30 Eylül 2010 Perşembe

Rapid Wien:1 - Beşiktaş:2

Beşiktaş'ın onbiri ve oyun sistemi bu gece Viyana'da şöyleydi;

.......................Hakan......................
Hibert..Toraman....Ferrari..Ernesto
.........................Aurelio.......................
..........Guti...........................Ernst......
.....Tabata.....................................Q7.
........................Bobo............................

Schuster deneme-doğruyu bulma metoduyla elde ettiği doğruları diğer maçlara da istikrarla taşıyor.
FotoKaç Türkçesiyle :) ''Hoca Oyunu Okuyor,tavşan çıkarma işlerine hiç girmiyor''

Schuster'in önceki maçlarda gördüğü doğrulardan,Viyana'da sergilenen Örnekler;

1.Aurelio'nun önce Fener sonra Antalya maçında tüm takımı rahatlatan oyununun Viyana'da ki devamı
2.İlk kez geçen hafta,Antalyaspor maçında başarıyla uygulanan 4-3-3 sisteminin getirdiği nimetlerden Viyana'da vazgeçilmemesi
3.Antalyaspor maçında sağbekte başarılı bir oyun çıkaran Hilbert'in,Ernst Hapel'de de aynı göreve soyundurulması
4.Nihat'ın bu gece yedek Klubesinde oturması
5.Pozisyon alma Üstadı Ferrari'nin Toraman ile birlikte tandemi oluşturması

Lucescu'dan beri özlemle beklediğimiz büyük takıma yakışan olgun fitbol ve istikrara Schuster'le ulaşmak mı üzereyiz ? Haydi İnşallah !

Beşiktaş çoğunluğu Rapid'Li 49 bin 825 seyirci önünde maça Kontrollü başladı.

İlk dakikalardaki cılız Rapid ataklarını savuşturan Beşiktaş ilk gol pozisyonuna Q7 ile 11.dakika'da girdi.Q7'nin sol kanattan rakip ceza sahasına girdikten sonra sol ayakla uzak köşeye yaptığı vuruş direkten döndü.

26.dakika'da Guti'nin derinleme pasına depar atan Q7 kasığından sakatlanarak kenara geldi.Beş dakika sonrada yerini Holosko'Ya bıraktı.

Holosko ve Tabata sağ ve sol kanatta değişmeli olarak oynadılar.

36.dakika'da Kullandığımız kornerin devamında dönen topa Hilbert 25m'den çok sert vurdu köşeye giden topu Hedl mükemmel çeldi.

40.dakika'da Tabata'nın rakibini ekarte edip vurduğu yumuşak Şut da unutulmamalı..

45.dakika'da RApid Wien'in kullanacağı serbest atış öncesinde İbrahim Toraman'In gördüğü sarı kart Komedidir.
Yahu İbrahim Serbets atış olduğundan sen 9'15 e açılmak zorundasın.Senin önünde adamlar istediği gibi baraj kurabilirler,sen O barajın içine giremessin.Eğer girersen de 9'15'i ihlal ettiğin içi böyle ucuz sarı kart görürsün :)
Asıl top II.yarıda oynandı.

50.dakika'da Sağ kanadımızdan atak geliştiren Rapid'liler ani bir pasla Veli Kavlak'I cezasahası içine kaçırdılar.Kaleci Hakan'la karşı karşıya kalan Veli topu uzak köşeden ağlara yolladı.
(1-0)

52.dakika'da Hakan bu sefer takımının II.golü yemesini önledi.
Nuhiu Soldan ceza sahasına girdi,Kaleci Hakan'La karşı kaldı,yaptığı sert vuruş Hakan tarafından çıkarıldı.Bu pozisyonda hata Toraman'ın..

54.dakika'da Beşiktaş'Imızın golü geldi.Ortasahada Ernst Rakip cezasasının Sol kanadına Falsolu uzun bir top attı.Topu yakalayan ve kaleciyle karşı karşıya kalan Holosko kalecinin topu sektirmesinden yararlanarak golü yaptı (1-1) GooLLLLLLLLLLLL,taktık.

Gol sonrasında Ersnt Happel tribünlerinde meşale Şov yapan Beşiktaş Taraftarının görüntüleri Avusturya Tv'si tarafından ekranlara yansıtılmadı.

Rapid Wien yediği golün acısıyla 56.dakika'Da Beşiktaş kalesine yüklendi.Trimmel'in ortasında top direkten döndü.Bence bu pozisyonda uyuduğundan Hakan hatalıdır.

Artık Oyunun Kontrolü ele geçiren Beşiktaş Rapid'in biraz daha öne çıkmasıyla sık sık rakip kale önünde Holosko ve Bobo ile gol pozisyonlarına girmeye başlar.

57.dakika'da Holosko'Nun kaleciyi geçip vurduğu sert top üst direkten döner.
bu pozisyonun benzerinde
59.dakika'da gene Holosko'Nun vurduğu top bu kez HedL tarafından kornere çelinir.

Bu iki pozisyonda Holosko ceza sahası içindeki Bobo ve Tabata'ya asist yapabilirdi.

58.dakika'da Bobo ortasaha da aldığı topu 3-4 rakibi arasında olmasına rağmen kaptırmaz,Rakibin Bobo'Ya yaptığı harekete avantaj diyen hakem Holosko'Nun gol pozisyonuna girmesine yol açar ama gol gelmez.Pozisyon bitiminde Bobo'Ya faul yapan Rapid'Li Yasin sarı kartı görür.

62.dakika'da zeka ve ustalık kokan hareketlerle,II.golümüzü Bobo ile bulduk.
Ortasahada topla buluşan Tabata Ofsaytta olan (belki değildir tam emin değiliM) Bobo'Ya topu hemen değil de, Bobo'nun ofsaytta olmadığını anladıktan sonra sakinlikle atar.Bu öldürücü pası alan ve defansın arkasına sarkan Bobo kalecinin sağından ağları görür.(1-2) GoooLLLLLL

75.dakika'da Schuster Trabzon maçını düşünerekBobo-Nobre değişikliğine gitti.Bu dakikadan sonrada Geniş alanda deparı olmayan,top sürmesi olan zayıf olan Nobre'Yle Beşiktaş Bobo ile girdiği pozisyonlara giremedi.

82.dakika'da Hesselinkceza sahamız içinde boş durumdayken kafayı vurur.Üstüne gelen topu topu Hakan zorlukla çeler.Pozisyonun devamında rakibin önüne düşen Hakan topu bir kez daha çelerek olası bir gol pozisyonunu sakatlanma pahasına önler.
Rakiple çarpışan Hakan çenesine çok sert bir darbe alır ve kısa süreliğine sakatlık geçirir.

86.dakika'da Guti yerini Necip'e bırakır.Necip'İn oyuna girdikten sonra attığı 2 pasa Dikkatleri çekiyorum.Havadan giden top hedefe ulaştığında aniden ölüp yere düşüyor.

4 dakika uzayan maçı Beşiktaş (1-2) kazanarak Gruptan çıkmayı Kolaylar.
Oyuncu performansları;
Maçın Adamı Q7'nin oyundan çıkmasından sonra sol kanadın canlılığını devam ettiren ve maç boyu durmaksızın O kanadı iyi kullanıp gol pozisyonlarına giren Holosko,

Maçın bir diğeri adamı Bobo,
Holosko'Yu paslarıyla besledi,Rakip defans arkasına atılan topları İyi zamanlamayla ofsaytta düşmeden verimli kullandı ve bu toplardan birinde galibiyet golümüzü attı.

Beğenemediğimiz Tabata
Bilindik Tabata'nın dışında ortasaahada Defansif görevlerini elinden geldiğince yerine getirmeye çalıştı.Eski maçlarına nazaran daha az top kaybıyla oynadı.Bobo'Ya yaptığı asist Usta işidir.

Ernst ve Aurelio
Kariyerinde Kötü oyununa az rastlanan Aurelio'nun verdiği rahatlık,Ortasahada Ernst'e Extra işler yapma fırsatı sunuyor.ErnsT'e II.maçtır asistleriyle maçlara damgasını vuruyoR.
Aurelio'nun yumuşak bilekleriyle Ortasaha ve Defans arasında sağladığı koordinasyon Harika.

