Tekke her pozisyonda top almak için boşa kaçtı,alan değiştirdi.
Sakatlar iyileştiğinde,Fatih'in Fizik gücü 90 dakika'ya yetecek düzeye ulaştığında,Sol açıkta Q7 Sağ açıkta Hilbert,Ortada tek Santrafor Fatih arkalarında onu besleyen Aurelio,Ernst,Guti ne yapar ? çok merak ediyorum da Schuster böyle bir kadroyu sahaya sürer mi orası Muamma !

...Guti Onur'un yerine oyuna girdi kullandığımız serbest atışlar bile bir anda değer kazandı.Tek gol pozisyonumuz bile Guti'nin kullandığı korner sonrasında geldi.

...Oyunun bitimine iki dakika kala oyuna giren Holosko maça ısınamadan maç bitti.
Tartışılan adam Schuster ;

Schuster takımın durumu ne olursa olsun Beşiktaş'ı her maçta ısrarla Barcelona sisteminde oynatmaya devam ediyor.

Eğer Beşiktaş ileri ki yıllarda bu sistemle oynayacaksa bugünden Schuster'le 5 yıllık sözleşme imzalanmalı ve gelecek sezonlarda bu oyun planına uygun transferler şimdiden planlanmalı..

Yok biz Sabretmeyecez diyorsanız zaten 1-2 kötü sonuç sonrasında Schuster'le yollar ayrılma noktasına gelir ve biz sıradan bir teknik adamla sıradan top oynamaya geri döneriz.

Bu gece Schuster'in yaptığı fahiş hataya gelirsek;
4-3-3 sisteminde defans tandeminin önündeki adam oyun dışına alınıp o alan boş bırakılmaz.
Schuster bu hatayı Manisa maçında Fink-Holosko değişikliğiyle yapmıştı,Beşiktaş yenilmişti.
Schuster aynı hatayı 88.dakika'da Fink-Holosko değişikliğiyle Kayseri'de tekrarladı Beşiktaş 90.dakika'da orta alandan demarke vaziyette gelen Furkan'In ayağından gelen golle gene yenildi.
İyi bir teknik direktör aynı hatayı asla iki kez üst üste Yapmaz.
Lucescu'nun kafasına silah dayasan Defansı önündeki tek önliberoyu oyuncu değişikliğiyle kenara Almaz.
Bu yüzden,
Benim için dünyadaki teknik direktörler ikiye ayrılır;1.Lucescu 2.Diğerleri..
MAÇ:
Maçın özetini kaydedip iki-üç kez izledim.
Üzülerek söyleyeyim,Koca 90 dakika'da Beşiktaş adına anlatılacak çok az güzellik var.

Maçın gole yakın ilk anı Kayseri'nin kullandığı korner sonrasında Önder Turacı'nın vurduğu topla geldi.Bizim defans Uyudu..

Nadir organize ataklarımızdan birinde Zapo Sağ kanattan Ernst'i kaçırdı,Ernst rakip cezasahası içine girdi topu yerden Bobo'Ya kesti,Bobo'dan önce Önder topu Kornere gönderdi.

Rüştü'nün Sağ kanattan yerden gelen sert topa boşa çıkışı var ki akıl alacak gibi değil.Rüştü topa dokunsa da top gene arkaya sarkar ve Santana'ya gol pası olacakken Zapo araya girer golü önler.Kaptan Üzülmez bu pozisyonda Kayıbtır.

Ernst'in ortasahada kaptığı topla Nihat'ı gol pozisyonuna sokma çabası Nihat'In yumuşak balon vuruşuyla sonuçsuz kalır.

İlk yarının en net gol pozisyonunu yaratan adam Mehmet Eren..Hilbert'in olduğu kanattan topla bindirir,topu yerden sert şekilde ortalar boş durumda Furkan Altıpastan golü yapamaz.(Bu pozisyona schuster kenarda kızarken yanındaki Guti tırnaklarını yiyordur)

II.yarı da Schsuter oyun değişikliğine gitmeden takımını sahaya sürer.

İlk tehlike gene Kayserispor'dan Mehmet Eren'le Hilbert'in kanadından gelir.Moritz'in harika pasıyla buluşan Mehmet Eren kaleci Rüştü ile karşı karşıya kalacak iken Zapo'yu geçemez topda Rüştü'ye çarpıp kornere gider.

Kullanılan Korner sonrasında Rüştü boşa çıkar Amusulasvili boş kaleye sert topu gol yapamaz.

67.dakika'da Onur Ve Nihat oyundan çıkar Guti ve Fatih oyuna dahil olur.

74.Dakika'da sağ kanattan Moritz korneri kullanır.Sert falsolu topa Rüştü gene boşa çıkar.Amusulasvili bu kez kafayı boş kaleye vurur ama top kale direğinden döner :) Zapo'nun kafa toplarındaki etkisizliği tekrar görülür.

Beşiktaş gole en çok 77.dakika'da yaklaşır.Guti'Nin kullandığı korner sonrasında seken serseri topa Fatih Tekke boş kaleye kafayı vurur fakat top kaleyi bulmaz.Kaleci Süleymanu bu pozisyonda Zorda olsa Fatih'in pozisyonunu kapatmıştır.

90 dakika Yediğimiz Gol..
Golü Taçdan yedik.Hilbert topu uzaklaştırmak için taca yollar.Tac atışı sonrası top demarke vaziyetteki Abdullah'a gelir,Abdullah hareketli Furkan'I görür ve Rüştü'yle karşı karşıya kalan Furkan golü atar.Ofsaytı bu pozisyonda bozan adam Hilbert'tir.

Sonsöz;
Maçın yıldızı Şota ve Mehmet Eren..
Şota,çok güzel bir takım takım yaratmış.
Oyunu dar alanda oynayan,rakibi devamlı ısıran ve fizik gücü üst düzeyde bir takım.
Bu gece Cangele,Zaleyeta gibi eksiklerine rağmen Kayserispor Beşiktaş'a sahayı dar etti.

Beşiktaş'ın Galatasaray maçına kadar önünde kazanılması gereken kağıt üstünde kolay görünen
4 maçı var.Sivas,Kasımpaşa,Gençlerbirliği ve Konya..

Beşiktaş bu dört maçta ne yapar ? Vallah,Liderin 10 puan gerisinde kalındığı bu günde bunu kestirmek çok güç.
Her şey Schuster'in eline bakıyor.

