17 Ekim 2012 Çarşamba

Trabzon maçı öncesi Beşiktaş


Beşiktaş'ın omurgası hasta.

Macaristan'a karşı Abdullah Avcı'nın ilk on birini tahtaya yazar isek,dün geceki ilk on birin omurgasının da ileri derece de rahatsız olduğu görülecektir. 

Ön Liberosuz bir on birde,Ön libero görevi Emre'ye verilmiş...

Emre'nin yanındaki iki beyzade Nuri ve Mehmet Ekici ofansif anlamda topla insiyatif alma işlerine pek girmeyince geriden oyun kurma topu rakip ceza sahasına taşıma işlerinin tümü Emre'nin üzerine yıkıldı.(bizdeki Fernandes gibi)

Macaristan golü yiyip üzerimize çullanmaya başladığı anlarda defansif olarak en çok gediği,defansımızın önündeki koca alandan verdik.(koskocaman diktörtgen içine aldığım bölge)

ÇÜNKÜ takımda bir ÖN LİBERO yoktu,ÇÜNKÜ takımın Omurgası Arızalı olarak sahaya sürülmüştü.

ÇÜNKÜ kendilerini forvet olarak gören Nuri-Mehmet Ekici ikilisinin DNA'larında orta alana defansif anlamda yardımcı olma gibi bir düşünce yoktu..

böyle bir ortamda Macarlar akın akın üstümüze gelirken çağın fitbolunun reddettiği Egemen'se fitbol hayatının en kötü günlerinden birini yaşıyordu..

Skor 1-1'e taşınıp maç devre arasına gittiğinde,ben Türkiye'de en beğendiğim teknik adam Abdullah Avcı'dan saha içindeki bu arızayı görüp Nuri-Mehmet İkilisinden birini kenara alıp,orta alana bir Defansif orta saha elemanı sürüp,Emre'yi biraz daha öne çıkarıp,takımımızın saha içindeki etkinliğini artırmasını bekliyordum..

hatta bu beklentimi maçın devre arasında Twitter'dan belirtmiştim..

Abdullah Avcı ise saha içindeki arızayı çözemeyip II.yarının başında Aydın-Tınay değişikliğine giderek resmen intihar etti.

Macarlar saha içinde devam eden omurga rahatsızlığımızdan pek güzel yararlanıp 2 gol bulunca maçta bitti...

Dün gece ve bugün okuduğum kadarıyla fitbol yorumcularımızdan hiçbiri yukarıda anlattığım Omurga Rahatsızlığına değinmemiş..

Aga bu nedir ? diye soran sormayınca bende sinirlenip bu yazıyı kaleme aldım..

Diyelim ki kendinizi fitboldan bihaber,öküz ve mal olarak hissediyorsunuz..

Fitbol konusunda güvendiğiniz fitbol yazarları var ve onlar ne derse onların dediklerine itibar edip sorgusuz sualsiz inanıyorsunuz...

çaresizsiniz çünkü...ve üstüne yetmezmiş gibi,bu üstün fitbol ulemalarının düşüncelerini kendi düşünceniz miş gibi Bloglarda,Forumlarda yazıp çeşitli tartışmalardan galip çıkma uğraşı içindesindesiniz.. 

Üzülme kardeşim,bu problemin bir çözümü var..Bak Lucescu yıllar önce Beşiktaş'a nasıl bir omurga kurmuş.

Bir şey bilmiyorsan bu omurgayı şablon olarak kullanıp saha içindeki arızaları en azından ucundan görebilirsin.. 

bir ön liberonun varlığı sahada bir kaleci,bir stoper kadar,ELZEMDİR..

Real Madrid'in El Galactikos döneminde şımarıklıktan Makalele'yi gönderip orta alanda yarattığı omurga arızasıyla başarı sağlayamaması bu duruma iyi bir örnektir.

Şimdilerde geçmişten dersini almış Real Madrid'in orta alanında gösterişsiz Khedira oynuyor,yanında gene defansif yönü kuvvetli Alonso var..

defansif özellikleri üst düzey bu oyuncuların bile yetmediğine inanan Mourinho'nun bir El Classico'da Pepe'ye nasıl orta alanda görev verdiğini hatırlayınız. 

Fitbol asla omurga arızasını kaldırmaz anında cezayı keser.

Fenerbahçe deplasmanda Mönchengladbach'ı SIFIR omurga rahatsızlığı sebebiyle bozguna uğratmıştır.

Mönchengladbach maçı öncesinde benim Fenerbahçe'den umudum yoktu,Aykut Kocaman'dan Baroni hamlesini de beklemiyordum..Twitır'da Fener nasılsa yenilir deyip hahaha hihihihi yapıyordum..

Alex'in yerine Baroni,arkalarından Meireless-Mehmet topal ikilisi Fenerbahçe'ye sahada ÜBER omurga sağlamlığı getirmiştir.

Nitekim Beşiktaş-Fenerbahçe derbisinde Fenerbahçe'nin OMURGASI ARIZALI Beşiktaş karşısında kolayca galip gelmesini gene bu etkene bağlayabiliriz..

yazının başlığına dönecek olursak...

Trabzon maçında Beşiktaş ne yapar ? :) :) benim açımdan maçın sonucunun hiçbir önemi yok

Koçum,ben size iki saattir burada ne anlatıyorum ? 

Beşiktaş'ın Omurgası Hasta diyorum,rahatsız diyorum..

OMURGA HASTA,anladınız mı ? HASTA HASTA 

Nene gelecek dertler bitecek,Q7 affedilecek dertler bitecek...

ben sana OMURGA HASTA diyorum sen hala neyin derdindesin ?

gece hayatıyla nam salmış Ozan İpek gelecek dertler bitecek :)

Beşiktaş'ın OMURGASI HASTA...

Sen Önce Omurganı bir düzelt,sıra bek ve açık bölgesine gelsin..

Bu hastalığın sebebleri (önceki yazımda genişçe anlattığım gibi)

Necip tam bir ön libero gibi orta alanda alan kaplamayı bilmiyor.
 
Veli'nin Orta Alanımızda oynaması tam bir fitbol cinayeti.

Ve Toraman çağın istediği stoper değil.

Fitbol basınımızda okuyup okuyup zehirlendiğiniz bir konuda da bir şeyler söyleyelim..Necip'in ifade edildiği üzere fitbolunda herhangi bir gelişme YOK.

Necip geçen seneye nazaran biraz daha koşuyor o kadar.Necip bu haliyle hedeflediği La Liga'nın en alt düzey takımlarında bile zor forma giyer..

Sonuç:Beşiktaş'ın OMURGASI HASTA...Umarım anlaşılmıştır...

İlaç Beşiktaş'ın orta alanına acilen Baroni tipinde bir oyuncu lazımdır..

3 Ekim 2012 Çarşamba

Beşiktaş Nereye Gidiyor ?


Teşhis: Samet Aybaba'nın Beşiktaş'ının ''Takım omurgası hasta''....

100.yıL da Şampiyonluğu getiren Lucescu'nun Beşiktaş'ının omurgasını yazıp buradan bugünkü Beşiktaş'ın omurgasındaki arızaları görmek mümkündür..

Samet Aybaba'nın takımının hastalıklı omurgası:

Beşiktaş'ın omurgasını hasta eden ilk etmen Toraman...

Oyunu dar alanda oynamak gibi bir amacınız var ise defans çizgisini mümkün olduğu kadar orta çizgiye yakın kurmak elzemdir.

Defans çizgisini orta sahaya yakın kurma prensibini derinlik yaratma meraklısı Toraman'la uygulamak mümkün değildir (hatırlayınız sezon başında Mancester City'den yenilen II.gol)

Oyunu defanstan kurmak,topu ayağa paslarla orta sahaya taşımak gibi bir amacınız varsa teknik kapasitesi yüksek stoperlere ihtiyacınız vardır..Ecnebi takımlarının defans tandemlerinde Berezilyalı stoperlere daha çok yer verme sebebi bundandır.

Ben Egemen'in takımdan ayrılmasına,Sivok'un takıma dönmesine en başta bu sebepten dolayı sevinmiştim.

Toraman yumuşak bileklere sahip bir stoper değildir..Toraman'ın ayağından çıkan pasların şiddeti fazla olduğundan pasın ulaştığı oyuncu topu kontrol etmekte zorlanmakta bu durum çoğunlukla top kaybına neden olmaktadır.

Toraman'ın kendi defasının önünden Almeida'ya şişirdiği hava topları ekran başında Beşiktaş'ın sakince hücuma çıkmasını bekleyenlere saç baş yolduran ayrı bir vakadır.Bu şişirme toplar direkt top kaybı olarak istatistiklere yansımaktadır.

Toraman'ın cepheden gelen hava toplarını öne veya arkaya sektirme hatalarına lütfen maçı izlerken dikkat ediniz.

Antep'te çalışırken Toraman'ı Türk fitboluna kazandırmakla övünen Samet Aybaba % 100 fitbol programında Güntekin'in sorularını yanıtlarken Toraman'ın sezon başından beri takımın form düzeyi en yüksek fitbolcusu olduğuna dem vuraraktan kaptanını öve öve bitirememiştir.

ya Samet Hoca Toraman'ın takım için yarattığı negatif verimsizliği görmüyor ya da takımın birlik bütünlüğünü esas aldığından kaptanı kesip yedek klübesine çekmeye cesaret edemiyor...

Beşiktaş'ın omurgasını hasta eden ikinci etmen Necip...

Necip ön libero oynamayı bilmiyor..Bir Ön Libero'nun ana görevi tandemdeki iki stoperin önündeki alanı kapatmak olmalıyken biz Necip'in maç içinde sık sık bölgesini terk-i diyar eyleyip rakip fitbolculardan top kapmak amacıyla deliler gibi koştuğuna tanık oluyoruz...