Guti,
topu ayağına aldığında takımını o kadar rahatlatıyor ki ! bu yönüyle defansif anlamda da takımına büyük katkı sağlıyor.

Hilbert,Toraman,Üzülmez,Ferrari görevlerini yapan diğer topçularımızdır.

Hakan ? Bu arkadaşı Telli Baba'Ya götürüp orada kurşun dökmeli bu gece gene kendini sakatlıyordu.

SONSÖZ;
Aslında,
Beşiktaş takımının en büyük Yıldızı Takımını doğru yöneten Schuster'dir.
Sözleşmesi Uzatılmalı.

27 Eylül 2010 Pazartesi

Haftaİçi fİtbol


28 Eylül Salı
21.45 Chelsea – Marsilya (HD TV)
21.45 Auxerre – Real Madrid (FUTBOL SMART)
21.45 Ajax – Milan (EURO FUTBOL)

29 Eylül Çarşamba
19.30 Rubin Kazan – Barcelona (STAR TV)
21.45 Inter – Werder Bremen (EURO FUTBOL)
21.45 Schalke 04 – Benfica (FUTBOL SMART)
21.45 Valencia – Manchester United (HD TV)
21.45 G. Rangers – Bursaspor (STAR TV)

30 Eylül Perşembe
20.00 Rapid Wien – Beşiktaş (STAR TV)
20.00 CSKA Sofia – Porto (EURO FUTBOL)
20.00 Utrecht – Liverpool (FUTBOL SMART)
20.00 Borussia Dortmund – Sevilla (HD TV)
22.05 Manchester City – Juventus (STAR TV)
22.05 Atletico Madrid – Leverkusen (EURO FUTBOL)
22.05 PAOK – Dinamo Zagreb (FUTBOL SMART)

25 Eylül 2010 Cumartesi

Gutileşen Ernst


Beşiktaş:2 - Medical Park Antalyaspor:1

Beşiktaş sahaya sezon başından bu yana İlk kez bu kadar NET 4-3-3 sistemiyle yayılırken,
kadrosu şöyleydi;

....................Hakan............................
Hilbert..Zapo...Toraman..Üzülmez
...................Aurelio............................
.......Necip..................Ernst...............
.......Tabata................Q7...................
....................Bobo...............................

Schuster'in sistem ve ilk onbir tercihlerinde dikkat çekici birkaç nokta;

..Schuster'in kalede formda Cenk yerine Hakan'ı tercih etmesi bu gece az daha Üç puana mal oluyordu.
Kadıköy'de kötü performans gösteren duygusal Hakan bu gece yediği hatalı golle Schuster''in güvenini boşa çıkardı.

..Sağbek yokluğunda Schuster,Denizli'nin sağbekte stoper Toraman'dan yararlanma saçmalığına hiç girmedi.
Schuster aslı sağbek olmayan,Bundesliga'da,Milli takımda zorunlu zamanlarda Sağbek de oynadığında aksayan Hilbert'e bu bölgede görev vererek Denizli'nin aksine savunmada değil,hücumda büyük düşündüğü ortaya koydu.

..Israrla tekrarlayıp yazdığımız ''Necip Önlibero'dan ziyade oyunu iki yönüyle oynayabilen Pirlo,Xavi tarzında oyuncudur bu yüzden Türkiye'nin biriciğidir'' fikrini Schuster bugün sahada uygulamaya koydu,Guti'Nin görevini hiç düşünmeden Necip'e verdi.

...Schuster'in defans önünde,Kadıköy'ün bir hafta sonrasında gene Aurelio'yu tercih etmesi Beşiktaş defansını rahatlatırken,Ernst'in hücuma katkısını artırdı.


Maç;
5.dakikada Antalyaspor'un Safi Baldırdan oluşan fitbolcusu Djiehoua'nın,Enteresan şekilde Zapo ile girdiği ikili mücadelede baldırından sakatlanması Antalyaspor adına büyük şansızlıktı.
Djiehoua yerini emektar Veysel'e bıraktı.

9.dakikada Hilbert'in sağ kanattan yaptığı Akın topun Auta çıkmasıyla da sonuçlansa da güzeldir.
Beşiktaş Sağ beklerinin maç içinde devamlı denemesi gereken örnek harekettir.

15.dakikada Quaresma rakibinin kendisine arkadan yaptığı faulü basketboldaki gibi Hakeme göstererek sol kanatta hem serbest atış aldı hemde rakibine sarı kartı göstertti.

17.dakikada cezasahası içinde topla buluşan Bobo,nefis bir topuk pasıyla,topu Q7'ye çıkardı.Paralize olan Antalya defansı pozisyonu izledi,Q7'nin vuruşu direkten döndü.

20.dakika'da Q7'ye bu sefer Sağ kanatta faul aldı ve rakibi Deniz'e sarı kartı göstertti.

21.dakika'da Beşiktaş'tan alışık olmadığımız bir duran top organizasyonu izledik.Tabata serbest atışı kullandı, ön direğe hareketlenen Zapo rakibini yanılttı, arkadan gelen Bobo topu rakip kaleye gönderdi.Top kaleyi bulmadı.

Aurelio-Ernst-Necip üçlüsünün baskısından başını kaldırabilen Antalyaspor ancak 30.dakika'dan sonra Beşiktaş kalesine gelmeye başladı.

Antalya'nın ilk şutu 32.dakika'da Tita'nın ayağından geldi..

38.dakika'da bir hava topunda Veysel Hakan'a faul yaptı,faul doğru karar ama bence bu pozisyonda gene Hakan'ın hatalı topa çıkışı vardı.

39.dakika'da Rakip cezasahasına sağ kanattan hızla giren Q7 topu dört kişi arasındaki Bobo'ya atmak yerine kaleye vurdu.Top Auta çıktı.

İlk yarı golsüz tamamladı.

İkinci Yarı;

48.dakika'da Tabata Sağdan serbest vuruş kullandı,cezasahası içine gelen topu Bomboş pozisyonda Ki Bobo golü yapamadı.

54.dakika'da Gutileşen Ernst'in arapasında topla buluşan Bobo kalecinin yanından ağları buldu.GoooooL (1-0) sevindik.

55.dakika'da Hilbert'in ortasına Tabata vurduğu kafayla gol pozisyonunu mundar etti. YUH !

62.dakika'da Beşiktaş ikinci gole çok yaklaştı.Q7'nin nefis ortasına Boş pozisyonda Bobo topu kafayla öteki köşeye yolladı top Auta gitti.

67.dakika'da Antalyaspor'un golü geldi.Hilbert kontrolündeki topu kalesini boşaltan Hakan'a bıraktı.Hakan topu alamadı Tita boş kaleye golünü attı.
Kalesini boşaltıp çıkan Hakan neden Hilbert'le o esnada konuşmaz !


O dakikaya kadar Gol pozisyonu olmayan,Anti fitbol oynayan Antalyaspor için hediye gibi Gol.(1-1)

77.dakika'da bana göre doğru Aurelio-Nobre değişikliği geldi.
86.dakika'da Tabata yerini Holosko'Ya bıraktı.

88.dakika'da Antalyaspor'Lu Kerem'in serbest atıştan olağanüstü güzel vuruşunu Hakan harika çıkardı.Bu pozisyonda Hakan'In Kerem'in önüne tek kişiyle kurdurduğu bir yanlış baraj Var.Gene büyük hata !

90.dakika'da Ernst gene Gutileşti.Bu sefer sağ kanatta bobo'ya derinlemesine bir pas attı,Bobo kalecinin yanından ağları gördü.İlk golün benzeri bir gol. (2-1) sevindik.

Bu golün üstüne,Az kalsın golü yiyorduk.Sağ kanattan gelen ortaya Deniz boş kaleye golü yapamadı.Tüm defans uyudu.