23 Ekim 2010 Cumartesi

Futbol Klubleri Altyapıları Kapatsın

''Türkiye'de altyapılardan fitbolcu yetişmiyor,altyapılar kapatılsın'' ,
''Ne kadar çok Yabancı kontenjanı,O kadar çok Avrupa kupalarında Başarı'',
''Yabancı Kontenjanı kaldırılsın,klublerin önü açılsın'',
Düşünceleri,
Üretmeden tüketmeyi seçen Türk fitbolunun önde gelen klublerinin,
Fitbol kamuoyuna ısrarla pompaladığı en geyik muhabbetlerdendir..

Tamam.
Verimsiz görünen Türkiye'de ki Fitbol Altyapıları kapatalım..
İyi de,Olmayan şeyi kapatmak biraz zor olmayacak mı?

Liste,Fifa Sıralamasına göredir.
İşte Fifa.com'dan aldığım Sayısal veriler;
1.İspanya Nüfus:40 Milyon,Lisanslı Fitbolcu sayısı:653 Bin
2.Hollanda Nüfus:16 Milyon,Lisanslı Fitbolcu sayısı:1 Milyon 138 bin
3.Berezilya Nüfus:182 Milyon,Lisanslı Fitbolcu sayısı:2 Milyon 141 bin
4.Alamanya Nüfus:82 Milyon,Lisanslı Fitbolcu sayısı:6 Milyon 308 bin (250 bini Türk)
5.Arjantin Nüfus:38 Milyon,Lisanslı Fitbolcu sayısı:2 Milyon 658 bin
6.İngiltere Nüfus:50 Milyon,Lisanslı Fitbolcu sayısı:1 Milyon 485 bin
7.Uruguay Nüfus:3 Milyon,Lisanslı Fitbolcu sayısı:42 bin 400
8.Portekiz Nüfus:10 Milyon,Lisanslı Fitbolcu sayısı:132 bin
9.Hırvatistan Nüfus:4 Milyon,Lisanslı Fitbolcu sayısı:109 bin
10.Rusya Nüfus:144 Milyon,Lisanslı Fitbolcu sayısı:846 bin
12.Yunanistan Nüfus:10 Milyon,Lisanslı Fitbolcu sayısı:359 bin
13.Norveç Nüfus:4 Milyon,Lisanslı Fitbolcu sayısı:352 bin
16.İtalya Nüfus:56 Milyon,Lisanslı Fitbolcu sayısı:1 Milyon 513 bin
18.Fransa Nüfus:64 Milyon,Lisanslı Fitbolcu sayısı:1 Milyon 794 bin
24.Paraguay Nüfus:6 Milyon,Lisanslı Fitbolcu sayısı:87 bin
25.ABD Nüfus:290 Milyon,Lisanslı Fitbolcu sayısı:4 Milyon 186 bin
28.Meksika Nüfus:108 Milyon,Lisanslı Fitbolcu sayısı:324 bin
29.Türkiye Nüfus:76 Milyon,Lisanslı Fitbolcu sayısı:350 bin

Listenin ilk sırasında ki,
Son dünya şampiyonu İspanya'nın Lisanslı fitbolcu sayısı,fitbolda firma olmuş diğer ülkelerle karşılaştırıldığında sizlere az gelmiş olabilir.

Açıklayalım;
İspanya'yı öne çıkaran Nicelik (fitbolcu sayısı) değil,Nitelik (fitbolcu kalitesi).
Niteliği sağlayan etmen ise kaliteli Antrenör ordusu.

İspanya'da Uefa'nın A ve Prolisansına sahip 14860 fitbol Antrenörü var.
Bu Rakam Alamanya'da 6570,Fransa'da 2588,İtalya'da 1810,Hollanda'da 1137...

Türkiye'de Uefa'nın A lisansına sahip Antrenör sayısı 206,Pro Lisansa Sahip Antrenör sayısı ise 26 :) Yekün'de: Avrupa standartlarında 232 (İkiyüzotuziki) Antrenöre sahibiz.Bize çok bile :)

TFF A Lisansına sahip Antrenör sayısı ise 2931...

Gene La Liga'dan başka bir istatistik;
La Liga'da Top koşturan oyuncuların % 77,1'i İspanyol,% 16,7'si Avrupalı,% 6,7'si diğer ülkelerden...
Premier Lig'te top koşturan İngilizlerin oranı % 40'ın altında....

Yukarıdaki sayısal verileri gözardı edip,
Rijkaart'ın Türkiye'ye ilk geldiği günlerde,
Rijkaart'ın Galatasaray'a Total fitbol oynatacağını sanan adamın,yaktığı oksijene yazık diyelim

Ve Beşiktaş Altyapısı;
Spor yapmaktan ziyade Rakı içmenin marifet sayıldığı,
10 tane şınav çekemeyecek adamın Rakı içmeyi erkeklikle birebir tuttuğu, (halbuki tam tersi)
Spor kültürünün yerlerde süründüğü bir Ülkede,
Son yıllarda sadece Necip Ve Batuhan'ı çıkaran Beşiktaş Altyapısı bence olabildiği kadar başarılır.

Nobre,Tabata'ya verilen paralar son 2 senedir Beşiktaş Altyapısına harcanan paralardan fazla mıdır ?

Dahası bir Necip buna değmez mİ? (kaptanlık Pazubandını taktığı günleride göreceğiz İnşallah)

Not;Yazı da geçen bazı bilgileri Fifa.com'dan ve Güntekin Onay'ın eski bir yazısından aldım.

22 Ekim 2010 Cuma

HaftaSonu fİtbol


23 Ekim Cumartesi
14:00 K.Erciyesspor-Boluspor / TRT 1
14:45 Tottenham-Everton / Spormax
15:30 İstanbul BŞB-Gaziantepspor / Digi
16:30 M.Gladbach-W.Bremen / TRT 3
17:00 Chelsea-Wolves / Spormax
19:00 Antalyaspor-Konyaspor / Digi
19:00 R.Zaragoza-Barcelona / NTV Spor
19:00 Trabzonspor-Gençlerbirliği / Lig TV
19:30 West Ham-Newcastle / Spormax
21:00 Real Madrid-Racing Santander / NTV Spor
22:00 Sochaux-Toulouse / Kanal A
23:00 Valencia-Mallorca / NTV Spor
23:30 Botafogo-V.Bahia / Spormax

24 Ekim Pazar
13:10 CSKA Moskova-Rubin Kazan / Spormax
14:00 Giresunspor-Samsunspor / TRT 1
14:30 Ankaragücü-Bursaspor / Lig TV
15:30 Stoke City-Manchester United / Spormax
15:30 Manisaspor-Kasımpaşa / Digi
16:30 Dortmund-Hoffenheim / TRT 3
18:00 M.City-Arsenal / Spormax
18:00 PSG-Auxerre / Kanal A
18:30 Leverkusen-Mainz / TRT 3
19:00 Fenerbahçe-Galatasaray / Lig TV
19:30 Gaziantep BB-Altay / TRT 1
22:00 Lille-Marsilya / Kanal A
22:00 Villareal-A.Madrid / NTV Spor

25 Ekim Pazartesi
20:00 Kayserispor-Beşiktaş / Lig Tv
22:00 Real Sociedad-Deportivo / NTV Spor24 Ekim Pazar 21:45 İnter-Sampdoria / TV 8
25 Ekim Pazartesi 21:45 Napoli-Milan / TV 8

Beşiktaş-Porto Maçı Kısa kısa.