Necip takım defanstayken bir Zokora bir Baroni gibi alan kaplayamadığı gibi..takım ofanstayken topu ayağına alıp orta sahadan topla gereksiz kamikaze dalışları da pek sevmekte...orada Necip'in rakibe kaptıracağı toplar direkt kalemizde gol pozisyonu doğurur.

Veli :) Veli bir orta saha fitbolcusu değildir.

Veli'yi bol bol öven Samet Hoca son maçta Hasan Türk'ü oyuna alarak en azından yanlışının farkına varmıştır diye umut ediyorum..

Veli-Necip ikilisini orta alanda yan yana oynattığınız sürece özellikle takım hücumdayken tüm yük Fernandes'e biniyor.

Veli'yi orta alanda oynatmak fitbol cinayetidir daha ne diyim ben size.

Ön Libero Toraman garabeti :)
Galatasaray maçının ilk dakikalarında ön libero Toraman'ın top kapma hevesiyle nerelere çıktığını ve o pozisyonun devamında Umut'un kaleci Cenk'le karşı karşıya kalıp yüzde yüzlük golü nasıl kaçırdığını hatırlayınız...O pozisyonu dikkatle analiz edin bir Ön liberonun nereye çıkmaması gerektiği görün.Yani demem o ki Toraman'ı önlibero da kullanmak defansta kullanmak kadar size verimsizlik olarak geri döner.

takım omurgasındaki iki ana arızayı dile getirdikten sonra Sergen rolüne soyunan Fernandes fazlasıyla kabulumdür deyip,Almeida her ne kadar bir İlhan Mansız olmasa da en azından takım savunmasında arıza yaratmıyor dan MERHEM'e yani Beşiktaş'ın takım omurgası nasıl iyileştirilebilire geçelim..

eldeki imkanlarla Beşiktaş omurgasını az çok işler kılmak mümkündür...

hemen bir sağlıklı omurga yazalım..

Samet Aybaba böyle sağlıklı bir omurga kurmadığı sürece Beşiktaş'ın maç içindeki düzensizliği savrukluğu devam edecektir.

gerekirse Veli sol açığa geçer,Olcay tek santrafor Almeida'nın arkasındaki 10 numaralığa soyundurulabilir.

yeter ki Samet hoca Toraman ve Necip ikilisinin yarattığı sorunları çözmeye heves etsin..

GELECEKTE NE OLUR ?

bu sezon Feda sezonu bundan dolayı şampiyonluk ikinci planda :) bu durumu bir kenara koyup şunları söyleyelim..

Şayet Samet Hoca takım içindeki arızalara sezon başında vakıf olsaydı Beşiktaş şu an çok rahat şampiyonluğa oynuyor olurdu..

Aurelio ve Ernst'in gidişinin ardından takıma eli ayağı düzgün bir Ön Libero alınabilirdi.

Tanju küstürülmeyip takım kadrosunda tutularak ihtiyacımız olan sağ ve solbekte kullanılabilirdi.

Egemen'in takımdan gitmesine halen daha üzülen Samet Hoca,Egemen'in çağdışılığını demek görmüyor...

buradan Escude'nin şansa transfer olduğu çıkarımında da bulunabiliriz.. 

dün geceden aklımda kalan iki adamı hemen örnek vereyim..Braga Defansının uzun boylu stoperi DOUGLAO ve Braga'nın santraforu EDER...Braga'nın bu iki oyuncuya ödediği bonservis ücretini sıfır TL 

Braga'nın ilk ve ikinci golünde EDER'in oynadığı rolü biz İlhan Mansız'dan bu yana görebildik mi ? hatırlayannınız var mı ? 

bu tip oyuncuları her zaman bulmak mümkün,sadece biraz takip etmek gerekiyor.

hatırlayacak olursanız Samet Aybaba sezon başında Berezilya'ya oyuncu izlemeye gitmişti :) tam çağdışı bir anlayış..Hoca sen hangi topçuyu izleyip transfer edipte o topçuyu üst düzey sınıfa çıkarıp başka bir klube satmışsın ?

Braga ise bunu her daim başarabilen bir klüp..

halen daha bir Scout ekimiz yok,ekibi bırakın ortada Scout'ın lafı dahi yok...en son Recep Çetin Berezilya'ya topçu izlemeye gidiyordu hava limanından döndü :)

gelecekte ne olur ? gelecek bu yazdığımız veriler ışığında halen karanlık...

NENE NENEEEE gelecek dertler bitecek....

Samet Aybaba sezon başında Nene transferi gerçekleşseydi bugünkü durumun farklı olacağına inanıyor ki halen daha Nene'nin transferi istiyor..

Ali Ece'de Nene'nin gelmesinden yana...dün mü evvelsi gün mü kendisini TRT 3'te bir 5 dakika dinledim hemen Nene isteğini belli etti..

Sayıyorum dikkat;

Ricardinho,Delgado,Lincoln,Simao,Guti,Alanzinho,Zübeyr Baya,Bulgar Leckov,Alanzinho,Elano,Adrian..

hangisi hangi derdimize derman olmuş ?

bu takımda geçen sene Guti oynuyordu,Simao oynuyordu...bozuk takım omurgası içinde ne varlık gösterebildiler ?

Ricardinho Dünya Kupasını kaldırıp Beşiktaş'a gelmedi mi ? Bu adam Beşiktaş'a ne verdi ?

Onca örnek varken ben bu NENE diye tutturanları anlayamıyorum..

geçen gün biri Twitter'dam menşın atmış Nene'nin son vuruşları çok iyi diye,ya yukarıdaki topçulardan hangisinin son vuruşu kötüydü ?

hadi diyelim bir aptallık edildi Nene transfer edildi ULAN ADAM HANGİ ZEMİNDE OYNAYACAK ?

Kadıköy'ün zemini bile yıllardır Papates tarlasıyken adam hangi Anadolu deplasmanında kalitesini ortaya koyacak ?

yukarıda saydığım onlarca topçunun yapamadığını bir Alex yaptı bir de Beşiktaş'ın son şampiyonluğunda Yusuf yaptı..

Sonuç:

Haftasonu Beşiktaş Fenerbahçe'yi yenebilir mi ? :) :) :) bende diyorum ki takımın omurgası hastayken Beşiktaş Fenerbahçe'yi yense ne olur,yenmese ne olur 
 
haftasnu Fenerbahçe'yi yeneriz ertesi hafta gider Akhisar'a yeniliriz..

OMURGA HASTA OMURGA....OMURGA İST KAPUTT !

size yukarıda sağlıklı bir omurganın ipuçlarını verdim,maçın ilk beş dakikasında takımın saha içindeki yayılışı yukarıdaki sağlıklı takım omurgasına uyuyorsa takımda iyi yönde gelişme var demektir.

yani bu sezonu maç ve maç değerlendirmenin fazlaca bir anlamı yoktur..

Not 1:Bloğun PAUSE hali devam etmektedir,Twitter'da uzun uzadıya yanıt veremediğim bazı durumların altını çizmek için bu yazıyı yazmak zorunda kaldım...

Not 2:Yazının çoğunluğuna katılıyorum yalnız Veli'yle ilgili söylediklerine katılmıyorum mukabilinden yorumları artık yazmayın,gerçekten çok sıkıldım..

Eski bir blogçunun bir atasözüyle noktayı koyalım; ''La Ligasız kalın lakin Serie A'sız kalmayın..''

1 Eylül 2012 Cumartesi

PAUSE !

Blog yazılarıma,Paşa Gönlüm tekrar yazı yazmayı isteyinceye kadar ara verdim !




25 Ağustos 2012 Cumartesi

Hafta Sonu Fitbol


25 Ağustos Cumartesi
14:45 Swansea - West Ham /Lig Tv 3
15:00 Zenit - Rubin Kazan /Lig Tv 2
16:00 Boluspor - Adana Demir /Trt Spor
16:30 G.Fürth - Bayern Munih /Trt Haber / Trt HD
17:00 Manchester United - Fulham /Lig Tv 3

17:00 Tottenham - WBA /Lig Tv 2
19:00 Sivasspor - Mersin İdmanyurdu /Lig Tv
19:30 Chelsea - Newcastle /Lig Tv 2
19:30 E.Frankfurt - Leverkusen /Trt Haber - Trt HD

20:00 Orduspor - Eskisehirspor /Lig Tv 3
21:45 Stuttgart - Wolsburg  /Trt Haber -Trt HD

21:45 Akhisar - Genclerbirligi /Lig Tv 2
21:45 Fenerbahçe - Gaziantepspor /Lig Tv
21:45 Ajax - NAC Breda /S Haber

26 Ağustos Pazar

15:30 Stoke City - Arsenal Lig /Tv 3
16:00 Kartal-Göztepe  /TRT 1

17:30 Groningen - PSV /S Haber
18:00 Liverpool - Manchester City /Lig Tv

18:30 Hannover 96 - Schalke 04 /Trt Haber-Trt HD
19:00 Bursaspor - İstanbul BSB /Lig Tv 3
20:00 Osasuna - Barcelona /Ntv Spor
20:00 Trabzonspor - Elazığspor /Lig Tv 2
20:00 Rizespor - Gaziantep BŞB /Trt 3
21:45 Beşiktaş - Galatasaray /Lig Tv

22:00 Getafe - Real Madrid /NTV

27 Ağustos Pazartesi

20:00 Karşıyaka - Manisa /Trt 3
21:00 Antalyaspor - Kayserispor /Lig Tv
23:00 Atletico Madrid - Athletic Bilbao /Ntv Spor

20 Ağustos 2012 Pazartesi

İstan.Büyükşehir Belediye:1 - Beşiktaş:1


Sezonun açılış maçında Beşiktaş zulümpiyat deplasmanında fitbol namına ortaya herhangi bir şey koyamazken;

pozisyon sıkıntısı yaşadığı ve 59.dakika'da 1-0 geri düştüğü maçta,son 15.dakika'da yaptığı hafif kıpırdanışla,83.dakikada duran toptan bulduğu golle 1 puanı almayı bildi.