Hakan bu pozisyon sonrasında Pozisyon ofsaytı ısrarından ötürü sarı kartı gördü.Tekrarda Ofsaytı Ernst'in bozduğu görüldü.Bravo ! Yan hakem

90+4 hakemin bitiş düdüğüyle kutlanamaya başlayan galibiyet.
Sonuçlar;
...Guti'nin yokluğunda Beşiktaş orta sahada organize olamakta zorlandı.
Kalitesiz Tabata'nın Bobo ve Q7'den kopuk verimsiz oyunu,Necip'İn basit oynayamamaktan kaynaklanan pas hataları bunun sebeblerindendir.

...Bir zamanlar Denizli ve Ertuğrul Sağlam'ın maçlardan sonra çok övündüğü rakibe gol pozisyon vermedik performansını,Schuster'in Beşiktaş'I topa ve oyuna hükmederek gerçekleştirdi.
topa sahip olma Beşiktaş % 64 - Antalya % 36

...Schuster'in Beşiktaş'ının oyuna hükmetmesini sağlayan doğrular;
Defans çizgisini ortasahaya yakın kur,hatları birbirine yakın tut,böylece hatlar arasında koordinasyon sağla,
Oyunu kısa alanda oyna pas yüzden artsın aynı zamanda Az enerji sarfiyatiyla preste sonuç al,
Enerji tasarrufunu hücumda verime dönüştür,oyunu olabildiğince tempolu ve hızlı oynayarak gol pozisyonlarına gir.

...Oyuncu performansları;
Sahanın yıldızı Bobo'ya iki nefis asist yapan Ernst,
Bir diğer yıldız Rakibi bitiren,sahasından çıkarmayan olmadık pozisyondan gol pozisyonu üreten Q7, bu gece sahada martı bile yakaladı,
Ernst'le birlikte Maçın kaderine attığı iki golle etki eden diğer adam Bobo,kaçırdığı goller düşündürücü,
Hilbert bu gece sağ kanadı çok iyi kullandı çok iyi verim verdi,gol pozisyonlarındaki varlığı gözardı edilmemeli,
Yılların tecrübesi Üzülmez bu gece idare etsede gene 90 dakika'da bindirmesini yaptı,
Toraman Ve Zapo'ya iş düşmediyse bunun nedeni Aurelio-Necip-Ernst üçlüsüdür,
Necip ofansta pek başarılı olamadı defansta her zamanki gibi iyiydi,
Nobre oynadığı on dakikalık sürede Antalya cezasahasını karıştıran adam,
Tabata ? takımdan kopuk yegane adam bugün Nihat'I aratmadı,
Hakan'In yaptığı hatalar konuşulmamalı bu gecenin şanssız duygusal adamı ileri ki maçlar için en 2 haftalığına yedek klubesinde dinlendirilmeli,

...Kendisini çok beğenen seyircimiz 90 dakika boyunca takılmış plak gibi kulak tırmaladı.

Sonsözler;
Schuster Lucescu'dan sonra Beşiktaş'a gelen en iyi Hoca'dır.
Hilbert'İ neden kimse beğenmez,sahada yaptıkları neden göz ardı edilir ? İnsanlar Tabata'da ne buluR ? bilinmez :)

24 Eylül 2010 Cuma

Valladolid'e Sıradışı Ziyaretçi

Valladolid'in Zorrilla stadın da sıradışı bir ziyaretçi, Sirkten getirilen bir kaplan...

HaftaSonu fİtbol

24 Eylül Cuma
20.00 Bursaspor – Bucaspor (LİG TV)
21.30 Köln – Hoffenheim (TRT 3)

25 Eylül Cumartesi
14.45 Manchester City – Chelsea (SPORMAX)
15.00 Giresunspor – Adanaspor (TRT 1)
15.30 Gençlerbirliği – Ankaragücü (DIGI)
17.00 Arsenal – West Bromwich (SPORMAX)
19.00 Beşiktaş – Antalyaspor (LİG TV)
19.00 Eskişehirspor – Gaziantepspor (DIGI)
19.00 Liverpool – Sunderland (SPORMAX)
19.00 Sporting Gijon – Valencia (NTVSPOR)
19.30 Werder Bremen – Hamburg (TRT 3)
20.45 PSV Eindhoven – Groningen (BEYAZ TV)
21.00 Levante – Real Madrid (NTVSPOR)
22.00 Lyon – Saint Etienne (KANAL A)
23.00 Athletic Bilbao – Barcelona (NTVSPOR)
00.30 Santos – Cruzeiro (SPORMAX)

26 Eylül Pazar
13.00 Tom – CSKA Moskova (SPORMAX)
14.00 Bolton – Manchester United (SPORMAX)
15.30 Kayserispor – Trabzonspor (LİG TV)
15.30 Konyaspor – Kardemir Karabük (DIGI)
15.30 NEC – Feyenoord (BEYAZ TV)
16.00 Orduspor – Çaykur Riza (TRT 1)
16.05 Wolverhampton – Aston Villa (SPORMAX)
18.00 Toulouse – Lille (KANAL A)
18.10 Newcastle United – Stoke City (SPORMAX)
19.00 Galatasaray – İstanbul Belediye (LİG TV)
19.00 Manisaspor – Sivasspor (DIGI)
19.00 Diyarbakırspor – Kartalspor (TRT 6)
19.30 Denizlispor – Altay (TRT 1)
22.00 Atletico Madrid – Real Zaragoza (NTVSPOR)
22.00 Internacional – Corinthians (SPORMAX)
22.00 Lens – Paris Saint Germain (KANAL A)

27 Eylül Pazartesi
20.00 Kasımpaşa – Fenerbahçe (LİG TV)

22 Eylül 2010 Çarşamba

Bernabeu'da Patates Tarımı

Bernabau zemini İnönü'ye özenmiş.

Kısım kısım yenileme çalışmalarından dolayı bozulan Bernabeu'nun zemini Dün Gece Real Madrid'in Espanol'u 3-0 yendiği maçı izleyenlerin gözünden kaçmamıştır.

Maç sonunda yapılan basın toplantısında zeminden yakınan Mourinho aynen şunları söylemiş;
''Koşullar göz önüne alındığında maçın sonucundan memnunum.O güzel patates tarlasında oynamak kolay değildi''...

Bu sene de ''Patates Tarlası'' lafı moda oldu :)

Messi'ye Uzanan Ayaklar Kırılsın !

Ujfalusi bu hareketinin bedelini 2 maçlık bir ceza...

32 yaşındaki Kazma Ujfalusi'yi,
geçen sezon Rıdvan'ı sakatlayan Kanadalı Simspon'u,
Milli maçta Arda'yı sakatlayan Belçika'Lı Fellaini'yi, ben fitbolsever olarak bir türlü affedemiyorum.

YıldızLar sahada açık şekilde Kayırılmalı,korunmalı..

Arkadan,önden kasti veya değil yıldız fitbolculara yapılan sakatlanmaya yol açabilecek her faul en ağır şekilde cezalandırılmalı.

Kimse yeteneksiz Billica'yı,antipatik Emre'yi izleyebilmek için Lig tv'ye üye olmuyor.

Fitbolseverleri stadlara ve ekran başına çeken unsurlar Q7,Guti,Arda,Alex gibi yaratıcı topçular.

20 Eylül 2010 Pazartesi

Ejderha Dövmeli kız

Ejderha Dövmeli Kız
Yazarı Stieg Larsson,
646 sayfa polisiye türü roman...

Kitap meraktan sayfa çevirten,bence hiçbir zaman klasik olamayacak tipik bir bestseller..

Yazar Stieg Larsson 646 sayfalık kitabın ilk yüz yetmiş sayfasında romanın evrenini kurabilmek için tabiri yerindeyse çırpınıp durmuş.Rahmetli yazarımız bu çırpınmayı final bölümü olan son yüz sayfa da tekrarlamış.İşte kitabın lüzumsuz kalınlığı buradan geliyor.

Asıl hikaye 250 sayfa tutuyor, geri kalan 400 sayfa kıytırık yan hikayelerden,devamlı tekrar edilen sahnelerden oluşuyor.Bir polisiye romanda olmaması gereken durumlar yani.