Şiddetli gribal enfeksiyondan dolayı maç yazısını 1 gün gecikmeyle de olsa kısa kısa yazıyorum.
Beşiktaş:1-Porto:3
...Onur ve Fink,Uefa Avrupa Ligi maçları için Uefa'ya bildirilen listede olmadıklarından dün gece ki maç kadrosunda yoklardı.
...Schuster'in tercihlerinden çok sakatlıkların belirlediği maç kadrosu şöyleydi;
...Cenk yerine Hakan tercihi dün gece Beşiktaş'a gene 1 gole mal oldu dahası Hakan seyircinin haklı protestosuna maruz kaldı.
...Ortasahada Tabata,Sağ kanatta Nihat,Sol kanatta Nobre tercihlerinin Beşiktaş'a hücum anlamında bir yarar getirmeyeceğinden o kadar emindim ki ! maçı nasıl olsa Gol atamayız rahatlığında izledim.
...Bense her ne kadar sağ bekte Toraman'ın oynamamasından yana olsamda dün gece Beşiktaş'In şöyle bir kadroyla sahaya çıkmasını yeğlerdim. Sonuçlar;
...Beşiktaş'ın Porto'ya net şekilde 1-3 yenilmesinin en büyük sebebi geçmişte yönetimimizin yaptığı transfer hatalarıdır,biz dün gece bir kez daha Nihat,Nobre,Tabata,Bobo gibi geçmiş günahlarımızın bedelini ödedik

...Beşiktaş'ın hastalıklı bölgesi Forvet hattı

...Forvette Bobo dahil Beşiktaş'ın net gol vuruşuna sahip bir Hulk gibi Santraforu maalesef yok

...Bobo ve Nobre gibi birbirlerine zıt iki oyuncunun sahadaki varlığı bu iki oyuncuyu da bitiriyor

...Dün gece Hilbert sağ kanattan 50 tane orta yaptı ve maçı izleyenlerin çoğu bu ortaların isabetsiz olduğunu düşündü.
Hayır efendim hayır ! Mancester'da Valencia'nın sağ kanattan yaptığı ortalara değer katan Rooney'in hareketli oyunudur.Rooney ön direğe veya arka direğe hızla hareketlenerek Valencia'Nın sert ortalarından Gol çıkarır.Beşiktaş'ta ise bunu yapacak Santrafor maalesef yoktur.
Bobo önüne top yuvarlanırsa bunu gol yapar,top kafasına tam denk gelirse,zıplamadan darbesiz kafa vuruşlarıyla Gol arayabilir.Yani denk gelirse golünü atar.
Sağdan soldan gelen hareketli sert toplara Bobo'Nun vurma özelliği yoktur.
Nihat ve Nobre'yi eleştirmeye bile gerek görmüyorum.

Hilbert'in isabetsiz görünen ortalarına geri dönersek;bir Alaman takımı o ortalardan en az iki gol çıkarır.Ortasahadan rakip cezasahasına demarke vaziyette koşan ortasaha elemanları o toplara vurmayı dener.Dün gece Önlibero Ernst'i bir kenara koyarsak en azından Tabata Ve Necip o toplara vurmak için rakip ceza sahası içine girmeyi denemeliydiler..

...Schuster'e sormak lazım;
Oyunu dar alanda oyna,rakibe presle nefes aldırma,ayağa paslarla oyunun kontrolünü hep elinde tut prensibleri,
Topsuz oyunda hiç olmayan Bobo,Tabata,Nihat gibi topçularla nasıl yerine getirilebilir ?
Bu yalancı topçulara bir de kabiliyetsiz Nobre'yi ekleyin..

...Dün gecenin iyileri
bence Maçın adamı Önlibero mevkiinde kusursuz oynayan Ernst
İyi performans çizen,Beşiktaş'ı durmaksızın rakip kaleye taşıyan adam Sağ bek Hilbert
Ortasahada uzun güzel paslar atan Necip
bir gol atan ve rakib oyuncuyu kırmızı kartla dışarı attıran Bobo
Ama
Seyircimizin bağrına bastığı Hulk'a bakıp işte Santrafor dedikten sonra,Bobo-Hulk karşılaştırmasında çok gerilerde kalan bir Bobo..

Ali Kuçik ?
Nihat'ın bugünkü halinin genç olanı..
Önceden izlediğim Ali dün gece de hiç umut vermedi.
Öngörüm önümüzdeki sezon Kiralık gider..
Aslında gençler içinde en iyisi RizeSpor'a kiralık giden sol açık Erkan'dı.

Zapo,Tabata,Nobre,Nihat'ın bir an önce takımla ilişiği kesilmeli..

Toraman ?
Hakan'In hatalı çıkışını bir kenara bırakıp yediğimiz ilk golde Toraman'ın ne yaptığına bir bakın.Rakibi elleriyle durdurmaya çalışan kafa toplarında etkisiz çaresiz Toraman.Üstüne üstlük Tandem oynamayı bilmeyen,topu oyuna sokamayan bir Stoper.
Üçüncü Porto Golünde Toraman Hulk'u bence iyi kapattı.
Hulk KlasTI.


Zapo ?
Yenilen II.golde topun yere çarpmasına izin verdiği için hatalıdır.
Tipik Gökhan Zan hatası.

Üzülmez, bir ara rakibe çok kızıp az daha dalıyordu :)

Hakan hiç bir zaman iyi bir kaleci olamayacak.
Daha maçın başında rakibin yumuşak ortasını elinden kaçırdığında konsantresinin eksik olduğu belliydi.Dün gece Hakan'In yedeği CEnk değil Rüştü idi.
Acaba bu Saçma kaleci tercihlerinde kaleci antrenörü Zafer'in etkisi ne kadardır ?