Beşiktaş'ın ilk on biri belli olduğunda Toraman'ı kadroda görünce resmen yıkıldım.

Elimde otuz üçlük bir tespih yere çömelmiş halde Ferdi Tayfur dinlemeye koyuldum.

Oysaki ne hayallerim vardı:

Escude savunma kaptanlığını üstlenecek,

Escude Sivok ikilisi yumuşak bilekleriyle geriden oyun kurup topu orta saha taşıyacak.(böylelikle Fernandes geriye gelip topu almak zorunda kalmayacak)

Beşiktaş hücumdayken Escude-Sivok ikilisi birer orta saha elemanı gibi,hücuma destek sağlayarak rakip yarı alanda çoğalmamıza yardım edecek,böylelikle kenar bekleri de hücuma katılma olanağı bulacak.

Ayrıyetten top rakipteyken Escude-Sivok ikilisi defans çizgisini orta sahaya yakın kurup ve asla geri adım atmayarak alan daraltacak ve Beşiktaş'ın dar alanda daha az enerji kullanarak yaptığı yardımlaşmalı presle kapılan toplar atak üstünlüğünü Beşiktaş'ın elinde kalmasını sağlayacak.

Yukarıda size Ronaldo-Zago ikilisinden bahsettim,Lucescu'nun yıllar önce bize oynattığı çağdaş fitbolu adları değiştirerek tekrar hatırlattım..

Bugün olmadı,hayallerim gene başka bahara kaldı.

Toraman-Sivok ikilisinin önünde oynayan,Veli-Hasan ikilisi topu oyuna sokmakta yetersiz kalınca gene topu kullanma da tüm yük Fernandes'in omuzlarına bindi.

Bir de Veli 18.dakika'da sakatlanıp yerini Necip'e bırakınca Beşiktaş'ın sahadaki görüntüsü şöyle oldu,gerilere kadar topu isteyip alan Fernandes ve Fernandes'in ayağına bakan diğer 9 adam...

bu durumda oyunun kontrolünün Belediyespor'a geçmesi kadar doğal bir şey var mı ?

bu duruma Samet Aybaba maçın devre arasında müdahale eder diye bekledik,Hoca ikinci yarıya da aynı anlayışla çıktı..

HOCAM SAHADA DURUM SENİN ALEYHİNE İSE VE SEN OYUNA MÜDAHALEDE BULUNMUYORSAN O ALEYHİNE DURUM AYNEN DEVAM EDER.

nitekim 59.dakika'da golü yedik ve herkes rahatladı.

61.dakika'da Mehmet Akyüz berbat top oynayan Pektemek'in yerine oyuna girerken gene sahada bir şeylerin düzeleceğine dair umudum yoktu.

ÇÜNKÜ bu değişiklik arızalı omurgayı düzeltmeye yönelik bir değişiklik değildi.

Maçın devre arasında Twitter'dan da yazdığım gibi Hasan Türk-Oğuzhan değişikliğini ben çok daha erken bekliyordum,Samet hoca bu hamleyi 68.dakika da yaptı.

İstanbulspor bu dakikalarda 1-0'ı koruma telaşına düşüp yorgunluk ve tedirginlikle biraz geriye yaslanınca Beşiktaş oyunu rakip sahaya yıkmayı başardı.

Bu bölümlerde Oğuzhan Fernandes'i rahatlattı,hareketli Mehmet Akyüz sol açıktan Belediye kalesine yüklenmeye başladı,Olcay pas yapacak adamlar bulunca top oynamaya başladı,Hilbert'i sağ açıkta bindirirken gördük,hatta Toraman bile var gücüyle rakip alanda savaşmaya başladı.

Golümüzde Toraman'ın kişisel gayretiyle kazanılan serbest vuruşun etkisi büyük.

83.dakikada beraberlik golünü Almeida'nın kafasıyla bulunca galibiyet için ümitlendik fakat Sivok'un golü ofsayttan olup tabelaya yansımayınca bir puana razı olduk..

Oyuncu Performansları:

Beşiktaş'ın en kötü oyuncusu Uğur Boral'dı.
Maçın ilk 15.dakikalık bölümünde Beşiktaş atak oynarken,kendisini ataklara katılırken gördük sonrasında Uğur hiç ileri çıkmadığı gibi kendi bek bölgesini de savunmakta zorlandı.

Bir diğer kötü Mustafa Pektemek,her geçen gün kötüye gidiyor.
Kendi kanadını savunamayacak,pres yapamayacak,adam geçemeyecek kadar güçsüz,golü düşünmediğinden şut bile denemiyor.

Hilbert  oyunun rakip alana yığıldığı anlarda ileri çıktı,Beşiktaş'ın boyu uzadığı anlarda bek bölgesinde kalıp alanını savunmaya çalıştı bazen savunmada sıkıntıya düştü

Toraman :) mücadelesiyle akıllarda soru işareti yaratan,zayıf oyun bilgisiyle sistemi sekteye uğratan oyuncu..
Tandem stoperi asla alanını boşaltıp rakibi kovalamaz. ama Toraman kovalar :) 52.dakika'da Tom'un girdiği gol pozisyonu Toraman'ın yaptığı hataya iyi bir örnektir.
Toraman geriden Almeida'ya attığı uzun toplarla yaptığı top kayıplarıyla beni hasta etmiştir.
Toraman asla ve asla tandem oynamayı bilmemektedir.Toraman'ı kadroda gördüğünüz an galibiyetten şüphe duyun..

Hasan Türk ön liberodan ziyade 4-3-3 orta sahasının sağ iç oyuncusu rolü bu gence daha çok uyar.Kendisini eleştirecek değiliz lakin bugünkü oyunuyla uzun süre yedek klübesinde oturur

Veli kendisine Beşiktaş'ın orta sahasında asla oynamaması lazım gelen oyuncu derken bugün sakatlanıp çıktığında Beşiktaş kadrosunda bu mevkide oynayacak başka oyuncu olmadığını görünce üzüldük.

Necip ikili mücadelelerde ellerini çokca kullandığından rakibe hep duran top şansı veriyor.Necip'in top ayağındayken ben hep topu kaybedecekmiş hissine kapılıyorum.Bugün oyuna girdikten hemen sonra yaptığı kritik müdahale ile bir rakip golünü bertaraf etmiştir.
Necip gene Olcay'la girdiği verkaçla rakip kaleciyle karşı karşıya pozisyonda net gol fırsatını ise değerlendirememiştir.Büyük takım orta sahasında oynayan bir oyuncu bu pozisyonları gol yapmalı ve aklı hep rakip kalede olmalı.

Olcay Beşiktaş'ın saha içinde boyu uzadığında etkisizleşiyor.Çok koşuyorda fuleleri kısa olduğundan o koşmalar pek işe yaramıyor.Bugün nefis bir şut çekti rakibin çakal kalecisi golü çıkardı,gene Olcay'ın Necip'e yaptığı asist nefisti.Necip golü yapamadı.

Almeida attığı golle takımına can verdi,onun dışında ilk yarıda kaçırdığı bir gol var ki tam evlere şenlik..
Almeida maç içinde ara ara konsantrasyon kaybı yaşıyor..
Kendisine şişirilen hava toplarında kısa rakibinden bile hava topunu almakta zorluk çekiyor..

Ve Fernandes Beşiktaş'ın en iyisi..
Beşiktaş'ın attığı tek golde üç kişi arasındaki Almeida'nın kafasına Fernandes'in kondurduğu top müthiştir.
Fernandes'i Beşiktaş'tan alıp çıkarın Beşiktaş sıradan bir takıma dönüşür.Fernandes'i yanında mutlaka Oğuzhan oynamalı..

Mehmet Akyüz ? her oynadığında eleştirilir,oynamadığında neden takımda yok denilir pozisyon bilgisi son derece zayıf.

Cenk çok eleştiriliyordu ve bu geceki oyunuyla uzun süre sonra yüreklere su serpti..İlk yarıda bir golü tek başına önledi..

Sonuçlar;

...Beşiktaş'ın en büyük eksikliği Ernst,Zokora,Melo gibi bir oyuncusunun olmaması...Beşiktaş'In kadrosunda ön libero oynayabilecek alan kaplayan oyuncu YOK.Necip rakibi kovalamaktan,alan kaplayamıyor..

Herkes Forvet isterken biz bu duruma dikkatleri çekmiş ve Beşiktaş teknik heyetinin bu bölgeye transfer isteğinin olmadığını görünce şaşırmıştık.

Samet Hoca er ya da geç bu bölgeye bir transfer isteyecektir.Bugün Holmen Beşiktaş'ta olsaydı Beşiktaş'ın takım omurgasındaki arıza giderilmiş olurdu.

...Samet Aybaba bu geceki anlayışla Galatasaray derbisine çıkarsa maçı kesinlikle kaybeder..

Escude-Sivok tandemi mutlaka kurulmalı...Ön liberoda Necip yanında Fernandes oynamalı..Sol Açıkta Veli Sağ açıkta Olcay oynamalı..İleride Almeida'nın arkasında ya Pektemek ya da Oğuzhan rol almalı...

Uğur'un bu geceki savunma zaafiyetini görünce Tanju bir kez daha düşünülmeli diyorum.