İlk 200 sayfayı geçtikten sonra Asıl hikayeye dalıyorsunuz ve kitap sizi esir alıyor.Kitabı elinizden bıraktığınızda aklınız hep kitap da kalıyor.

Hikayenin gelişimini az çok tahmin edebilmekle beraber,hikayenin sonu ne olacak acaba merakıyla kitabın sayfalarını çevirip yutuyorsunuz.

Kitabı okuyacaklara ipucu olur gerekçesiyle de içeriğine hiç girmiyorum.

Stieg Larson polisiye severlerin en büyük merakı katil kim olabilir ? gizemini kitabında pek fazla kurgulayaMamış.Kitapta çok karakter var fakat katil olabilecek kişi sayısı bir elin parmaklarını geçemeyecek kadar sınırlı.

Dikkatli polisiyeseverler katili eminim şıp diye bulmuşlardır.

Benim ilk tahminim her zaman olduğu gibi on ikiden tuttu :)

Kitap iyi bir hikayeye sahip olmasına rağmen hikayenin içindeki mantıksızlıklar hemen göze çarpıyor,kitaptan zevk alabilmek için bunlara çok takınılmamalı.

Kitabın bir başka yönü Zengin,tasasız İsveç toplumunun hasta halini gözler önüne sermesi.
Yazar gazeteci kimliğinden gelen cesaretle bir takım istatistikleri de kanıt göstererek kendi toplumunun pisliklerini ortaya dökmekten hiç çekinmemiş.

Milenyum serisinin ilk kitabı Ejderha Dövmeli Kız'ı okuduktan sonra serinin II.kitabı Ateşle Oynayan Kızı okuyup okumamakta tereddüt ettim.

Bu da kitabı beğendiğim anlamına gelir.

Ancak kitabı en çok beğendiğim polisiye-cinai roman listeme almak yerine Sıradan polisiye roman listeme koyuyorum.(liste Bloğun Sağ Cenahında)

Serinin III. kitabının Türkçe baskısı yok henüz piyasada Yok.Yayınevinin bir pazarlama taktiği olsa gerek.

Kitabın 2009 yapımı filmi de bu hafta içi Vizyona girmiş bir ara filmini de izlemeyi düşünüyorum.

Son bir ayda okuduğum diğer kitaplar;
Etkisinde kaldığım artık klasikleşen muhteşem eser Nietczhe Ağladığında-Irvin D.Yalom,
Turgay Güler'in Metal Fırtına tarzı kolay okunan kitabı Mehdix,
Mustafa Armağan'ın günümüz Türkiye'sine ışık tutan kitabı Abdülhamid'in Kurtlarla Dansı I...

19 Eylül 2010 Pazar

Fenerbahçe:1 - Beşiktaş:1

......................Hakan........................
Ekrem....Zapo....Toraman....İsmail
.............................Aurelio..................
...............Ernst...................................
Nihat...............Guti.................Q7....
........................Nobre.......................

Beşiktaş sahaya 4-2-3-1 sistemiyle yayıldı.
Ernst hücumdayken Aurelio'nun biraz daha önünde oynayarak hücuma destek oldu.

Schuster'in Hilbert'İ kenarda tutup,Nihat'a İlkonbir'de yer vermesi Fahiş hataydı.

Schuster'İn Necip yerine Kadıköy deplasmanında Ernst'in yanında Aurelio'yo ya yer vermesi gene çok doğru bir tercihti.
NECİP bir önliberodan ziyade oyunu iki yönüyle oynayabilen Guti,Xavi,Pirlo,İniesta tarzındaki ender oyunculardandır.Necip bu özelliğiyle Türk fitbolunun biriciğidir Ancak Defansta yer tutmaları zayıftır.Bu yüzden Necip'le Kadıköy'de maça başlamak riskti,Schuster bu riske girmedi.

Kalede ben herzaman Cenk'Le başlamasından yanaım,Schuster Hakan'I tercih etti bu tercih üzerine fazlaca birşey söylenmez.

Maç içinde Beşiktaş'ın yaşadığı sakatlıklar Schuster'in oyuna müdahalesini engelledi.Kötü oynayan Nihat'a 90 dakika katlanmamız bundandır.

MAÇ;
Kendi oyun planını sahaya yansıtıp bunu rakibe kabul ettirmeyi şiar edinen Schuster'in Beşiktaş'ı oyunun başlamasıyla oyunun kontrolünü elinde tutan taraf oldu.

3.dakika'da orta sahadan topu alan Fener kalesine doğru giderken kararsızlıktan topu Ofsayttaki Q7'ye veren İsmail ilk pozisyonumuzu harcayan adamdı.

16.dakikada Sağdan Guti'Nin ortasına dokunamayan Aurelio kaleci volkan'la çarpıştı Volkan Yerde kaldı bir süre sakatlık geçirdi.

24 dakika'da Dia'nın ortasından gelen top Beşiktaş defansından sekti Niang'tan önce topa ayak koyup uzaklaştıran Zapo'ydu.

25.dakika'da Fenerbahçe'nin golü Niang'la geldi.Yediğimiz golde hakem Lugano'nun İsmail'e yaptığı faulü göremedi.
Fenerbahçe bizim sağ kanadımızdan ALex'Le korner kullanır,Alex kendine yaklaşan Bomboş durumdaki Santos'a yerden pas çıkarır.Santos bekletmeden topu cezasahamıza ortalar,Hakan boşa çıkar,Boşta kalan topu Mehmet Topuz kafa vuruşuyla kalemize gönderir top direkte patlar ve Niang'ın önüne düşer Niang'Ta boş kaleye golü kolayca atar.(1-0)
Mehmet Topuz kafayla topu kalemize göndeririken onun önündeki İsmail arkadan Lugano tarafından çekilmektedir :)
Hilbert oyunda olsaydı,Santos'u kapatır ve kolay orta yapmasını önlerdi diyorum ve Santos orta yaparken Nihat neredeydi diye soruyorum.

Yenidiğimiz Golden sonra Fenerbahçe özellikle sağ kanadımızdan geliştirdiği ataklarla üst üste gol pozisyonlarına girmeye başladı.

27.dakika'Da Santos'un ortasından gelen topa Bomboş pozisyondaki Gökhan vurdu ama golü yapamadı.
28.dakika'da ayağı burkulan Ekrem yerini Üzülmez'e bıraktı..Solbek Ernesto bundan sonra Sağ bek oynamaya başladı.
38.dakika'da bu kez Üzülmez'le çarpışan Hakan oyun dışında kaldı ve yerini Cenk aldı.
Schuster bu şanssız sakatlıklardan ötürü kameraya umutsuzca bir bakış fırlattı.

42.dakika'da Gökhan Gönül'Ün pasında kaleci Cenk'Le karşı karşıya kalan Niang topu Auta attı.
43.dakika'da Dia'nın şutu bu sefer kaleyi bulmadı.

Beşiktaş sahada II.golü yemek üzere devre bizi bu zor durumdan kurtarır derken hakemin 7 dakika maçı uzatması zor anların devam etmesini sağladı.

Billica 45.dakika'da centilmenliğe aykırı hareketten sarı kartı gördü.
Bir dakika sonrasında Billica Q7'yi bu sefer arkadan yere indirdi.Şerefli Hakem gözünün önündeki pozisyona devam dedi.Yerden Sinirle kalkan Q7'de rakibine arkadan setçce girip yere indirdi.Sarı kartı gördü.
Şayet Cüneyt Çakır Billica'Nın Q7'ye yaptığı harekee faul çalsaydı Billica'Yı ikinci sarı karttan oyun dışına yollamak zorunda kalacaktı.Atamadı,yapamadı..
bu pozisyondan sonra tüm Beşiktaşlılar Hakem Cüneyt Çakır'ın üzerine çullandı.İtirazın dozajını kaçıran Üzülmez sarı kartı gördü :)

Gene bir dakika sonrasında gene bizim Sağ kanadımızda Niang topu kale sahamız içindeki Alex'e çıkardı.Alex boş durumdayken vurdu Cenk golü kurtardı.