...Schuster iyiden iyiye tartışılmaya başlandı ve bu gidişle daha çok tartışılacak..
Oyunu kendi cezasahasında kabul eden bir Denizli Beşiktaş'Indan
Oyunu rakip cezasahasında kabul eden Schuster'in Beşiktaş'Ina
Bunun ikisinin ortası yok mu ? diye soranlar oluyordur.
Var Lucescu'nun Beşiktaş'ı yada dün geceki Anderei Boaz'ın Porto'su...

...Hakem;
Porto'nun bir golünü saymayarak maçın erkenden kopmasını önledi.
Gene rakibi önce 10 sonra 9 kişi bırakması özlediğimiz hareketlerdendi :)
Bizim ise bu ikramları verime dönüşterecek kapasitemiz yoktu.

Sonzsöz;Beşiktaş kadrosu hastalıklı yapısından kurtulmadığı sürece biz böyle kör topal ilerlemeye devam ederiz.Kayserispor maçı Porto maçı kadar Zorlu.Buradan alınacak bir kötü sonuç yenilmeyi alışkanlık haline getiren Beşiktaş'I umarım Krize sokmaz.

Hagi Günü Kurtarır !

Bülent Korkmaz Kriz halindeki Galatasaray'ın başına getirildiğinde ilk yorumum ''Kovmak için teknik direktör getirmeyin'' olmuştu.
Hagi'Nin Galatasaray'a teknik direktör olmasını da ben gene bu Minvalde değerlendiriyorum.
Daha önceden denenmiş ve başarılı olamamış Hagi'nin tekrar Galatasaray Teknik direktörlüğüne getirilmesinin tek sebebi;Galatasaray yönetiminin ileriye dönük herhangi bir planının olmamasıdır.
Hagi bir hataysa,II. büyük hata altyapının başına yeni görev başı yapan Tugay Kerimoğlu'Nun Hagi'Nin yardımcılığını üstlenmesidir.
Tugay Kerimoğlu kendi başını yakmış,Allah Selamet versin.
Tahminim,
Sezon sonunda Turgay ve Hagi'nin Galatasaray ile yolları uzunca bir süre ayrılır.

Galatasaray'In teknik direktör arayışı sürecinde,Fatih Terim Ve Hakan Şükür'ü Galatasaray yönetimine karşı takındıkları Onurlu tavır yüzünden de kutlamak lazım.
Galatasaray yönetiminin iç yüzünü iyi bilen bu ikili,prensiblerinden taviz vermeyerek bir kez daha Galatasaray çarkının içinde öğütülüp un ufak olmaktan kendilerini kurtarmışlardır.

Bir Beşiktaş taraftarı olarak en büyük çekincem,Türkiye'de ki en iyi Türk teknik direktör diye nitelendirdiğim Abdullah Avcı'nın Galatasaray'ın başına gelmesiydi.
Ancak Abdullah Avcı'dan daha önce red cevabı alan Galatasaray yönetimi bu süreçte Abdullah Avcı ismine yönelmedi.
Şu Abdullah Avcı'Nın kıymetini birgün kim anlayacak diye merakla bekliyorum.

Rooney Mancester'da Kaldı

24 yaşındaki Rooney kendisini 2015 yılına kadar Mancester United'e bağlayan sözleşmeye imza atmış.
Daha önce Mancester United'dan ayrılacağını açıklayan Rooney kafasına göre bir takım bulmamış olacak ki bana göre en doğru kararı vererek Klubünde kalmış.
Keşke Lebron'da Miami'ye gitmeyip Cleveland'da kalsaydı,
Keşke Hidayet'te Toronto'ya gitmeyip Orlando'da kalsaydı,
Keşke Sergen Yalçın'da zamanında Beşiktaş'tan hiç ayrılmayıp fitbola başladığı yerde,yuvasında kariyerine son noktayı koysaydı.

18 Ekim 2010 Pazartesi

Haftaiçi Maçlar

19 Ekim Salı
19:30 Spartak Moskova-Chelsea (euro-fitbol)
21:45 Real Madrid-Milan (euro-fitbol)
21:45 Arsenal-Shaktar Donetsk (HD TV Smart)

20 Ekim Çarşamba
21:45 Mancester United-Bursaspor (star Tv)
21:45 Glasgow Rangers-Valencia (HD TV Smart)
21:45 Barcelona-Kopenhagen (euro-fitbol)

21 Ekim Perşembe
20:00 Beşiktaş JK-Porto (star tv)
20:00 Napoli-Liverpool (HD TV Smart)
20:00 Cska Sofya-Rapid Wien (euro-fitbol)
22:00 Mancester City-Lech Poznan (star tv)
22:00 Salzburg-Juventus (euro-fitbol)
22:00 Villareal-Paok (HD TV Smart)

16 Ekim 2010 Cumartesi

Beşiktaş:2 - Manisaspor:3

Beşiktaş 6 puanla ligin 14.sırasında bulunan Manisaspor'a kendi sahasında ilk kez yenildi.

Yenilginin en büyük sebebi,
Q7,Guti,Aurelio gibi kilit oyuncularımızın sakatlığında bu oyuncuların yerini dolduracak kalitede oyuncuların kadroda bulunmamasıdır.

Konuyu biraz daha açarsak;

Necip,Ernst ve Fink'in ilkonbirde olduğu bir maçta çok kişi şu cümleyi okuyunca şaşıracaktır :)
''Beşiktaş bu gece ÖNLİBEROSUZ OYNADI''
Açıklayalım;
Aurelio gelişmiş pozisyon bilgisiyle Beşiktaş kadrosunda defans önündeki geniş alanı kapatacak özelliğine sahip 1 numaralı oyuncudur.
Geçen sezon bu görevini Layıkıyla yapamayan Fink'in öncesinde,bu görevi tembelce de olsa Cisse yapıyordu.
Bu gece Defans önünde sezonun ilk maçına çıkma şanssızlığı yaşayan Fink önlibero da aksamıştır.Bu aksama Ernst'te biraz da olsa performans düşüklüğüne sebeb olmuştur.Fink'İn Aurelio,Guti gibi yumuşak bileklere sahip olmayışı Beşiktaş'ın defanstan top çıkarmasını zorlaştırmış,ayrıca top çıkarma görevini üstlenmeye çalışan Necip,Toraman da yanlış pas tercihleriyle Manisaspor'a Kontra atak şansı vermişlerdir.(ilk yediğimiz Gol)

Sağ Beklerin tümü sakat(Erhan,Ekrem,Rıdvan).Zorunlu sağbek oynayan aslen sağ açık Hilbert.
Bundan dolayı değişen sistemde bu gece Sağ açık gibi oynayan NObre :)

Sol Açıkta Q7 sakat,sistem değişiminden dolayı sol açıkta oynamak zorunda kalan Bobo :)

Guti'Nin yerinde Pahalı bonservisi sebebiyle elde patlayan Zararlı Capon Tabata :) Ondan daha beteri yedek Klubesinde bekleyen Nihat.