...Quaresma :)
Olcay-Almeida-Pektemek üçlüsünün verimsizleştiği anlarda hep aklımıza o geldi.
Ve bu adam eğer ki satılmazsa mutlaka takıma dönecektir.
Lakin bizim Q7'ye önümüzdeki haftaki derby'de ihtiyacımız var :) ee nasıl olacak bu işler.

...İstanbul belediye bizden daha iyi takım,CarvalhaL Abdullah Avcı'nın takıma yerleştirdiği genetikle hiç oynamadan sahada Beşiktaş zor durumlara sokmayı başardı..

Hücumda organize ataklar hep Belediyespordan geldi.

Belediyespor yere sağlam basan sert adamlarıyla Beşiktaş'a zaman zaman kendi oyununu kabul ettirmeyi bildi.

Birde Belediyespor'un kalecisini çok beğendim.

İyi Bayramlar !

17 Ağustos 2012 Cuma

Haftasonu Maçlar


17 Agustos 2012 Cuma
21:00 EskiŞehirspor - Akhisar Belediye (LigTV)

18 Agustos 2012 Cumartesi

12:30 Spartak Moskova - Rubin Kazan (Lig TV 3) 
17:00 West Bromwich - Liverpool (Lig TV 2)
17:00 K.Karabukspor - Trabzonspor (Lig TV)
19:30 Newcastle United - Tottenham (Lig TV 3)
21:45 SB Elazigspor - Fenerbahce (Lig TV)
21:45 Gaziantepspor - Sivasspor (Lig TV 2)

19 Agustos 2012 Pazar

15:30 Wigan - Chelsea (Lig TV 3)
17:30 Mordovia - CSKA Moskova (Lig TV 2)
18:00 Manchester City - Southampton (Lig TV 3) 
20:00 İstanbul BŞB - Beşiktaş (Lig TV)

20:00 Kayserispor - Bursasor (Lig TV 2)
21:00 Real Madrid - Valencia (NTV Spor)

21:45 Mersin İdman Yurdu - Orduspor (Lig TV 3) 
23:00 Barcelona - Real Socieda (NTV Spor)

20 Ağustos Pazartesi

19:30 Gençlerbirliği-Antalya (Lig TV3)
21:00 Galatasaray-Kasımpaşa (Lig TV)

24 Temmuz 2012 Salı

The Raven (2012)

The Raven:ABD-Macaristan-İspanya ortak yapımı gerilim suç türü bir film..

Edgar Allan Poe'nun nefis duru polisiye hikayelerini edebiyatla birazcık haşır neşir olan herkes bilir.

Filmin hikayesi de bunun üzerine kurulu;

Edgar Allan Poe fanatikliğini fazlaca abartan seri katilimiz,Poe'nun polisiye hikaye yazımına ara vermesine kızarak ortalığını biraz biberlemek ister..

Katil Edgar Allan Poe'nun hikayelerinde anlattığı cinayetleri gerçek hayatta bir bir işlemeye başlar.

Katil Poe'nun sarışın manitasını kaçırınca,Polis Poe ile işbirliğine gider.

Filmin ambiansı zayıf,cinayetlerin kurgusu bir Seven'ın çok çok gerisinde..

Seri katilimiz filmin sonunda ortaya çıkıyor fakat adamın karizması yok..(seri katil cücük gibi)

Filmin sonu ise bir tuhaf olmuş,neyse burayı hiç anlatmayayım.

Bence yönetmen güzelim senaryoyu mundar etmiş.

Filme benden 10 üzerinden 6...ben filmi izlerken sıkıldım umarım siz sıkılmazsınız.

Not:Edgar Allan Poe'nun hikayelerini daha önce okuduysanız film daha çok ilginizi çekebilir,filmin senaryosunun Dante klübü adlı kitaptan esinlenerek yazıldığını düşünüyorum.

Dante Klübü'nde seri katilimiz İlahi Komedya'dan etkilenerek cinayetlerini işlerken bu filmde direkt Poe'dan etkilenmiş.

21 Temmuz 2012 Cumartesi

Beşiktaş:0 - Mancester City:2


Beceri yetersizliğinden maçı kaybettik.

Beşiktaş sahaya klasik 4-4-1-1 formasyonuyla yayıldı. 

Sahada Fernandes dahil taktik disipline uymayan,tembel niyetli tek adam yoktu.

Özellikle maçın ilk yarısında yardımlaşarak rakibi presleyen Beşiktaş,orta alanda rakibin rahat top kullanmasına izin vermedi. 

Veli-Necip-Olcay-Akyüz Mehmet dörtlüsü presle rakipten kaptıkları topları teknik becerilerinin yetersizliğinden ötürü hücumda tam verime dönüştüremediler.

Bu noktada gene top kullanmadaki tüm yük Fernandes'in omuzlara yıkıldı.

Özellikle ilk yarıda ürettiğimiz tehlikeli atakların baş rolünde Fernandes'i ve onun şık ve etkili paslarını gördük

İlk yarıda akılda kalan gol pozisyonlarımız;

Sağ kanattaki Olcay'ın pasında Fernandes'in rakip altı pastan çektiği şutun rakibe çarpıp kornere çıkması...

Fernandes'in yerden derinleme pasıyla buluşan Pektemek'in kaleciyle karşı karşıya kaldığı anda topu geriye çıkarması ve Mehmet Akyüz'ün rakip boş kaleye yolladığı şutun kaleyi tutmaması...

Gene Fernandes'in uzun pasında Mehmet Akyüz'ün topla buluşması soldan gelen Uğur Boral'a açılan top,sıfıra inen Uğur'un nefis kesmesi ve Fernandes'in altıpastan yaptığı % 100'lük gol vuruşunun rakip kaleciden dönmesi..

Güzel gol ataklarımızdı...

Bu gol ataklarında Veli-Necip ikilisinin ortalarda görünmemesi takım için negatif bir durumdur...

Dakikalara 45'i gösterirken atamayana atarlar kehaneti bir kez daha gerçekleşecektir.

Takımın kollektif defans konsantrasyonundaki bir anlık zaafiyet,Tevez'in pasıyla buluşan Aguero'nun sırtındaki Uğur Boral'a aldırmaksızın yaptığı vuruş ve ağlarımıza giden top..

Yenilen golde Ersan'ın gereksiz yere rakibe müdahale çabasının da etkisi vardır.

Cenk bir topu da çıkar bea diyenler,abiler o top çıkmaz bea diyorum.

Maçın ilk yarısı 0-1'lık skorla sona ererken,maçı izlediğim Kanal ESPN'in spikeri aynen şu sözü söyledi:''İyi top oynayan Beşiktaş'tı,golü Mancester City attı'' ki bende aynı fikirdeyim.

55.dakika'da defansımızın arkasına atılan topla buluşan Kompany Cenk'le karşı karşıya kaldığı anda mükemmel bir gol vuruşuyla topu ikinci kez ağlarımızla buluşturur.
Kompany gol vuruşunu yaptığı anda Toraman'ın kayarak rakibini engelleme çabası başarılı olamaz.
Kompany'nin gol vuruşuna Cenk hafifçe dokunsa da top gene ağlara gider.  
Bu pozisyonda Cenk keşke çıkmasaydı diyenlere bir şey demiyorum.

Benim asıl üzüldüğüm nokta skor 0-2 olduktan sonra Beşiktaş'ta başlayan moral çöküntüdür.

Golden sonra Fernandes'in pasıyla topla buluşan Veli 20 mt'den sağ ayağının içiyle hayatının plasesini yapar,top direkten döner :(

70.dakika'dan sonra üst üste gelen oyuncu değişiklikleriyle maçın içine edilir.Biz her bir dakikada bir oyuncu değiştirirken Mancester City üç oyuncuyu aynı anda değiştirmesi oyunun devamını sağlamak açısından önemlidir.

Bu girenin çıkanın belli olmadığı anlarda oyuna giren Muhammed,Kadir,Mertcan,Erkan,Hasan Türk gibi gençler kendilerini gösteremeden maç biter.

Maçın Yıldızı,şerefsiz basınımız tarafından kampın mutsuz isteksiz adamı diye nitelenen Fernandes'dir.

Fernandes niyeti bozup çoştuğu anlarda neler yapabileceğini bir kez daha ortaya koymuştur.

Sonuçlar;

Premier League şampiyonu Mancester City karşısında takımımız taktik disipline sadık şekilde elinden geldiğini sahada ortaya koymuştur.

Bu takım bu gece oynadığı oyunla hiçbir şekilde ağır eleştiriyi hak etmiyor.

Eleştirilecek en önemli nokta oyuncuların kapasitesidir ki bu da bu yazının ilk cümlesidir.

Samet Hoca ve ekibi,
Veli'den orta saha oyuncusu olmayacağını,

Pektemek'in santrafordan çok sağ veya sol açıkta uzak forvet şeklinde oynadığından daha verimli olacağını,

Alan daraltmayı seven Ersan'la,defansta derinlik yaratma sevdalısı çağdışı Toraman arasındaki uyumsuzluğu en kısa zamanda görür diye düşünüyorum. 

İsmail'in yokluğunda zayıf Anadolu takımlarına karşı Uğur Boral belki sol bekte riske edilebilir.

Sonsözler;

Ospina hadi neyse de,Aluka'nun YOUTUBE'dan videosunu izleyip,bu fitbolcuya anında hayran olup,transferi için bastıranlara hayret ediyorum.

Bu takımın I.derece ihtiyacı olan adam defanstan top çıkarmayı bilen tecrübeli bir stoperdir.

Bu takımın II.derece ihtiyacı olan adam ön libero mevkiinde,topun peşinden bıdır bıdır koşmak yerine,alan kaplamayı bilen Zokora tipinde bir ön liberodur.

Kaleci bile alınmayıp Cenk'le bir sezon geçirilebilir lakin yukarıdaki transfer hamleleri bence şarttır. 