Bu İlkyarının son önemli pozisyonuydu.

İkinci yarıya Aykut Kocaman sakatlanan Emre yerine Özer'le başladı.
Fenerbahçe ikinci yarıda oyunu kendi sahasında kabul edip tabiri yerindeyse 1-0'ın üzerine yatmaya çalıştı,başaramadı.

50.dakika'da Guti'Nin kullandığı serbest vuruşta Toraman altı pastan kafayla topu ağlara yollayamadı.Büyük beceriksizlik.

53.dakikada Guti'Nin pasıyla topla solda topla buluşan Q7 ceza sahasındaki İsmail'e nefis bir pas verdi Volkan araya girerek golü önledi.

54.Dakika'da Dünya fitbolu için tarihi bir an yaşandı,Nobre ceza sahası dışından ŞUT ÇEKTi:) Volkan topu kolayca tuttu.

58.dakika'da Özer bomboş haldeyken topu Alex'e çıkardı Toraman topu kesip golü önledi.

bu dakikadan 70.dakika'ya kadar Beşiktaş'In ataklarını izledik.Volkan bu ataklardan bunbalmış olacak ki sakatlığını bahane ederek kendini yere bıraktı.Volkan'In tedavisi sırasında saha içinde iki takımın topçuları arasında kısa süreli tartışmalar yaşandı.

72.dakika'da Herr Schuster elinde kalan tek oyuncu değişik hakkını nihayet Bobo'yla kullandı.
Herkes Nihat'In çıkmasını beklerken Aurelio dışarı alındı.Beşiktaş Nihat'La maç sonuna kadar 10 kişi oynamaya devam etti.Nihat'In arkasındaki Sağbek Ernesto Yuh artık Lebron Üzülmez dedirtti.Üzülmez inatla Sağ kanadı savunmakla kalmadı sağ kanattan Santos'un üzerine bindirme bile yaptı.

73.dakika Nihat'In kullandığı bir korner var ki,gerçekten inanılmaz.Top diğer kanattan Taça çıktı.Bundan sonra Nihat maç bitinceye kadar bir daha korner kullanmadı.
VAh Nihat !

78.dakika'da Cüneyt Çakır'In topa müdahale eden Ernst'e gösterdiği bir Haksız Sarı var.Yuhhhhh !

79.dakika'da Dia Cenk'le karşı karşıya kaldı vuruşu Auta çıktı.Bu atak Aurelio'nun oyun dışına çıkmasının sonucudur.

82.dakika'da Beşiktaş inanılmaz bir gol kaçırdı.
Guti kornerden topu cezasahası yayı üzerindeki Q7'ye kesti.Q7 bekletmeden topun gelişine vurdu top fener defansından döndü,Q7 top bir daha yarım Vole vurdu fener topu çizgiden çıkardı dönen topu bu kez Bobo kaleye yolladı Volkan topu inanılmaz şekilde kornere çeldi.
Korneri gene Guti kullandı gene Q7'ye kesti..Q7'nin vuruşu bu sefer kaleyi vurmadı.
Fener defansı ard arda iki pozisyonda da aynı şekilde mışıl mışıl uyudu :)

83.dakika..BURAYA DİKKAT
Cenk topu eliyle ortasahadaki Guti'ye aktardı.Guti topu sürdü fenev sahasına geçti ve yerden inanılmaz bir pasla Bobo'Yu gördü.Kaleci Volkan'La karşı karşıya kalan Bobo Volkan tarafından düşürüldü Cüneyt Çakır tereddütsüz penaltı noktasını gösterdi.
Sonrasında Billica gene sahneye çıktı.
Guti penaltı noktasına gelirken Kazı uzmanı Billica kendi altıpasında dolaşmaktadır.
Billica kazı yerine bu sefer su içmekle yetinir,Hakemin uyarısıyla cezasahası dışına çıkar.
Penaltı atışını kullanan Guti'nin topuna Volkan dokunur ama topun ağlarla buluşmasını önleyemez.
Haşırtttt,GOOOOLLLLLLLLL (1-1)

Golden sonra Cüneyt Çakır'ın hediyesiyle Fenev'İn kazandığı iki serbest vuruştan gol çıkmaz maç 1-1 biter.
Sonuçlar;
...Maçın gelişen şartları içinde(Ekrem ve Hakan'In sakatlıkları) bu gece Kadıköy'den alınan 1 puan çok değerlidir.

...Sahanın yıldızı Guti,verdiği paslarla maçın seyrini değiştirdi.
II.yarıda oyunun sazını eline alarak çok büyük oyuncu olduğunu cümle aleme gösterdi.

Ernst,Aurelio çıktıktan sonra bile tek başına ortasahayı tutmayı başaran adam Guti'den sonra Beşiktaş'ın en iyi oyuncusuydu.

Mübarek adam seçilmiş insan Üzülmez ? Sol kanat yetmezmiş gibi sağ kanadı da domine etti.
Hemde Nihat'In arkasında oynadı.

Beşiktaş'ın görev adamlarından Aurelio sadece işini yaptı.

Toraman Zapo zaman zaman arkalarına adam kaçırarak özellikle göbekten fenev ataklarına davetiye çıkaran adamlardı.Zapo'nun ve Toraman'ın kritik müdahaleleri Beşiktaş'ın maçta kalmasına yol açtı.

Bathsız Hakan,Şanslı Cenk..Kaleci şansına sahip Cenk Hakan'a göre bana daha fazla güven verdi.
Her zaman kalede Cenk olmalı.

Q7 maçın 1-0 olmasından sonra sağ ve sol kanatta 2-3 fenevliyle boğuşmak zorunda kaldı.Klas hareketlerini gene sergiledi ama maçın sonucuna bugün etki edemedi.
Rakip takım için büyük korku.

Nobre canla başla 90 dakika mücadele etti.
Deparı olmadığından Billica ve Lugano'Nun markajında eridi.Bobo oyuna girince biraz daha rahat oynamaya başladı.

İsmail,Sol kanadı çok iyi kullanmasına karşın sıfıra inmeden yaptığı ortalar pek etkili olmuyor.
İnatla Sıfıra inip orta yapmalı.Hatta Schuster tarafından sıfıra inmeden orta yapması yasaklanmalı.

Bobo guti'nin yerden ara paslarına anlam kazandırdı.Oyuna geç girmesinin nedeni Schuster'in sakatlıklardan dolayı elinde hamle şansı olmamasıydı.

Gecenin en kötüsü Nihat'tı..
Kendini rezil edecek kadar kötü oynadı.Ekrem'in sağbekte yıpranmasına aldırmadı.
Bugün Nihatı'ın yerine Hilbert sahada olsaydı Beşiktaş maçı rahat kazanırdı.

...Denizli döneminde rakiplerine gol pozisyonu vermeyen Beşiktaş bugün Fenev'e tam 5 net gol pozisyonu verdi.
Ben bunu belli bir oyun felsefesini sahaya yansıtmaya çalışan Schuster'in Beşiktaş'Inın geçici falsoları olarak görüyorum.Bu takımın ileride daha iyi top oynayacağına inanıyorum.Denizli'den kurtulduğumuza da hergün seviniyorum.

...Fenev içinde bişiler söyleyelim.
Onlar yatsınlar kalksınlar bir türlü beğenmedikleri Selçuk Şahin'e dua etsinler.
Fenev takımının belkemiği Selçuk bugün sahada olmasaydı Fenev kesin mağlub olurdu.
Forvet arkası veya sağ kanatta oynayan Niang NAsıl tek Santafor oynar hayret ?
Alex ? oynadı mı bugün..
Fenev'in kondisyoneri kim acaba ?


...Cüneyt Çakır
bugün Billica'Yı oyun dışına atamadı,Emre Belezoğlu'nun tavırlarına göz yumdu,Fenev'İn ilk golünde İsmail'e yapılan faulü göremedi,Bobo'Ya yapılan penaltı hareketinden sonra Volkan'a kırmızı kartını gösteremedi.
Tüm bu hatalarına karşın Son yıllarda Cüneyt Çakır Kadıköy Deplasmanında Beşiktaş'In karşılaştığı en iyi hakemdi.