İşte bu geceki kadro,
Schuster'in ayağa paslarla oyunun hakimi olma,oyunu dar alanda ve rakip sahada oynama prensiblerini yerine getirememiştir..

Schuster'in bu gece eleştirilecek tek yanı Hakan'ı kaybetmeme uğruna formda Cenk'i yedek klubesine mahkum etmesidir.

Benim en büyük korkum kötü sonuçların devamında,Beşiktaş yönetimin ani bir gazla Schuster'le yolları ayırma düşüncesine yönelme olasılığıdır.Şunu da belirtelim bu gece ki kadronun Porto ve Kayseri maçlarını kazanma olasılığı çok düşüktür.

Bundan dolayı geleceği düşünüp,
Schuster'le en az 5 senelik sözleşme imzalanmalı gelecek sezonda iş yapması beklenmeyen oyunculara yavaştan yol verilmelidir.(Yusuf,Holosko,Tabata,Nihat,Bobo,Nobre,Hakan,Fink gibi)

Schuster'in çağdaş oyun planına yönelik oyuncuların transferine ilişkin planlamalara da şimdiden başlanmalıdır.


Maçın ilk yarısından hatırımızda kalan Anlar;

7.dakika'da Necip ortsahada pas hatasıyla topu kaptırır.Simpson'un pasıyla buluşan İsaac yerden bir vuruşla ağları görür.(1-0) Emektar İbrahim Üzülmez bu pozisyonda Kayıbtır.

11.dakika'da defansımızın arkasına atılan topta Makukula Hakan'la karşı karşıya kalır.Erken çıkan Hakan topu önce alır sonra topu ayaklarına dolaştırıp MakukulaYa kaptırır.Makukula vuruşunda kaleyi bulamaz. Emektar İbrahim Üzülmez bu pozisyonda gene Kayıbtır.

14.dakika'da Bobo'yla golümüz gelir.Necip'in cezasahası içine attığı Pirlovari pası Nobre cezasahası içine çevirir Bobo'nun kötü vuruşu rakibe çarpıp ağlara gider.(1-1)

28.dakika'da Schsuter'in sisteminde geniş alanda koşmak zorunda kalan Ferrari gene baldırından sakatlanır ve yerini Zapo'ya bırakır.

32.dakika'da kendilerine Hızlı denilen Toraman-Zapo tandemi, kendisine yavaş denilen Makukula'dan derslik bir atak Yer.Zapo'dan sıyrılan Makulula'nın vuruşu gene kaleyi bulmaz.

40.dakika kullanılan köşe vuruşundan gelen topu Bobo iki kere rakip kaleye gönderir,defanstan seken topu bu kez Ernst kafayı vurur ancak Ömer Aysan topu çizgiden çıkarır.Bu an belki de maçın dönme anıdır.

45.dakika'da Rakip cezasahası yayında kendini yere bırakan tiyatrocu Tabata hakemden sarı kartı yer :) Tabata hem kalitesizsin,hem de karizmasız.Bir kurtulsak senden, Üfff...
İkinci yarıya Beşiktaş aynı kadroyla başladı,

52.dakika'da Ömer Aysan'In kullandığı serbest atışta Fink'İn kontrolündeki Dixon altıpastan kafayı vurarak Manisa'nın II.golünü atar.(1-2)

54.dakika'da Zararlı Capon Tabata Manisaspor atağını rakibi sakatlamaya yönelik kasti hareketle kesmeye çalışınca II.sarı karttan oyun dışında kalır.Beşiktaş 10 kişi :(

57.dakika'da Üzülmez'in sağ ayakla vurduğu sert Şut kaleyi bulmaz..

61.'de Nobre'nin tuhaf rövaşatası direğin dibinden auta çıkar.

63.dakika'da Schuster maç içindeki en büyük hatasını Fink-Holosko değişikliğiyle yapar.Fink'in çıkışıyla defansımızın önündeki delik daha da büyüyerek Manisaspor 3.golüne vesile olur.

Aynı anda Hikmet Karaman'da Makukula'Yı çıkarıp Yiğit'i sahaya sürmüştür.

İşte O yiğit 69.dakika'da hakemin göremediği çok ince Ofsayttan Manisaspor'un III.golünü atar.
(1-3) Asistİ yapan Murat Erdoğan..Oyunu okuyup doğru oyuncu giderek golde etkili olan bir diğer isim Hikmet Karaman.

75.'te Toraman'ın yerine Onur oyuna dahil olur,Beşiktaş Onkişi devam ettiği oyunda Defansta tek Stopere döner.

81.dakika'da Manisalı Eren II.sarı karttan takımını 10 kişi bırakır.

90.dakaka'da Hilbert'in kulladığı serbest vuruş sonrasında Ernst Beşiktaş'In 2.golünü kafayla atar.(2-3)

Bu dakikadan sonrası ise tam bir heyecan fırtınası şeklinde geçer.

Bobo,HoLosko ve Nobre ile girilen net gol pozisyonlarından Beşiktaş bir türlü golü bulamaz ÇÜNKÜ BEŞİKTAŞ'IN KADROSUNDA TOPU KARŞI KALEYE SOKACAK SANTRAFORU YOKTUR...İzleyiniz bu hafta Podolski'nin Dortmund'a attığı golü...
Sonuçlar;
...Oyuncu performansları;

Hakan güven vermeyen oyunuyla Cenk'i mumla arattı,

Üzülmez'in bölgesinden rakip bu gece 3 kez pozisyona girdi emektar kaptan o aralar ortasahadaydı..Emektar Kaptan hücumda da etkisizdi.

Zapo-Toraman ikilisi Aurelio'nun yokluğundan rakib attaklarından bol bol hırpalandı,bu ikilinin ofanstaki top kayıbları rakibe yaradı.

Aureliosuz-Ernst,Fink'li-Ernst...
Bu gece Aurelio'suz Ernst eski enerjik görüntüsünden uzaktı.Attığı kafa Golü umarız Nobre'ye örnek olur.

Zoraki sağbek Hilbert gene iyi oynadı.
İlk yarıda Üç kez rakip cezasahasına tehlikeli sert orta yaptı ancak o toplara vuracak Santrafor Beşiktaş'ta Yoktu.