Sonsözün sonsözü;

Bu takım bu geceki sade,iyi niyetli oyunuyla desteklenmeyi fazlasıyla hak ediyor,kombinelere hücum.

Ulvi ve Recep Çetin'i klübede her gördüğümde Gordon'lu eski günlere gidip duygulanıyorum.

19 Temmuz 2012 Perşembe

Beşiktaş'ın Stoper İhtiyacı


Dün gece gezmekten gelmişim biraz nefes alıp soluklananayım dedim ama ne mümkün :) açtım tv'yi baktım Tamer Kıran.

Beşiktaş fitbol şube sorumlusu Tamer Kıran CnnTürk canlı yayınında Beşiktaş kadrosunda bulunan stoperlerin isimlerini sayarak,Beşiktaş'ın stoper ihtiyacı olmadığını söyledi.

Bir kaç gün önce de,Samet Aybaba Ntvspor canlı yayınında stoper isteğini Hakan Gündoğar'a açıklamıştı.

Escude haberleri de Samet Aybaba'nın bu açıklaması üzerine spor basınımızda çıkmaya başladı.

Samet Aybaba ve teknik ekibinin stoper sorununu teşhise ve tedavisine yönelik girişimlerini görüp sevinmişken,Tamer Kıran'ın dün gece yaptığı açıklamayla hayal kırıklığına uğradım.


Tamer Kıran'a böyle bir açıklamayı nasıl yapabildiğine de biraz şaşırdım.

Tamer Kıran'ın açıklaması Beşiktaş teknik heyetiyle,fitbol şubesinin fitbolu bilmeyen yönetici grubu arasındaki görüş ayrılıklarının basına ilanı gibi bir şeydir.

Bu da Akbaba modunda bekleyen şerefli spor basınımıza alın size malzeme demekten başka şey değildir.

Bakalım Fikret Orman Beşiktaş'ın fitbol şubesini ne zaman profesyonellere teslim edecek..

Gelelim işin teknik kısmına;

Egemen'den başlayalım :)

Samet Aybaba'ya ilk eleştiriler adlı yazımızda,Samet Aybaba'nın takımı oynatmayı düşündüğü 4-1-3-2 formasyonuna en uygun stoperlerin Sivok-Ersan olduğunu yazmış,

Egemen'in bu sisteme uymadığını takımda tutulmasının hata olduğunu,Sivok'un ise takımdan gönderilmesinin hata olduğunu yazıp eleştirmiştik.

Bu yazımızın ardından yaşanan gelişmeler sonucunda Egemen fener'e gitti,Sivok takıma geri döndü  her şey kader gereği doğrusunu bulunca da acaip sevinmiştik.

Egemen geçen sezon tam ELLİ DÖRT maç oynayarak büyük bir profesyonellik örneği sergilemiştir.

Lakin benim fitbol görüşüme göre Egemen çağ dışı bir stoperdir.

Çağın fitbolu stoperlerden orta alana yakın oynayıp alan daraltmalarını,takım hücuma çıkarken oyunu geriden kurup al gülüm ver gülüm paslarla topu ileri taşımalarını,gerektiğinde orta sahaya yardımcı olmalarını ve gol yollarında golü koklamalarını ister.

Egemen mükemmel bir kesici olup yukarıda saydıklarımın tam tersini sahada yapar.

Ayağa pas yapamaz,ayağa pas yapamadığından top orta sahaya kadar taşınaMAZ.

Takımın boyu uzar.

Fernandes geriden top çıkarmak için defans önünde gelir ve takımın uzayan boyunda,kopan hatları tekrar birleştirmek için topu tek başına ileriye taşımaya çalışır,çoğu zamanda pas verecek adam bulamaz.

Takımın boyu uzadığı için takım geniş alanda daha çok efor sarfetmek zorunda kalır.

Takımın boyu uzadığı için gerideki stoperler topu Fernandes'le buluşturmadıkları zamanda topu ileriye şişirmek zorunda kalır..

bu durumda size top kaybı olarak geri döner.

Egemen'le atak devamlılığı sağlayamaz,gol yollarında verim alamazsınız.

Bu noktada Samet Aybaba'nın ayaklarına hakim kolombiyalı kaleci Ospina'yı isteme nedenlerinden birini de topu geriden oyuna sokmadaki sorunları bir nebze olsun hafifletmek olduğunu pekala görebilirsiniz.

Bu kadar satırı Egemen'in gidişine üzülen arkadaşlar için yazdım.

Şimdi gelelim eldeki Stoperlere Berat,Atınç,Sivok,Ersan,Sezer ve Toraman.

Kağıt üzerinde Sivok ve Ersan kuşkusuz bu takımın tandemini oluşturacak en ideal ikilidir.

Lakin Sivok'un ve Ersan'ın iki kere diz yan bağlarından sakatlandıkları unutulmamalıdır.

Sivok'un Milan kariyerini noktalandıran bu sakatlıktır.Sivok ilk yan bağ sakatlığından aldığı dersle,ikinci yan bağ sakatlığında kendini zorlamayıp doğru bir yol izleyerek takıma geri dönmesini bilmiş ve geçen sezon Egemen'le takımın değişmezi olmuştur.

Ersan ise ilk diz yan bağ sakatlığı tam anlamıyla atlatamadan bir kez daha aynı yerden sakatlanmış ve geçen sezonu maalesef kaçırmıştır.

Yani demem o ki bu iki oyuncu da sizi yarı yolda bırakabilir..

dahası sakatlıktan yeni çıkan Ersan'ın fiziki noksanlıkları son Klagenfurt maçında net şekilde görülmüştür.

Sivok'un yanına Atınç desek ? Atınç oyunu ileride oynamaya çalışan ayağa pas kabiliyeti olan iyi bir oyuncudur.

Atınç'ın en önemli eksikliği birebirde rakibe müdahalelerdeki tecrübesizliğinden ötürü yaptığı faullerdir.

Atınç zamanla gelişir de Samet hoca koca sezonu Atınç'ın gelişimine güvenerek riske atar mı ?

Sezer'i sezon boyunca ara ara Bank Asya'da takip ettik,kritik anlarda yaptığı hatalara şahit olduk.

Ben Berat-Sezer ikilisini Beşiktaş seviyesinde görmüyorum..

Bir de şöyle düşünün Sivok'un yanında Berat'la,Sezer'le veya en iyi isim Atınç'la Beşiktaş derby kazanabilir mi?

Sow,Burak,Elmander,Alex ve ezeli düşmanımız hakemler karşısında bu çocuklar ne yapar ?

Ve Toraman ? Üzülmez'le kavgaları,saha içinde arkadaşlarına gösterdiği hal ve tavırlardan ötürü ben kendisini kaptanlığa en az hakeden kişi olarak görüyorum.

Toraman'ın stoperliğine gelince kendisini bir stoperde bulunmaması gereken tüm özellikleri bünyesinde barındırıyor.Bunları zamanında Forza'da yazdığımızda fikirsizlerden yediğim küfürleri hatırladıkça gülerim.

Bu Blog'ta yazdığımız yüzlerce satırla Toraman'ı eleştirmek bıkmış biri olarak bu mevzunun derinine artık girmek istemiyorum

Toraman'ı Samet Aybaba'nın Türk fitboluna kazandırmasına ah Hoca yaktın bizi denir.

Sonuç;Beşiktaş'ın acil olarak ayağa pas yapan,geriden oyun kurabilen,tecrübeli bir stopere ihtiyacı vardır.

Tamer Kıran belki parasal sıkıntıyı göz önünde tutup stopere ihtiyaç olunmadığını söylüyor.

Samet Aybaba ve ekibi soruna teşhise koymuşken bu stoper konusu hal olunmalıdır.

Escude veya bir başkası benim tercihim Santana olurdu.

Bir Santrafor hata yapıp gol atamadığı zaman sadece gol kaçırmış olur,skor değişmez,bir stoper hata yapıp takımına gol yedirdiğinde,takım galibiyet için en az iki gol atmak zorundadır.

Ayağa pas yapan bir Stoper takımının HÜCUMDAKİ verimi %15 artırır,enerji tasarrufu sağlar.

Stoper mevzuuda bu kadar önemlidir.

Ernst'in gidişinin ardından,Ön libero konusunda tasasızlık ileride takımın başına dert olacaktır.

Cristian,Mehmet Topal,Zokora ve Melo'ya karşılık.Necip? Hasan Türk ? Mehmet ? Fernandes ? Fernandes bu mevkide oynarsa hücumdaki verim düşer.

Yarın Mancester City maçında ak koyun kara koyun meydana çıkar.

Ben yarın ki maçtan oyun sistem disiplin anlamında çok ümitliyim.

Sonsöz;Kolombiyalı Mario Yepes...(yazının fotosu)

09-10 sezonun Chievo maçlarını izlerken stoper mevkiinde kendisine hayran kaldığım oyuncudur..

O sezonun ardından Milan bu performansa kayıtsız kalamayarak kendisini 34 yaşındayken transfer etmiştir.

Milan'da yekünde 36 maça çıkmıştır.(iki sezonda)

Stoperin tecrübelisi makbuldür,Escude 33 yaşındaymış bunlara fazlaca kafayı takmayın.

Escude gelirse sevinin,gelmezse ve stopere hiç transfer yapılmazsa bu sezon daha başlamadan bitebilir.

16 Temmuz 2012 Pazartesi

Beşiktaş:4 - Klagenfurt:2


Klagenfurt maçı bir hazırlık maçının ötesinde A takıma oyuncu seçme maçı gibiydi.

Hasan Türk ve Muhammed sakatlıkları sebebiyle maç kadrosunda yoktular.