17 Eylül 2010 Cuma

HaftaSonu fİtbol


17 Eylül Cuma
20:00 Trabzonspor-Manisaspor / Lig TV
21:30 E.Frankfurt-Freiburg / TRT 3

18 Eylül Cumartesi
14:45 Stoke City-West Ham / Spormax
16:00 Akhisarspor-Denizlispor / TRT 1
16:30 Bayern Münih-Köln / TRT HD
18:00 Sivasspor-Eskişehirspor / Lig TV
18:00 Ankaragücü-Kasımpaşa / Digi
19:30 Sunderland-Arsenal / Spormax
20:30 Antalyaspor-Kayserispor / Digi
20:30 Bucaspor-Galatasaray / Lig TV
22:00 Arles-Marseille / Kanal A
23:00 Real Sociedad-Real Madrid / NTV

19 Eylül Pazar
00:30 Botafogo-Cruzeiro / Spormax
15:30 M.United-Liverpool / Spormax
16:00 Kartalspor-Samsunspor / TRT 1
16:00 Mersin İdman Yurdu-Diyarbakırspor / TRT 6
16:30 St Pauli-Hamburg / TRT HD
18:00 PSG-Rennes / Kanal A
18:00 Chelsea-Blackpool / Spormax
18:00 Karabükspor-Gençlerbirliği / Digi
18:30 Schalke 04-Dortmund / TRT HD
19:30 Altay-Karşıyaka / TRT 1
20:00 A.Madrid-Barcelona / NTV Spor
20:00 Fenerbahçe-Beşiktaş / Lig TV
20:30 İBB-Konyaspor / Digi
22:00 Bordeaux-Lyon / Kanal A
22:00 Palmeiras-Sao Paulo / Spormax

20 Eylül Pazartesi
20:00 Gaziantepspor-Bursaspor / Lig TV

Beşiktaş:1 - Cska Sofya:0

Beşiktaş Sahaya;
-------------Hakan-------------
Ekrem--Zapo--Ferrari--Üzülmez
--------Ernst--Guti-------------
Hilbert----Tabata---HOlosko---
-----------Nobre----------------

Dizilişiyle çıktı.
Bu diziliş özellikle Beşiktaş Defanstayken net şekilde görünürken,Ofanstayken Guti biraz öne çıktı ve diziliş sanki 4-1-4-1'miş gibi gözüktü.

Maçın ilk göze çarpan yanı Stad Zemini;
Bu zemine fitbol sahası demek patates tarlasına hakaret olur.
Çukurlar,çim olmayan bölgeler,arada havalanan Kum tüm bunlar yetmezmiş gibi Dünya kupasının sabıkalı topu Jabulani bu bozuk zeminde sahada :)

Beşiktaş yönetimin yaptığı tam Türk işi.
Q7,Guti gibi teknik özellikleri üst düzeyde fitbolcuları transfer et,takımın başına ayağa pası takımına benimsetmeye çalışan Schuster getir.Zemini konserlerden,mezuniyet törenlerinden para kanacam diye iki kuruşa Kurban et.

Ben size şimdiden söyleyeyim,bırakın 15 günü bu zemin sezonun ilk yarısı bitene kadar düzelmez.Bu kötü zemin önemli fitbolcumuzun sakatlanmasına yol açarda bu sene şampiyonluğuna Mal olursa şaşırmayın.
Allah fitbolcularımızı sakatlık belasından korusun !

MAÇ
Maça çoşkulu başladık.
Zemine takılıp organize olamadık.
Uzun toplar,kısa paslar,top sürüp adam geçme hamleleri hep zemine takıldı.Bundan dolayı bu maçın teknik analizi fazlaca ciddiye alınmamalı.

Maçın başında Schuster'in sahaya sürdüğü Onbirde Tabata dışında tüm tercihler doğruydu.
Bu gece sahada Ernst'in yanında Necip veya Aurelio yer alsaydı,Guti'de Tabata'nın yerine Santrafor arkasına geçseydi biz istediğimiz golleri daha ilk yarıda rahatça bulurduk diye düşünüyorum.

Gol pozisyonlarımıza girememizin sebeblerini yazalım;
İleride tek Santafor Nobre tekniği kısıtlı,adam geçme özelliği hiç olmayan,2 mt yanına veya önüne zor pas veren bir adam,
Nobre'nin solunda ona benzeyen pozisyon öldürme üstadı Holosko,
Sağında bu ikiliyle bir türlü bağlantı kuramayan devamlı yer değiştiren Hilbert ve bu üçlünün ortasında ne yaptığı belirsiz Tabata...Kadronda zararlı adam varsa en olmayacak zamanda başına bela olur.Capon'u satın,Tabata'yı satın bu adam takımda verim vermez diye yazdık durduk ama gönderemedik bir türlü..

bu etmenlere bir de kötü zemini tekrar ekleyin,alın Size oyunu 90 dakika Kontrol eden ama gol pozisyonuna giremeyen bir takım.

Allah'tan bugün Nihat sahada yoktu.

İlk gol pozisyonunu 6.dakikada Holosko ile yakaladık.Holosko ceza sahası içinde rakibini enfes geçti,yaptığı gol vuruşu sonrası top üstten auta çıktı.

Nobre'nin isabetsiz bir kafa vuruşu dışında ilk yarıda hatırda kalan net gol pozisyonumuz yoktu.
İlk yarının en önemli gelişmesi 37.dakikada Ferrari'Nin sakatlanıp yerini Toraman'a bırakmasıydı.Adalesinden sakatlanan Ferrari büyük ihtimal Kadıköy'de takımdaki yerini alamaz.

İkinci yarı başlarken Schuster takımda herhangi bir değişikliğe gitmedi..

İkinci yarının başlamasıyla oyunu karşı sahaya yıktık.İlk yarıda ortalarda görünmeyen Hilbert'İn sağ kanattan bindirmelerine ve uzaktan şutlarına şahit olduk.54.dakika'da Hilbert'in ortasına Nobre gene kafayı vuramadı.

58.dakikada Schuster Holosko'yu kenara alıp Q7'yi sahaya sürdü.Q7 bile kötü zeminde topu kontrol etmekte ve adam geçmekte zorlandı.

tekrar tekrar yazıyorum Kötü Zemin oyuna 1. derecede etki etti.

64.dakika'daGuti rakip defanstan topun gelişine enfes vurdu ama top Auta gitti..

68.dakika'da kaleciyle karşı kaşıya kalan Tabata'nın yumuşak vuruşunu kaleci çıkardı.
Tabata Gol atsaydı hayret ederdim.

İstediğimiz gole 90.dakikada serbest vuruştan ulaştık.
Guti sağ çaprazdan serbest vuruş kullandı Kalabalığın içinden Ernst kafayla golü attı.
Bu iş bu kadar ! (1-0)


Toparlayalım;

...Tribünleri dolduran Seyircimiz maçı homurdanarak izledi.Bu durumdan özellikle Hilbert çok etkilendi.Seyircimizin amacı maç skor olarak garanti altına alındıktan Lay lom yaparak biraz eğlenmek sonrasında ezeli rakib fenev'e bir iki Laf dokundurmaktı ancak maç buna izin vermedi.
Son iki dakikada seyircimizin istedikleri oldu.