Bobo,son 5 sezondur Beşiktaş'ta en formda günlerini yaşıyor.Berezilya'dan İstanbul'a getirttiği fizyoterapisten baya bir yaralanmışa benzer.Bobo'nun bu geceki en büyük şansızlığı kendisine ters gelen Nobre ile birlikte oynamasıdır.Tabiri caizse Bobo 90.dakika boyunca Nobre'nin markajından kurtulamamıştır.Beşiktaş'ın Forvet hattındaki en işe yarar oyuncusu Bobo'dur Ancak Bobo Beşiktaş'In aradığı Santrafor değildir.

Fink;Sezon başından beri bu adama yapılanlar büyük ayıptır.
Fink sıradan bir oyuncu değildir.Geldiği Frankfurt'un kaptanı ve Lideriydi.
Bu gece sezon başından beri ilk kez sahaya çıktı ve normal olarak formsuz bir görüntü çizdi.

Necip ilk kez oynadığı Sol kanatta aksadı.Belki Sağ kanatta oynayan Ernst'Le yer değiştirmeliydi.Manisa'nın ilk Golüne yol açan pas hatası bir ortasaha oyuncusunun yapacağı son iştir.Necip'in İlk Beşiktaş golündeki pası ise harika ötesidir.Bu Çocuk devamlı oynamalı..

Holosko,Tabata,Nobre üzerine klavye oynatmaya değmeyecek oyuncular.Hele Nobre kalitesizliğinde bir oyuncunun Manisa'da bile olmaması çok düşündürücü..

Ferrari'Nin sakatlığı Porto,Kayseri serisi öncesinde Beşiktaş'ın canını sıkabilir yada Ersan'In yolunu açabilir Çünkü ben Zapo-Toraman ikilisine hiç mi hiç güvenmiyorum.

Onur ? Attığı bir pas var umut verici ama henüz et mi balık mı anlayamadık.

Sonsöz;
Beşiktaş bu kadroyla,Bu geceki moral bozucu mağlubiyete benzer mağlubiyetleri ileride daha çokca yaşar.Taraftar olarak bizim yapacağımız sakat fitbolcularımızın iyileşmesi beklemek ve Schuster'e tam destek çıkmak.

15 Ekim 2010 Cuma

İnönü Stadı Yıkılıyor !

haber1903 sitesi bizzat Başkanımız'ı arayarak,''İnönü'nün yıkılması için gerekli izinler alındı'' haberini doğrulatmış.
Beşiktaş'ın geleceği açısından çok önemli bir gelişme.
Semtte yakın,boğaza nazır taraftarın tam gönlüne göre yeni bir stad.

Bunlar güzel haberlerde;Acaba Belediye Kaç bin kişilik stada izin verdi orası muamma ?
Eğer 37500 kapasiteye izin verilmişse taraftar hayal kırıklığı yaşacaktır.
Bundan dolayı önümüzdeki günlerde yeni yapılacak stadın kapasitesiyle alakalı çokca tartışma yaşanacaktır.

Başkanımız eski projeyi mi uygulamaya koyacak yoksa yeni bir projeyle mi yola çıkacak şu an için bu da belirsiz..
Başkanımızın daha önce açıkladığı 42 bin kapasiteli stad projesini ben Beşiktaş'In ihtiyacını karşılayacak nitelikte buluyorum.
Bu projede Alt tribün 18 bin,Üst tribün 18 bin ortada yer alan localar 6 bin olarak hesaplanmıştı.
Gelecekte alınabilecek yeni izinle bir 18 binlik katla Kapasite 60'bine ulaşabilir.
Önceden açıklanan projeyi ben Espanol'un yeni stadı 40500 kişilik stadı Cornello'Ya benzetiyorum..
İşin komik tarafı Fi-Yapı ile İnönü Stadının isim sponsorluğu konusunda anlaşmanın imzalamasından bir gün sonra yeni stad için izin haberinin çıkması..
Sponsorluk anlaşması yeni yapılacak stadın inşa tarihine göre güme gidebilir.

Başka bir sorun inşaat devam ederken, Beşiktaş'ın içsaha maçlarını nerede oynayacağı mevzuu;
Ben Beşiktaş'In iç saha maçlarını her hafta Anadolu'nun değişik bir kentinde oynaması fikrine karşıyım.İç saha maçları Kasımpaşa stadında oynanmalı,Avrupa kupası maçları içinse Galatasaray'ın yeni yapılan stadı kullanılmalıdır.

Yeni Stadın heyecanı şimdiden basmışken Koltuk renginden,tribünlerin sahaya yakınlığı yada Akustiğinden,Çarşı'nın kale arkasına gitmesi gibi pekçok konuda tartışmalar yaşanacaktır.

On iki milyonluk şehirde ''Biz bu stadı dolduramayızın'' derdine düşen de çok olacaktır :)

tekrar hayırlı olsun.

Ek:
Başkan şu An Ntvspor'da % 100 Fitbol'da Güntekin ve Rıdvan'In sorularını yanıtlıyor.
Stad kapasitesinin 42 bin olacağından bahseden başkan belediye meclisinden geçen projenin anıtlar yüksek kuruluna sevk edildiğini buradan çıkacak izin sonrası ve Mayıs'ta kazmayı vurmayı planladıklarını söyledi.

Yani tüm izinler henüz alınmış değil :) Geç olmasın güç olmasın :)

"Quaresma'ya tekme atardım"

Şerefli Fitbol Basınımız Batuhan'ın Lig Tv'ye verdiği sıcak Röportajdan "Quaresma'ya tekme atardım" cümlesini ön plana çıkararak gene bu çocuğun cümlelerini çarpıtma yoluna gitmiş.

14 Ekim 2010 Perşembe

HaftaSonu Maç Programı

15 Ekim Cuma
20.00 Bursaspor – Kardemir Karabük (LİG TV)
21.30 Köln – Borussia Dortmund (TRT 3)

16 Ekim Cumartesi
14.00 Kartalspor – Kayseri Erciyesspor (TRT 1)
15.30 Eskişehirspor – İstanbul Belediye (DIGI)
16.30 Bayern Münih – Hannover (TRT 3)
17.00 Arsenal – Birmingham (SPORMAX)
17.00 Manchester United – West Bromwich (Spormax)
17.30 Gaziantepspor – Bucaspor (DIGI)
19.00 Beşiktaş – Manisaspor (LİG TV)
19.00 Atletico Madrid – Getafe (NTVSPOR)
19.30 Aston Villa – Chelsea (SPORMAX)
21.00 Barcelona – Valencia (NTVSPOR)
22.00 Toulouse – PSG (KANAL A)
23.00 Malaga – Real Madrid (NTVSPOR)
00.30 Flamengo – Internacional (SPORMAX)