Aklımda kaldığı kadarıyla oyuncu performansları yazmak istedim;

Sağ bek Rıdvan;ilk golde getirdiği top rakibin belini kırışı ve topu yerden ceza sahasına kesmesi müthişti.

Stoper Berat;Ürkek kendine güvensiz top oynadı. 

Stoper Sezer;Berat'ın tam tersine kendinden emin ve yer yer Bank Asya ligi sertliğini sahaya yansıtan bir yapıdaydı.

Sol bek Erkan Kaş;ilk yarı boyunca sol bek bölgesinde savunma anlamında aksadı durdu.Samet Hoca onu II.yarıda sol açığa alınca daha fazla verim verdi,attığı gol güzeldi.

Burak Kaplan:Serbest atıştan mükemmel bir gol attı lakin o kadar genç oyuncunun içinde bile ön plana çıkmadı.Sanki Burak o gençlerden biri gibiydi.

Oğuzhan;Isıran kovalayan bir takımda alanında kalmayı tercih etti,takımına Hollandalı kaldı.Topsuz oyunda pek görülmedi.II:yarının başında attığı bir pas var ki mükemmel ötesi..

Mehmet ? Koca bir soru işareti 

Mehmet Akyüz,takımın 25 yaşındaki ağabeyi olarak daha fazla insiyatif kullandı.Oyun aklı fazla gelişmiş değil olmayacak yerlerde olmayacak zamanda topla buluşuyor.

Kadir Arı;İlk golde takipçiliği konuşturdu.

Mehmet Akyüz,Kadir Arı ikilisinin orta sahadan kopuk yaptığı pres doğal olarak etkili olmadı.

Ümit Karaal;sonradan oyuna girdi fazlaca kendini gösteremedi ama içimden bir his bu çocuk ileride iyi topçu olacak diyor.

Emre sol bek te II.yarıda oynadı..Sadece bir kez ileri çıktı..Sol Bek Bölgesinden şişirdiği toplar beni hasta etti.Bu çocuk bir türlü ilerleme kaydedemiyor.

Mertcan'ın sakatlık talihsizliği bu maçta da devam etti,enerjisi hırsı yüksek olmasına rağmen dişe dokunur bir verim üretemedi. 

Ersan Adem;sakatlıklar onu bezdirmiş gibi.Eski formundan çok uzak tabiri yerindeyse külçe gibi..

Atınç;yüksek boyu sebebiyle ince hareketlerde vücudunu kontrol etmekte zorlanıyor.Kritik hamleleri bu yüzden faulle sonuçlanıyor.

Sakatlıktan yeni çıkmış Tanju'yu kutlamak lazım.

Kalecilerimiz için bir şeyler yazmak istemiyorum.

Rakip takımdaki Tazemeta herhalde bizim Diyabakırlı Tazemeta idi.

Sonuç 1;genç oyunculardan kurulu Beşiktaş kollektif disipline maç boyu uymasına rağmen tabiri yerindeyse silikti.

Hah işte A takıma güvenle koyun diyebileceğimiz maalesef bir tane tam donanımlı oyuncu sahada yoktu.

Kaleye gördüğümüzde çektiğimiz şutlar,oyunu geriden başlatma prensibine sadakat,hareketli oyun sebebiyle pas alışverişinde sağlanan güzellikler güzeldi 

Bu takımın en büyük sorunu stoper bölgesinde..Samet Hoca'nın Escude'yi istemesini hastalığa doğru teşhis olarak görüyorum..Escude veya başkası isim önemli değil.Önemli olan hastalığa konulan doğru teşhis.

Sivok'un yanında şu anda mevcut kadroda Süper Lig kalitesini kaldıracak oyuncumuz maalesef yok.

Pimi çekik el bombası Toraman,form tutması belli ki uzun süre alacak Ersan,Beşiktaş'ın topçusu olmayan Sezer ve Berat'la olacak işler değil bunlar.

Bir de teknik heyetin Ön Libero mevzuundaki tasasızlığı bir başka gariplik.Fernandes'i o bölgede kullanmak bizi hücumda etkisiz bırakabilir.

Kaldıki Fernandes'ten başka Ön Libero gibi kritik bir görevi üstlenecek başka topçu kadrodan kimdir ? Gençlerbirliğinden gelen Mehmet mi ?

Sonuç 2:Gençlerden iki üç oyuncu A takıma kazandırılır mı diye bekliyoduk,yok olmayacak gibi.

Muhammed belki Oğuzhan başka bir isim maalesef zor.

ben Ümit Karaal'ı beğendim,nedeni de topsuz oyundaki hareketliliği ve pozisyonlardaki öngörüsü.

Sonuç 3:İstanbul Belediye ve arkasından Galatasaray derbisi fikstür böyle umarım Samet Hoca bu süreçten fazlaca yara almadan çıkar.

Sonuç 4:Yönetimde maçtan istifade Erkek Voleybol Şubesinin kapatıldığı açıklamış.

Şu taraftarın yüzü 9 yıldır yönetimden yana gülmedi ve gülmemeye devam ediyor.

ha bu arada kırmızı Feda t-shirtleri satışa sunulacakmış..

15 Temmuz 2012 Pazar

Doktor March'ın Dört Oğlu-Brigitte Aubert


''Doktor March'ın Dört Oğlu'' yazar Brigitte Aubert'in,tuhaf bir aileyi anlattığı polisiye-gerilim türü kısa romanıdır..

Doktor March ve karısı dördüz oğullara sahip ilginç bir ailedir.

Dördüzlerden önce ailenin en büyük oğlu bir kaza sonucu ölünce;Doktor March'ın karısı hayata küsmüş ve dünyadan elini ayağını çekmiştir.

Bu dördüzlerden biri çift kişilikli öldürmeye meraklı cinsi sapık bir katildir.

Ve eleman her işlediği cinayeti günlüğüne kaydetmektedir.

Evin hizmetçisi Jeanie,kazara bu günlüğü bulunca katille ister istemez muhattap olmaya başlar..

Jeanie dört oğlandan biri olan katilin kimliğini kendince tespit etmeye çalışır,polise gidemez çünkü Jeanie'nin bir küçük kusuru vardır.

Kitap Katilin günlüğü,Jeanie'nin günlüğü,şeklinde yazıldığından okuduğunuz diğer kitaplardan farklı bir yolla olaylar anlatılıyor.

Kitap 150 küsur sayfa olmasına rağmen okunması zor.

Herhalde bunda çevirmenin suçu büyük.

Lakin kitabın sonu bir acaip,şaşırtıcı,etkileyici...

Polisiye cinai roman türünün meraklıları bu kitabı mutlaka okumalı..

Acaba bu hikaye beyaz perdeye aktarılmış mıdır ?

22 Haziran 2012 Cuma

Samet Aybaba'ya ilk eleştiriler


Hoca'nın Lig TV'ye verdiği ilk röportajı ve Berezilya'ya gitmesinin ardından kafamda gittikçe büyüyen soru işaretlerini yazıya dökmek istedim.

Samet Aybaba şu an Berezilya'da fitbolcu izliyor :)

Bir klübün profesyonel scoutları olur,bu elemanlar belli performans kriterlerine fitbolcuları uzun süre takip ederler.

Kriterlere uyan fitbolcuların transferi söz konusu olduğunda ftbolcunun aile yapısı,karakteri araştırılır.

Fitbolcu takıma yarar sağlayacaksa alınır ya da alınmaz. Teknik direktör fitbolcu izleyebilir fakat yalnızca bir kişinin izleyip,beğendiği transfer ettiği topçudan da hayır gelmez.

tamam Samet Hoca fitbolcu izliyorsun,iyi de neden Berezilya ?

Edu,Nobre,Tabata,yaşlı Aurelio,Elano,Ailton,Marcelinho,Jarro,Kleberson (Kleberson yahu boru değil),
Rico Paşa,JO,Felipe,Pinto,Prates,Conceicao,Lincoln,Sidnei,Billica,hatta Arsenal'e giden Santos....

hangi Berezilyalı hangi derdimize derman olmuş Hoca ?

Akıllarda iz bırakan Berezilyalılar'ı sayarasak Alex,Zago-Ronaldo,Aurelio belki biraz Cristian Baroni...

Bobo diyeni döverim :) 

İlla fitbolcu izlemek istiyorsan; 

Alamanya,Fransa,Çek Cumhuriyeti,Romanya,Polonya,Rusya,İtalya,Hollanda'nın suyu mu çıktı...

Berezilyalılar vurdumduymaz ve bizim memlekete uyum sağlayamıyorlar.

Bunun görülmesi için kaç tane daha Berezilyalı gelmeli ?

Samet Hoca 2008 yılında Bursaspor'da iken,transfer edilen Melo,Gomes,Magrao,Marcelo Berezilyalı dörtlüsünden hangisi verim vermiş ?

Berezilyalılar'ın tam tersi;
Almanya'dan son zamanlarda üç topçu aldık Hilbert,Ernst,Fink...hangisi çok çok kötü çıktı ?

Almanlar iyi kötü bir çizgi tutturup sezon boyunca takır takır toplarını oynuyorlar.

Hangi Alman'ın maraz çıkardığını duyduk ? 

Borissia Dortmund takım iskeletini kaç paraya,nereden aldığı topçular üzerine kurmuş ?

Benim fitbol ezberimde stoperlerden bir tanesinin Berezilyalı olması kabulümdür.

Ronaldo-Zago gibi...Onun dışında ben Berezilyalı sevmem,Alman severim.

tamam Samet Hoca diyelim ki Berezilya'da çok şahane fitbolcular buldun...

İyide kadrodan hangi yabancıyı gönderipte bu şahane Berezilyalıları monte edeceksin ?

Yabancı fitbolcularımızın kapı gibi sözleşmeleri var,gitmem dedikleri anda paralarını vermeye mecbursun.