...Maçın adamı sahadaki görevini kusursuz yapan ve bugün maçın tek golüne imza atan Ernst'i.
Sağ bekimiz Ekrem ilk yarı hiç ileri çıkmazken sol bekimiz Üzülmez yaşına göre muazzam bir mücadele gösterdi ama gene verim vermedi.
İşi bitiren adamlardan Guti'nin bizimkilerin saha içinde boş koşması karşısında şaşırdığına eminim.
Ferrari'nin çıkışından sonra defans organizasyonumuz biraz sekteye uğrasada karşı da bunu değerlendirecek bir takım yoktu.
Hakan'a maç boyu tek tek top geldi.
71 dakika Bobo Tabata'nın yerine oyuna girdi gene yorgundu,Nobre mücadelesiyle göz boyadı.(bıktım bu adamlardan)
İlk yarıda kayıbları oynayan Hilbert II.yarıda biraz kıpırdandı.
Q7 maçın sonucunu değiştirecek pası Tabata'Ya verdi Tabata golü atamadı.
Zapo+Toraman pimi çekilmiş iki el bombası umarım Kadıköy'de başımıza iş açmaz.

Sonsöz;
Porto'Nun Rapid Wien'i 3-0'la geçtiği gecede Avrupa ligine zorda olsa galibiyetle başlamak güzel.

Güzel zeminde Kadıköy'de bizim takımın daha iyi performans göstereceğini düşünüyorum.

16 Eylül 2010 Perşembe

Messi


Barca-Panathinakos maçından...
Maçın özetlerini izlemeniz tavsiye olunur.

14 Eylül 2010 Salı

Acemi Ertuğrul Sağlam

Bursaspor:0 - Valencia:4
Türk fitbolu için anlamlı bir gece,
Anadolu'dan bir takım ilk kez Şampiyonlar liginde mücadele ediyor,
beklenti iyimser,sonuç Hüsran..

Bu gece Bursaspor'un kendi sahasında Valencia'dan aldığı ağır yenilginin en büyük sorumlusu Ertuğrul Sağlam'dır.

Ertuğrul Sağlam,Beşiktaş performansı esnasında yaptığı transfer hatalarını Bursaspor'da da ısrarla devam ettiriyor.

Higuen,Diatta,Shildenfeld Zihniyeti,Bursaspor'da içi geçmiş İnsua ve Nunez'le devam ediyor.

Ertuğrul Hoca'Nın diğer hataları;

...Geçen sezon ki şampiyon takıma hırsı ve azmiyle damga vuran,gol vuruşları istenen düzeyde olmasa da takımı ileride tutma kabiliyetine sahip Turgay gibi bir adam klube de..onun yerine Arjantin'li II.sınıf oyuncu Nunez sahada..

...Nunez'in sahada ki varlığı yetmemiş olacak ki,Mağlubiyeti garantilemek isteyen Ertuğrul Sağlam,Nunez'in arkasına içi geçmiş İnsua'Yı koyarak takımını sahada iki kişi eksik bırakmış.
İlk iki gol uzaktan atılan şutlardan ziyade Bursa'nın Nunez ve İnsua'lı kadrosunun Valencia'dan yediği baskının sonucudur.

...Takım iki kişi eksik oynuyor,Valencia oyun sahasının her bölgesine hakimken Ertuğrul Sağlam'In oyuna müdahalesi ise ayrı bir komedi..
56.dakikaya kadar kenarda olan biteni bizler gibi izleyen ErtuğRul Sağlam Nunez'i oyundan çıkardı,Turgay'ı sahaya sürdü hah dedik! güzel değişiklik..
aynı dakikada İnsua sahada dururken,Hüseyin'i kenara alması ve Sercan'ı sahaya sürmesine ise hah dedik ! İntihar değişiklik.
Bu değişiklikle İnsua ortasahaya çekildi ve Bursaspor ortasahası tam yol geçen hanına döndü.

Bursaspor'un yediği üçüncü ve dördüncü gollerin sebebi Hüseyin'in kenara alınmasından sonra ortasahasında oluşan boşluktur.

Sercan ve Turgay'In oyuna girmesiyle Bursa biraz daha rakip sahada göründü Valencia defansını zorlamaya başladı ancak hemen sonrasında gelen Valencia'nın 3. golü Bursaspor'u moralman çökertti,maçı bitirdi.

Türkiye'den neden iyi teknik direktör çıkmıyor ?
Dünya fitbolundaki gelişmeleri ya takip etmiyorlar ya da takip ediyorlar da anlayamıyorlar,
Menajerlikleri ise Yok..
Dünya liglerinden bir oyuncu bulayım,bunu takıma monte edeyim,o oyuncuyu yıldız statüsüne yükselteyim diye bizim teknik adamlarımızın derdi yok.
Onun yerine içi geçmiş yeni İnsua'lar peşindeler.

Eski günlerinde uzak Valencia'yı bugün geçen senenin Türkiye ligi şampiyonu ve de Bu senenin Türkiye Ligi Lideri karşısındaki zarif oyununu izledik.
Adamların sahayı nasıl parsellediğine ve iki takım arasında Taktiksel olarak dağlar kadar fark olduğunu gördük.
Valencia'nın kemik gibi sağlam oyuncularının sahada nasıl hızlı hareket ettiklerine şahid olduk.
bunları Bursa'nın mağlubiyetini,şanssızlığa bağlayacak sipor Gazeteleri için yazıyorum.

Ertuğrul Sağlam'dan ben umutsuzum,ama ''Hayat devam ediyor.''

Sonsöz;
İşte Valencia'Nın bu gece oynadığı oyun işte Schuster'in Beşiktaş'a benimsetmek istediği
Oyun..Biz bu oyunu Denizli travmasından sonra Schuster'le biraz biraz oynamaya başladık.
Beşiktaş iyi yolda,Schuster'e biraz sabır..

13 Eylül 2010 Pazartesi

İsmail,Cenk,Şebnem,Şahan

En güzel fotoyu Cenk ve İsmail vermişler..
Hayatta en çok tanışmak istediğim hatun Şebnem
Şahan dün gece Recep İvedik kılığında İspanyol hakeme dalsaydı maçın sonucu farklı olurdu diyorum başka bişii demiyorum.

Herhalde Zeki Müren'de 12 Dev adamın başarısını görmüştür.

ROBIN HOOD (2010)

Robin Hood (2010) Aksiyon,Tarihi türü Abd-İngiltere yapımı film

Robin Hood (2010) filminin Yönetmeni Ridley Scott'u Gladyatör ve Cennetin Krallığı gibi tarihi filmlerindeki iyi performanslarından tanıyoruz.

Ridley Scott'un 2010 Robin Hood'u ise tam hayal kırıklığı.

Aksiyon savaş sahneleri bundan on sene önce çevrilen Gladyatör filminin çok gerisinde kalmış.

Ridlet Scott Glatyatör'de yakaladığı gerçeğe uygun ambiansı Robin HooD'da bir türlü tutturamamış.

Senaryo tarihi gerçekler biraz çarpıtılarak izleyiciye sunulmuş.

Film İngiliz Kralı Arslan Yürekli Richard'ın haçlılar için başarısız geçen III.Haçlı seferinden dönüşüyle başlıyor.

Richard Ülkesi İngiltere'ye dönmeden önce Fransa'da sonucu başarısızlıkla sonuçlanacak ve hayatına mal olacak fetih hareketlerine girişir.Bir kalenin Fethi sırasında Richard bir Fransız okçu tarafından boynundan vurularak yaralanır sonra da Ölür.

Richard'In tacını Londra'Ya ulaştırma,kardeşi John'un kral ilan edilmesi görevi ise Richard'In komutanlarından birine kalır.

Bu komutan ve mahiyeti Fransa topraklarında fransız casusuların saldırısına uğrar ve öldürülür taçın bulunduğu at kaçar ve Robin Hood'u bulur.

Richard'ın ordusunda sıradan bir Okçu olan Robin Hood işte burada devreye girer ve tacı Londra'Ya götürmeyi kendine iş edinir.

Yani senaryo bilinen Robin HoOd filmlerinden oldukça farklı olarak Sherwood ormanlarında yaşayan zenginden alıp fakire veren Robin Hood'un Önceki hikayesini anlatıyor.

Star Wars Episode 1,Batman Begin gibi hikayenin başlangıcına dönüş var :)

Sıkılmadan izleyeceğiniz bir film diyemiyorum çünkü ben izlerken çoookk sıkıldım ve bitsin diye de dua ettim.

Filme 10 üzerinden 6 veriyorum..