17 Ekim Pazar
14.00 Boluspor – Denizlispor (TRT 1)
15.30 Everton – Liverpool (SPORMAX)
15.30 Gençlerbirliği – Antalyaspor (DIGI)
15.30 Kasımpaşa – Trabzonspor (LİG TV)
16.30 Kaiserslautern – Eintracht Frankfurt (TRT 3)
17.30 Kayserispor – Sivasspor (DIGI)
18.00 Blackpool – Manchester City (SPORMAX)
18.00 Lens – Rennes (KANAL A)
18.30 Hoffenheim – Mönchengladbach (TRT 3)
19.00 Galatasaray – Ankaragücü (LİG TV)
19.30 Çaykur Rize – Giresunspor (TRT 1)
22.00 Guarani – Corinthians (SPORMAX)
22.00 Lyon – Lille (KANAL A)
22.00 Sporting Gijon – Sevilla (NTVSPOR)

18 Ekim Pazartesi
20.00 Adanaspor – Diyarbakırspor (TRT 6)
20.00 Konyaspor – Fenerbahçe (LİG TV)

12 Ekim 2010 Salı

Azerbaycan:1-Ruhsuzlar:Sıfır

Bu geceki maçın teknik analizi olmaz.

Azerbaycan mağlubiyeti kötü yönetilen ülke fitbolunun tabelaya yansımasıdır,O kadar..

Bu geceki mağlubiyetin ardından Hiddink her yerde derinlemesine tartışılır.

Ha bu tartışmaları,Hiddink'in zerre umursayacağını düşünmüyorum.

Maçtan sonra ''Benim kariyerimde iki maç üst üste mağlubiyet yok'' diyen Hiddink yarın Hollanda'ya uçar,Türk fitbolunu zevkle uzaktan izlemeye pardon yönetmeye devam eder.

Bence Türk Milli takımı emekliliği öncesinde Hiddink'in üstüne para aldığı son büyük Hobisidir.

Bankamatik Teknik direktörü :)

Bizden farklı düşünen,
Alamanya maçı sonrasında Hiddink'in oyun planını büyük iyimserlikle yorumlayan arkadaşlara şunu soruyorum;

Sizler Hiddink'in Alamanya+Azerbaycan maçları öncesinde yeterli hazırlığı yaptığına hala inanıyor musunuz ?

İyi Hoca'nın vasıflarından biri kendi takımını ve rakiplerini tanıması değil midir ?

Bu ülkenin A Milli takım için ortaya çıkarabildiği en iyi kadro bu mudur ?

Hala daha bu ülkede Hiddink'in Maç izlememesini,Hollanda'da ikamet etmesini savunan fitbol yorumcuları var.(Demirkol)

Hiddink'in yoğurt yiyişi böyleymiş,

Hiddink büyük Hoca'Ymış maç izlemeden kuş kondururmuş,falan filan :)

Her rakibini ciddiye alan derinlemesine analiz eden Lucescu enayi,Hiddink büyük hoca..

O zaman Yılmaz Vural'In suçu ne ? Takla atmak mı ?

Misal;Son iki maçtaki Ön Libero Mevkiinden bahsedelim

BU GECEKİ KADRODA,

SAKATLANAN AURELİO'NUN YERİNİ DOLDURACAK BİR TANE OYUNCU VAR MIYDI ?

Defansın önündeki o Alanı Kaplayacak Oyuncu Selçuk mudur ? Yoksa Emre mi?

Milli takım teknik heyeti basın önüne çıkıp Sabri,Özer,Tunçay,Nihat,Hakan Balta gibi oyuncuların milli takım kadrosuna alınma gerekçesini bir zahmet açıklasın.

Arda'nın yokluğunda Volkan Şen'İn neden Kadroya seçilemediği bir zahmet açıklansınlar.

Arda'nın sakatlığına uzun süre neden teşhis konulamadığını biri çıkıp açıklasın.

Bizim Milli takım neden bu kadar Ruhsuz Top oynuyor ?
Türkiye liglerini takip etmeyen,Milli Takım Kadrosunu iyi seçemeyen Hiddink'i geçip Oğuz Çetin'e gelelim.

Bana Göre;
Oğuz Çetin kendi fitbol bilgisine güvenmiyor.
Terim döneminden beri süregelen Milli Takımdaki kangrenleşen sorunları bildiği halde çözmeye yönelik herhangi bir planı bu yüzden uygulamaya koyamıyor.
Hiddink'ten önce cesaretsiz Oğuz Çetin gönderilmeli.

Her yazımızda Mahmut Özgener federasyonuna sallar olduk.
Berlin'de Alamanya'nın attığı her golden sonra Alamanya Şansölyesi Merkel havalara zıplarken arkada sıkıntıdan patlayacak sinirli bir Türk başbakanı gördük.
Demem şu ki,Devlet TFF'nin özerkliği falan dinlemez önümüzdeki federasyon seçimlerine kimseye hissettirmeden müdahale eder.Mahmut Özgener'de rahat rahat balığa çıkar.

A Milli Takımın cefasını çekmek de her zaman olduğu gibi vefakar milletimize düşer.

Sonsöz;
Şu an Ntvspor'da izlemekte olduğum ne dediği belli olmayan Mehmet Demirkol'un işi gücü abuk subuk örnekler ve kelime oyunlarıyla üstte çıkmak.

Aynı Unutturma Taktiği !

Türkiye fitbol federasyonu 20 Eylül'de 63.dakikada tatil edilen Gaziantepspor-Bursaspor maçı hakkında kararını nihayet vermiş..
Karar klasik;Gaziantepspor'un 3-0 yenik sayılmasına,Bursaspor'un 3-0 galip sayılmasına,3 puanında Bursaspor hanesine yazılmasına karar verilmiş :)

Maçın tatil edildiği tarih 20 Eylül..
Olaylı maçtan bu yana geçen süre 22 gün..
Türk fitboluna dair bir planı,kendine güveni olmayan,
hızla alacağı doğru karara bile gelecek tepkilerinden korkan,
Klupler birliğinin esiri olmuş zavallı federasyon;
Bu tip olaylarda her zamanki olayı soğutma,unutturma taktiğine giderek kararını ancaaa bugün verebilmiş.

Fitbol Federasyonuna bağlı Merkez Hakem Kurulu aynı unutturma taktiğini maçlarda hata yapan kötü hakemler için uyguluyor.
Hata yapan Hakem 2-3 hafta Dinlendirilme kılıfı altında Fitbol kamuoyunun gündeminden düşürülüyor hakemin kötü performansı böylece zihinlerden siliniyor.
Sonrasında,
Aynı hakem sütten çıkmış ak kaşık gibi kötü hakemliğine kaldığı yerden devam edebiliyor.