Samet Hoca'nın 4-1-3-2 formasyonu 

Bu formasyonda oyunu geniş alanda oynamak intihar olur.. 

Bu formasyonda herhalde defans çizgisi orta sahaya yakın kurulacaktır.

Buna göre de bu sisteme en uygun stoperler Sivok ve Ersan olduğu ayan beyan ortadadır.

Sivok'la sözleşme yenilememişsin :) Sakat Ersan'ın ise durumu hala belirsizken,

bu sisteme uymayan Egemen'le sözleşme uzatmayı ben bir türlü anlayamadım.

Egemen ve Toraman savunma çizgisi orta sahaya yakın bir takımda dar alanda oynayabilecek,ayağa pas yapıp geriden oyun kurabilecek yapıda bir oyuncular değil..

Egemen istikrarlı kesici bir stoper,Toraman Beşiktaş'ta miadını doldurmuş bir oyuncu.

Samet Hoca'nın Berezilya'dan bir stoper getirme planı varsa orası bilemem.

4-1-3-2 formasyonunun defans önü tek çıpa görevini kim üstlenecek ? Ernst,Aurelio,Necip

Necip bence alan kaplamayı,ön Libero oynamayı bilmiyor,Aurelio yaşlı geriye tek kalan Ernst'le bu iş nereye kadar gider.

Öndeki beşli pres yapmazsa bu istem nasıl işler ?
Zokora tipinde bir oyuncu bulunması şart.


Samet Hoca takıma düz 4-4-1-1 oynatacam dese çok sevinirdim...
Nedir bu 4-1-3-2 anlamış değilim.


Ali Kuçik ? Samet Aybaba'nın Göztepe'ye giden Ali Kuçik'e üzülmesine,geri istemesine de bir anlam veremedim

Ali Kuçik topa vurmayı bilmeyen forvettir.

Ali Kuçik'İn tek özelliği Beşiktaş altyapısından çıkmış olması....

Schuster Ali Kuçik'i oynatmaya başladığın da pişmeyeceğini,kaybolup gideceğini çok önceden yazmıştık.

Muhammed'de bu fizikle Beşiktaş'ta oynayamaz.

Oğuzhan'ı izleyecez..

Berat transferi tam fiyaskodur..

Atınç,Berat'tan daha iyi topçudur..Berat'ı Atınç'ın önüne geçmesinin yegane sebebi piyasa önünde top oynamasıdır.


sonuç;
Daha Sezon başlamamış Hoca'yı eleştiriyorsun ? diyenlere sözüm Hoca bu dönemde eleştirilir.

Doğru adımlar atılmazsa da sezon Beşiktaş için başladığı gün biter.

Samet Hoca'nın Holmen tipinde adam arayacağına Berezilyalarda topçu araması,

mis gibi düz 4-4-2 varken 4-1-3-2 formasyonunda takımı oynatacam demesi,

Ali Kuçik demesi,

hiç iyi emareler değil...

Samet hoca herhalde 4 sezon Beşiktaş'ın başında kalacağını umut ediyor.

Biri ona tek atımlık barutu olduğu söylemeli..


16 Haziran 2012 Cumartesi

Samet Aybaba Beşiktaş'ta


Ragnick,Van GaaL,Mehmet Özdilek,Rıza Çalımbay,Hikmet Karaman,Zico,Gerets,

Genç Denizli,

Sümerlerden kalma Ericskson derken......... 

Beşiktaş'ın yeni Hoca'sı pek az taraftarın gönlünden geçen isim Samet Aybaba oldu.

hayırlısı...

Samet Aybaba'nın kariyerinde ilgi çekici yönler:

--Trabzonspor ve Gençlerbirliğiyle kazandığı iki Türkiye Kupası...

--Son dört sezondaki kağıt üzerindeki bariz başarısızlıkları...

2011-2012 yani geçen sezon takım çalıştırmamış

2010-2011 sezonunda Bucaspor'u küme düşürmüş.(5 galibiyet-4 beraberlik-17 mağlubiyet)

2009-2010 sezonunda takım çalıştırmamış

2008-2009 sezonunda önce Gençlerbirliği ardından Bursaspor'da çalışmış (13 galibiyet-8 beraberlik-15 Mağlubiyet)

bunları SADECE kağıt üstünde değerlendirmeli,

misal 1;Bursaspor'un şampiyonluğunu hazırlayan,Samet hoca tarafından gerçekleştirilen gençleştirme operasyonunu yukarıdaki verilerden okumak mümkün değildir.

misal 2;Bucaspor'u Samet Aybaba küme düşürmüştür de Bülent Uygun'un Bucaspor'da yarattığı büyük tahribatta hesaba katılmalıdır. 

Beşiktaş neden Samet Hoca'yı seçti ? 

Sorusunun yanıtı:Beşiktaş Samet Hoca'yı seçmedi,fitbol aklı olmayan ve ekonomik zorluklarla uğraşan Beşiktaş Samet Hoca'ya mecbur kaldı.

Çünkü Beşiktaş'ın
zamanında İstanbul Büyükşehir Belediyespor'da öne çıkan Abdullah Avcı'yı getirecek fitbol aklı yoktu.

Çünkü Beşiktaş'ın çağdışı yönetim anlayışından kaynaklanan kararsızlığına Beşiktaş'ın kaptanı Rıza Çalımbay bile katlanamadı. 

Çünkü Beşiktaş'ın ekonomik zorluklarla uğraştığını Ragnick,Van GaaL kadar sokaktaki çocuk da biliyordu.

Beşiktaş sözde Beşiktaş'lı Mustafa Denizli'yi bile ikna edemedi..Çünkü Denizli 3.750 ücret alan Q7'nin kalmasını şart koymuş :) Allah'tan şart koşmuş.
Üstüne birde Denizli'nin komisyonunu yani ücretini eklendin mi ? üfff 

Samet Aybaba'nın Beşiktaş'la dört senelik sözleşme imzalaması kağıt üzerindeki kıymetsiz bir görüntüdür..

Önümüzdeki seçimlerde Fikret Orman'ın tekrar başkan seçileceğinin garantisi var mı ?

Samet Aybaba başarısız olursa altyapı,gelecek havuçlarıyla taraftar ne kadar oyalanabilir ?

hem bir sözleşmeyi sözleşme yapan Samet Aybaba'ya gönderilmesi durumunda verilecek tazminat miktarıdır.

bu tazminatın sıfır TL olduğunu şimdiden tahmin etmek güç olmasa gerek...

Çünkü o Beşiktaş'ın çocuğu....

Samet Aybaba Beşiktaş'ta başarılı olabilir mi ?

Samet Aybaba'nın en önemli özelliği takım kadrosunda arıza çıkaran topçulara yol vermesi ve altyapıdan gelen fitbolculara güvenmesidir.

Altyapıdan bir kaç oyuncuyu A takıma kazandırırsa bu bile büyük devrim olur.

Samet Aybaba takımlarını,Rıza Çalımbay'ın tempolu-disiplinli takımlarına benzetmek mümkündür..

Muhtemel yardımcıları has Beşiktaş'lılar Recep,Ulvi,Gökhan faktörleri de unutulmamalıdır.   

başarıdan önce taraftar yapılanmaya odaklanmalıdır.

Son söz;

Samet Aybaba ismi sanki biraz nasipmiş gibi oldu.Yukarıdaki isimler düşünüldüğünden belki de eğrisi doğrusuna denk geldi Samet Aybaba adı cuk gibi oturdu gibi geliyor.Bu cümleler mantıktan öte hissetiklerimdir. 

Sonsözün sonsözü;

Zaman zaman Beşiktaş'ın içinde bulunduğu borç batağını unutup,Van Gaal Ragnick gibi olmayacak isimler istemek,akıllıca bir düşünce gibi görünmese de,Beşiktaş'ı hep yükseklerde görmek isteğimizden ileri gelir.

Beşiktaş'ı Yönetenler değişti,Köhnemiş Zihniyet değişmedi


Bugünlerde Beşiktaş'ın başındaki en büyük bela fitbolu yönetmeye meraklı yönetim kurulu üyeleridir.

Seçim döneminde;''Beşiktaş'ı profesyoneller yönetecek'' diyen Fikret Başkan,Fitbol Komitesi saçmalığının kurulmasına izin vererek taaaaa en başta fitbol şubesinin profesyonelleşmesi projesini engellemiştir.

Bozuk yapı,İbrahim Altınsay'ı da kısa sürede kendi içinden atarak ''fitbolu en iyi biz biliriz,fitbol üzerinden reklamımızı yapmaya devam'' ederiz zihniyetiyle kendi bildiğini okumaya başlamıştır.

(İbrahim Altınsay-Cem Bilge'nin Basketbolun şampiyonluk günü istifaları da skandaldır ama o konuya bu yazıda değinmeyeceğim)

İnşaat Mühendisi bir başkanın ''Beşiktaş'ın teknik direktörü yabancı olacak'' demesi....

Avukat Levent Erdoğan'ın ''Beşiktaş teknik direktörü yerli olacak'' demesi...

Yukarıda bahsettiğim bozuk zihniyetin ara ara dışarıya vurulan örnekleridir.

Yirmi kişilik,fitbolun P'sinden anlamayan bir yönetim kurulunun,önlerine getirilen teknik direktör listesindeki isimleri tartışıp,oylaması kadar komik şey olabilir mi ?

Bunun adı Demokrasi'den ziyade fitbol yönetiminde söz sahibi olup kendi reklamını yapabilme telaşıdır.

Beşiktaş yönetim kurulu,fitbol komitesi saçmalığını kurmadan önce Fitbolun başına bir sportif direktör getirip,teknik direktör seçimini de bu şahsa bırakmalıydı.