Red Bull Kanatlandırır

12 Eylül 2010 Pazar

Finaldeyiz !

Türkiye:83 - Sırbistan:82

Basketbol tarihimizin en önemli maçında,
Sırbistan'a karşı Kötü Basketbol oynadık,sahada döküldük ama gene kazandık..
Nasıl mı ? bilmiyorum..
İnanç,Dua,Beyinsel Güç,Sinerji ne derseniz deyin bence bugünkü galibiyetin basketbol olarak bir açıklaması YOK.

Maç son 2 dakika hariç İvkoviç ve Teodosiç'in kontrolünde geçti.
Sahada ne Sinan'La ne de Ömer'le Teodosiç'i durduramadık..
Sinan'ın Teodosiç üst üste 2 faul yapıp zorunlu olarak kenara gelmesi sinirlerine hakim olamayıp kontrolünü kaybetmesindendi.
Kenarda biz ne zaman maçın Kontrolünü ele geçirmeye kalksak oyuncu değişiklikleri ve molalarla oyuna müdahale eden bilindik Çakal İvkoviç vardı.İvkoviç tabiri yerindeyse Oyunu Santraç'a dönüştürüp sinekten yağ değil sayı çıkardı.

Şu istatistiklere bir bakın;

Teodosiç tek başına 11 asist yapmış bizim Milli takım toplam 10 asistte kalmış.
Toplam takım asistlerinde 17'e 10 Sırbistan fark atmış.Yani biz hücumdayken önceki maçlara nazaran top paylaşımı,dolaşımını Sırp müdafasından dolayı iyi yapamamışız.Dahası Müdafada çok aksamışız.

Sahada en çok kalan oyuncu 36 dakika ile Teodosiç...
Biz de en çok süre olan oyuncu 32 dakika ile Hidayet...36 dakika oyunda kalan Teodosiç'in 13 sayısının yanında hakemleri,oyunu etkileme gücüyle gerçekten Müthişti.Ömer Onan'ın maç içinde Teodosiç'e attığı tokatı doğru buluyorum.Ben olsaydım maçın heyecanıyla daha onuncu saniyede adama sebebsiz yere dalıp Teodosiç'i çoktan oyun dışında bırakmıştım.

Üçlüklerde Sırplar 29'a 12,biz 23'e 9 :)
Bu üçlüklerin çoğunda Sıpların boş şut kullandığını unutmayalım.Sırplar o kadar güzel top çevirip topu boş adamla buluşturdular ki o anlar gerçekten tam bir fundamental dersiydi.Teodosiç'in yana kayarak attığı bir üçlük var Müthiş !

Maç esnasında Murat Murathanoğlu'nun top bizi değil Sırplar'ı seviyor yargısına ise hiç katılmıyor,Top mücadele eden,topu isteyen takımı sevdi diye yorumluyorum.
Maç;
Maça beklenmedik şekilde tutuk başladık.
Turnuvanın en genç takımı Sırbistan'a bir türlü diş geçiremedik.
Maçtaki fark Sırplar lehine 8 sayılara çıktığında ölüp ölüp dirildik.
Farkı indirip tam skor olarak öne geçeceğimiz sırada Teodosiç'in klasına takıldık.
Ama hiç bir zaman yılmadık.

İlk yarıda Hidayetle tutunduk.Pota altında pivotlarımızı hiç kullanamadık.Alan savunması yapmaya çalıştık Sıplar bizden daha iyi yaptı :) Savunmada İşi tutturamayınca hücumda kendimize olan güvenimizi de yitirdik.

İkinci yarıda toparlarız skor olarak öne geçer,Sırplar'a öldürücü darbeyi vururuz diye bekledik gene başaramadık.İlk yarının aynısını II.yarıdada yaşamaya başladık.
Bu durum Maçın son 2 dakikasına kadar böyle devam etti.Sonlara doğru öne geçmemizle Sırplar ilk kez sarsıldı.

Son periyoda damgası vuran adam Kerem Tunçeri'ydi.Asist ve el yakan üçlükleriyle tüm Türkiye'ye hayat verdi..

son 4 saniye kala Hidayeti'n pası Kerem'İn Turnike'siyle 0.5 saniye kala Son kez öne geçtik ve maçı Semih'in bloğuyla kazandık.

Seyirciyi de bir iki kelam etmek gerekirse Tv başından izlediğim kadarıyla Berbattılar.Maçla alakasız Marşlar,takımın oyundan düştüğü anlarda susmalar,Hakemlerin aleyhimize çaldığı faullerde etkisizlik her zamanki İstanbul'Un basketboldan çakmayan Topluluğu..Bu geceki maç İzmir'de oynansaydı bu kadar zorlanmazdık.Federasyon en azından 4 Bin Apaçhiyi bu maç için salona sokabilmeliydi.Düşünmemişler.

Sinan Erdem Arena seyircinin parkeye uzaklığıyla Türkiye'Ye has tipik seyirci düşmanı bir salon.Bir Pota arkası basına ayrılmış,öteki pota arkası ta fizanda..Çok merak ediyorum Dünya basketbol şampiyonası sona erdiğinde bu Salon hangi amaçla kullanılacak diye ?

Sonsözler;
En nefret ettiğim Milletlerin başında 1 Numara her zaman Sıplar'ın dır.İki numara için Fransızlar ve İngilizler çekişir.
Bayram günü Sırbistan'a yenilmekten daha kötü ne olabilir di ?
Düşünmesi bile korkunç.
Bu galibiyete emin olun Türkler'den çok Balkanlarda yaşayan Boşnak ve Arnavutlar sevinmiştir.

Finalde Ne yaparız ?
Bu dakikadan sonra şampiyonluğun benim için fazlaca bir önemi yok.
Bu gece Şampiyon olmuşcasına sevindim,sevince doydum.
Emeği geçenlerden Allah Razı olsun..

Ancak,
Şampiyonluk ayağımıza bu kadar gelmişken rededilmez :)

Beşiktaş-Ankaragücü maçı da arada kaynadı,sağlık olsun,Lig uzun bir Maraton.

11 Eylül 2010 Cumartesi

HaftaSonu Maçlar

11 Eylül Cumartesi
14.45 Everton – Man. United (SPORMAX)
16.30 Borussia Dortmund – Wolfsburg (TRT 3)
17.00 Arsenal – Bolton (SPORMAX )
17.00 West Ham – Chelsea (SPORMAX )
19.00 Kayserispor – Fenerbahçe (LİG TV)
19.00 Barcelona – Hercules (NTV)

19.00 Denizlispor – Çaykur Rize (TRT 1)
19.00 Konyaspor – Bucaspor (DIGI)
19.45 Ajax – Williem II (BEYAZ TV)
21.00 Real Madrid – Osasuna (NTVSPOR)
21.30 Beşiktaş – Ankaragücü (LİG TV)

21.30 Türkiye - Sırbistan (NTV) Tarihi Maç
21.30 Manisaspor – Antalyaspor (DIGI)
22.00 Lens – Lille (KANAL A)

12 Eylül Pazar
13.30 Brescia – Palermo (FOX TV)

13.30 NAC Breda – Feyenoord (BEYAZ TV)
14.00 Lokomotiv Moskova – CSKA Moskova (SPORMAX)
18.00 Birmingham – Liverpool (SPORMAX)
22.00 Marsilya – Monaco (KANAL A)
22.00 Botafogo – Sao Paulo (SPORMAX)

13 Eylül Pazartesi
19.00 Kasımpaşa – Karabükspor (DIGI)
19.00 Trabzonspor – Sivasspor (LİG TV)
21.30 Galatasaray – Gaziantepspor (LİG TV)

21.30 Gençlerbirliği – İstanbul BŞB. (DIGI)
22.00 Stoke City – Aston Villa (SPORMAX)

Not1: Cumartesi günü Beşiktaş-Ankaragücü maçı yerine tarihi Türkiye-Sırbistan maçını izlemeyi tercih edenlerdenim.

Not2:Iron Maiden'ın son albümü The Final Frontier'a bir türlü ısınamadım.