Sonsöz;
Bu fitbol federasyonu miadını doldurmuştur.

11 Ekim 2010 Pazartesi

BLok !

Raptors'dan Amir Johnson,Suns'lı Dragiç'in topunu sağlam Bloklamış.
Rakibe sıfır temas ve direkt topa müdahale..

10 Ekim 2010 Pazar

The Girl Who Played with Fire (2010)

Stieg Larsson'ın Millenium serisinin İlk kitabı Ejderha Dövmeli Kız'ı okumuş ve kitap hakkındaki düşüncelerimi bu blog'ta yazmıştım.
Senaryosunu bu kitapdan alan aynı adlı Ejderha Dövmeli Kız filmini kitabı okuduktan bir hafta sonra izledim ancak filmi pek tutmadığımdan Blog'a yazma gereğini duymamıştım.

Bu gece ise Millenium Serisinin ikinci kitabı olan Ateşle Oynayan Kız'ı okumadaN direkt sinemaya uyarlanmış filmini izledim.

İlk kitabı yada filmi izleyenler baş kahraman Lisbeth Salander'I iyi tanırlar.
Serinin ikinci filminde Lisbeth Salander'In hayatına ait gizemler anlatılmış.
129 dakikalık filmi izlerken son 15 dakikası hariç çok sıkıldığımı itiraf etmeliyim.
Film kötü ve soğuktu.
Ateşle Oynayan Kızı benim gibi serinin ilk kitabı okuyanlar veya serinin ilk filmini izleyenler merakla izleyecektir.

Filme 10 üzerinden 5 veriyorum.

Kitabın yazarı rahmetli Stieg Larsson bir kez daha sevgiyle anıyorum.

9 Ekim 2010 Cumartesi

Sevindiremedik,KREUZBERG'i

Kreuzberg,
Soğuk savaş Döneminin kenar mahallesi,
Berlin'i ikiye ayıran utanç duvarı yıkıldıktan sonra bir anda Berlin'in ortasında kalan Türk mahallesi :)
Dün gece Alamanlar'a Ne yazık ki 3-0'la çok temiz yenildik..
Sevindiremedik Kreuzberg'i..

Maç'ın başlamasına 15 dakika kala benim bilgisayarın Mainboard'u da Mortlayınca Maçı da kaydedip bir daha izleyemedik,yazamadık :)

Kadrolar açıklandıktan sonra ben orada kala kaldım,Hiddink'İn ne yapmak istediğine kıt fitbol bilgimle akıl sır erdiremedim...

Hayatında ilk kez Sol bek oynayan Sabri,
Sol Açıkta harcanan Hamit,
Kendi takımında oynayamayan ama dün sahaya ilk on birde çıkan Müzmin sakat Özer Hurmacı,
İleride her halde gol atması için değilde top tutması için görevlendirilen Halil...

Tüm bunlar yetmezmiş gibi Hiddink,23.dakika'da sakatlanan Aurelio'nun yerine devamlı suretle saçıyla oynayan Tunçay'I alarak yanlışlarının üstüne Tüy dikti.

Tunçay'dan önce oyuna alınması düşünülen Selçuk'Ta bence o bölgeyi dolduracak adam değildi.
Kanaatim kadroda olmayan Mehmet Topal yada Hüseyin Çimşir O geniş bölgeyi doldurabilirdi.

Aurelio çıktıktan sonra Emre,Nuri ikilisi çift ön libero gibi oynamaya başladılar ancak sahada tabiri yerindeyse Yok oldular.

41.dakika'da gelen Alamanya golü bu bölgedeki başıboşluğun sonucudur.
Golden önce Müller rahatça sola kaçıp gelen topa kafayı vururken bizim orta saha uyumaktadır.
Volkan'da dönen topu KLose tamamlayıp gol yaptığında ise defans hattımız uyumaktadır.

Golden sonra iyiden iyiye sallanan Milli Takımımız I.yarıya eklenen 5 dakikayı zar zor bitirerek Soyunma odasına gitti.

II.yarı'da biraz derli toplu bir milli takım beklerken beterin beteriyle karşılaştık.

51.dakika'da Halil'le ilk ve son gol pozisyonumuza girdik.Sonrasında Alamanlar'a iyiden iyiye teslim olduk.

Hiddink'in Alamanlar karşısında S.O.S veren Dağılan orta sahamıza takviye yapmak yerine Nuri-Sercan değişikliğine giderek orta saha direncimizi iyiden iyiye yok etti.

Bu oyuncu değişikliğinden Bir dakika sonra 79.dakika'da da golü Mesut'Un ayağından yedik.
(2-0)

Bu dakikadan sonrası ise Maç Türk fitbolseverler için tam bir işkence şeklinde geçti.

Alamanlar'ın kaçırdığı üst üste kaçırdığı gol pozisyonları ve dağılan bir Milli takım.

Volkan'In ikramını redetmeyen KLose'nin attığı 3.gol.Dakika 86 (3-0)...

İmdadımıza yetişen hakem 2 dakikalık uzatmayla bizi daha fazla üzmedi.

Sonuçlar;
Benim fenev'den hatırladığım Hiddink işte Dün gece ki Hiddink...
Hiddink oyuncu seçimleriyle,üstüne aldığı parayla resmen Türk fitbol severlerle dalgasını geçmiştir.
İspanya,İtalya,İngiltere gibi Fitbolda kurumlaşan Ülkelerde hiçbir Hoca böylesine başına buyruk şekilde takımını sahada yönetemez.
Yönetirse de üstten Müdahale görür.

Hiddink'in maç sonunda yaptığı açıklama da Skandaldır.
Yok efendim Halil o golü Atsaymış sonuç farklı olabilirmiş..YUH,Yavaş...
Mösyö Hiddink Maç boyu Alamanya tarafından ezildiğimizin herhalde farkında değildi.

Uzun zamandır Türk fitbol kamuoyu bu kadar kötü bir milli takım izlemiş midir acaba ?

Hiddink,
Al paranı bak keyfine..
Nasılsa Oğuz Kadroyu yapıyor,Sende gelip takımı sahaya sürüyorsun..
Türk fitbolunun geleceğinden sanane değil mi?

Sonsözler;
Klubler birliğinin Kuklası durumundaki Türkiye fitbol federasyonu,Türk fitbolunu hızla batağa sürüklüyor.

Oğuz hoca istifa !