Bu şahıs Sergen Yalçın,Rasim Kara,Rıza Çalımbay,Metin Tekin isimlerinden biri olabilirdi..

Eğer sportif direktör'ün seçtiği teknik direktör başarısız olursa bu ismi görevden alacak merci gene sportif direktörün kendisi olmalıdır.

Yönetim asla ama asla fitbola burnunu sok-ma-ma-lı-dır.

Yönetimin yetki sınırı anca ve anca kendisinin görevlendirdiği sportif direktörü görevden alabilmek olmalıdır.

Beşiktaş yönetimi değişmesine rağmen,yılların babadan kalma usullerle klüp yönetme zihniyeti dimdik ayakta...

27 Mayıs 2012 Pazar

?? Beşiktaş Hoca seçimi ??


Sistemden daha çok isme odaklanan,hocadan çok kurtarıcı,reis arayan bizim gibi doğu toplumlarının taraftar zihniyeti şöylece tasvir etmek gerekirse;

Öyle bir Hoca gelsin ki;
..az paraya iyi topçular getirsin,
..takıma göze hoş gelen top oynatsın,
..altyapıya önem versin,ilk maçta Muhammed'i sahaya sürsün,
..renkli basına fazla yüz vermeyip gerektiğinde lafı gediğine koysun,
..geldiği ilk sezonda bizi şampiyon yapsın,akabinde altı sezon daha şampiyon yapsın,
..karizmatik bir Hoca olsun mümkünse biraz da kıllı olsun..hakketten yuh yani !

bu tutarsız isteklerin buluştuğu ilk Hoca adayımızda Biliç'ti :) Allah'tan kendisi Lokomotif Moskova'ya gitti de yırttık.

Her Hoca'nın artıları ve eksileri var..burada mühim olan yeni yönetimin,klüp şartlarını göz önünde bulundurup yeni gelecek isimle doğru yapılanmayı oluşturabilmesidir.

Ortada dolaşan Hoca isimleri üzerinden 'Beşiktaş'a hangisi nasıl yarar sağlayabilir ?' sorusu üzerinden gidecek olursak..

İnternet ortamında dolaşan Bielsa,Löw,Lucescu gibi adları gelmelerinin imkansızlığı sebebiyle baştan geçiyorum.

..Ragnick;sıfırdan takım kurma becerisine sahip,fitbola aşık bir adam...Şayet kendisine makul bir transfer bütçesi sunulsaydı ve iyi para önerilseydi Beşiktaş'ın geleceğini rahatlıkla kurabilirdi,olmadı.

..Mustafa Denizli;oyun-takım istikrarSIZlığının sembolü,şampiyon olduğumuz sezon beni bunalıma sokmayı başarmış adamdır.

Sivok'u ısrarla ön libero oynatıp Cisse'yi yedek oturtan,yaşlı Yusuf'u bir maçta sol bek oynatan,Toraman'ı ön liberoda kullanmaya çalışan,Trabzon deplasmanına 5-3-2 saçma formasyonuyla çıkan aynı formasyonu Mancester United deplasmanında da sürdüren ve iki maçtan da galibiyetle ayrılan :)

Şampiyon olduğumuz sezon sonu Çeşme'ye gidip Nobre,Nihat,Tabata transferlerine ses etmeyen akabinde takımın başına geçen bir garip adam..

Önümüzdeki günlerde Mustafa Denizli takımın başına gelirse Beşiktaş için gelecek değil şimdi önem kazanır ve Denizli ile herhangi bir istikrar kurulamaz.

..Samet Aybaba;nın en büyük başarısı Bursa takımını gençleştirip Bursa'nın ilk şampiyonluğunun temellerini atmasıdır.
Samet Aybaba'nın kariyerinde istikrar ve başarı kelimelerinin karşılığını bulmak zordur.

..Ertuğrul Sağlam Son Türkiye Kupası finalinden bir örnek vereyim; Fener'e karşı Pinto'yu en uca,arkasına Batalla'yı monte etmiş..Onların arkasına Endaye'yi Adem'den bağımsız oynatarak Alex'in sahada rahatça fink atması için çok güzel bir ortam hazırlamış..

Maçın ilk yarısı 2-0 fener lehine bitmesine rağmen durumu çözemeyip II.yarıda da aynı düzende çıkıp maçı 4-0'lık net mağlubiyetle tamamlamayı başarmıştır.

Ertuğrul Sağlam Bursa'yı şampiyon yapmadı mı ? sen daha ne konuşuyorsun ? diyebilirsiniz..İyi de kardeşim hatasında hep ısrarcı...Ders almasına rağmen hep aynı hatalarına devam ediyor.

Dahası Ertuğrul Sağlam'ın transfer ettiği çoğu oyuncu hep karavana.

Ben kendisi Beşiktaş'ın başında görmek istemem.

..Mehmet Özdilek üç tane Santrafor tipli adamla 4-3-3 oynayabilceğini düşünen ve bunda ısrar edip iki sezon önce takımını küme düşürecekken doğruyu bulup yükselişe geçen adam..

Bence kendisinin teknik direktörlük yolunda fırın fırın ekmek yemesi lazım...

..Zico Fenerbahçe'de iken takımını yönetme biçimini beğendiğim kendisine büyük hoca sıfatını yakıştırdığım teknik adamdır.

Zico'nun takımı sahada bazen keskin performans düşüşleri yaşasa da ben kendisinin saçma sapan bir hamle içinde hiç bir zaman görmedim.

Kendisini keşke CarvalhaL'ın yerine Beşiktaş'ta geçen sezon görev yapsaydı emin olun çok başarılı olurdu.

Fakat sıfırdan yeni bir takım kurmak istiyorsanız bu Zico'yla ne kadar mümkün olur orasını kestirmek güçtür.

..Thomas Doll Gençlerbirliğinin başındayken hızlı,disiplinli,kollektif oyunu takımına benimsetmiş bir teknik direktördü..Ben DOLL'un oynattığı fitbolu çok beğeniyordum ve neden Gençlerbirliği'nden gönderildiğine dair bir bilgim yok.

Ben DOLL'ü ciddi ciddi düşünebilirim.

..Van Gaal istikrarsız vurdumduymaz Portekizlilerle Van Gaal'in adını yan yana getirmek bile abesle iştigaldir.
Van Gaal'in taktik disipline uymayan topçuya asla tahammülü yoktur.
Van Gaal gelirse Q7 bunalıma girer.
Van Gaal'in geçmişinde AZ Alkmar gibi bir dönem var..Şayet sıfırdan bir takım ve sistem kurulacaksa Van Gaal düşünülebilir.
Ancak Van Gaal'e klübün içinde bulunduğu ekonomik zorluklarının mantığını açıklayamazsınız adam anlamaz.
Kendisi maximum profesyonel olduğundan bu tip olaylara tahammül etmez.

..Benitez sıfırdan bir takım kurmaya uygun bir Hoca'dır.
  Transferde iyi bir bütçe ve hareket serbestliği ister..Bugünkü şartlar içinde Beşiktaş'a teknik direktör olması  imkansızdır.

..Hikmet Karaman kendisi gittiği takımda anında fark yaratır.Çalışma ahlakına fitbol bilgisine diyecek sözüm yoktur.
Fakat Bünyamin Gezer-Hikmet Karaman ikilisinin TRT 3'te yaptığı fitbol ateşi programı beni en çok güldüren fitbol programıdır.
Biraz karizması olsaymış Hikmet Karaman baya iyi bir kariyer yaparmış.

..Rıza Çalımbay geniş alanda tempolu,disiplinli oyunu takımına benimsetmeye çalışır.

Çalımbay'ın takımları Klasik İngiliz takımları gibi sahaya çıkar ve dobra dobra topunu oynar.

Galibiyet ve mağlubiyet takımın taktik zenginlikten çok,çoğu zaman takımın o günkü sahada ortaya koyacağı performansa bağlıdır.

Yani Rıza Çalımbay'dan asla Di matteo,Mourinho,Denizli tarzı bir pragmatist,faydacı taktiksel tutum beklenmemeli...

Bunlar yanında Rıza Çalımbay'ın takımına getirdiği oyuncuların çoğu belli kalitededir.
Ertuğrul Sağlam'In aksine hep iyi topçuları transfer eder.

Kendisine uygun çalışma koşulları sağlanırsa ben Rıza Çalımbay'la başarının geleceğine eminim.

Başarı geldiğinde de bir daha Hoca arayışına gidilmemesi taraftarıyım,hep Hoca'mız Rıza Çalımbay olsun Ferguson gibi istikrar abidesi olsun.

Beşiktaş'ın çocuğu Rıza Çalımbay'la kötü günler atlatılsın diye düşünülüyorsa ve Hoca'ya bir yabancı teknik direktörün çalışma ortamı sağlanmayacaksa Rıza Çalımbay'la hiç anlaşılmasın daha iyi..

Sonsözler;
..Önemli olan klüble Hoca arasında çalışma uyumunun tutturulabilmesi...

  Eskiden olduğu gibi Hoca'dan bağımsız transfer yapılacaksa hangi Hoca gelirse gelsin başarısız olacaktır...

  Gelecek sezonun kaderi aşağı yukarı  transfer sezonunda şekillenir..

  fitbolun % 80'i plan-program ve menajerliktir.

  yeni yönetim Berat Çetinkaya'yı transfer ederek transferde ilk hatasını yaptı..

  ardından Fikret Başkan'ın biz Tayfur Hoca ile yedi maçlığına anlaştık demesi daha büyük bir hataydı..

  Sivok'un kıymeti umarım Sivok gittikten sonra anlaşılmaz..

  Ben Beşiktaş'ın açıklanan borcunun açıklanan rakamdan daha yüksek olduğunu düşünüyorum..